Anaokuluna travmasız başlamanın yolları

Sevgili anne-babalar, çocuğun okul hayatına travmasız başlaması, başarısı için belirleyici bir rol oynar. Fakat birçok ebeveyn, okul öncesi eğitime başlangıcı, okul eğitimi gibi görmüyor. Oysa okul, çocuğun evden ayrılarak girildiği ilk sosyal çevreyi temsil eder. Bunun adı kreş, yuva ya da anaokulu olabilir. İşte, okul öncesi eğitime travmasız başlamak için dikkat edilmesi gerekenler:

Alıştırma süreci çok önemli

Öncelikle çocuğun yaşı ne olursa olsun ilk defa okul öncesi eğitim kurumuna gidecekse mutlaka alıştırma süreci olmalıdır. Okul öncesi eğitim kurumları derken her şey bu guruba giriyor; oyun gurubu, kreş, etkinlik merkezleri, anaokulu, anasınıfı... Yani ilkokula başlamadan önce çocuğun gittiği tüm sosyal ortamlar.

Alıştırma süreci standart değildir. Okul, “Çocuğunuza üç gün oryantasyon yapacağız ve daha sonra ağlasa da siz onu okulda bırakıp gideceksiniz, ağlaya ağlaya alışacak” diyorsa dikkat edin. Her çocukta okula alışma süreci farklıdır. Eğer bu gerçeği kabul etmeyen bir okulsa, uzak durun.

Anaokuluna travmasız başlamanın yollarıBazı okullar da anneye, “Siz çocuğunuza bağımlısınız” gibi tanılar koyuyor. Böyle öğretmenler anneyi etki altına alarak çocuklarının ağlaya ağlaya okula gelmesini istiyor ve travma yaşanmasına neden oluyor. Anne, öğretmeni uzman olarak görüyor ve “Doğru olan çocuğu ağlayarak okul göndermek” diye düşünmeye başlıyor. Sonra da çocuğunu alışmadan okula bırakıp eve dönüyor. Alışana kadar onu okulda bırakıp evde dönmeyin.

Tam günde acele etmeyin

Sık yapılan hatalardan biri, de “Çocuk çok mutlu oldu artık ağlamıyor. O zaman tam gün okula verelim” demek. Aynı şekilde yaşı ne olursa olsun eğer çocuk ilk defa bir sosyal ortama giriyorsa, ilk yıl yarım günden fazla gitmemeli.

Bazen anne-babalar şu hatayı yaparak çocuk dört yaşındaysa tam gün okula gidebilir diye düşünüyor. Aynı hatayı öğretmen de yapabiliyor. Aileyi yanlış yönlendirip “Dört yaşındaki çocuklar tam gün okula devam ediyor” diyor. Oysa bu, çocuğun sosyal ortamdaki ilk yılı ve tam gün okuldan soğumasına neden olabilir.

Okul öncesi dönemde şartlarınız fırsat verdiği ölçüde çocuğu yarım gün gönderin. Çalışıyorsanız yarım gün destek olacak birini bulmanız çok

önemli. Çünkü çocuk hem sosyalleşmeye, hem de bire bir ilgiye ihtiyaç duyar. Bazı anne-babalar çocuklarını nöbetçi yapıyor. Yani herkes çıktıktan sonra minik, annesini okulda iki saat daha bekliyor. Çocuklar evini özler. Lütfen böyle zorluklar varsa okuldan sonra onu alacak birini bulun.

Öğle uykusu, öğrenmeyi pekiştirir

Okulların, çocukların uyku saatini iptal etmesi en sık yapılan hatalardan. Özellikle tam gün devam eden çocuklaruyumazlarsa, gelişimleri geri kalır. Diğer yapılan hataysa
dört yaş itibariyle çocukların öğle uykusuna ihtiyaç duymadığı inancı. Bırakın o yaşı, çocuklar en az ilkokul üçüncü sınıfa kadar öğle uykusuna ihtiyaç duyarlar. Uyku,
öğrenmeyi şekillendirir ve beyin gelişimini hızlandır. Bu nedenle öğle uykusu olan okulları tercih edin. Eğer bu dönemde işin içinden çıkamıyorsanız, okul sizi çok etkisi
altında bırakıyor ve çocuğunuzun mutsuzluğunu görüyorsanız, mutlaka profesyonel destek alın.