GASTROWEEKEND‘Gastronomi profes-yonelleri ve meraklıları Akaretler’de buluşuyor’ başlıklı bir mail aldım. Toplantı benim restorasyonunda görev aldığım ve sonrasında da ofisim haline gelen bu evlerde olunca uzun yıllardır gitmediğim için daha da sevindim. Bu enteresan etkinliği iyi ki de izlemişim.

Erke farkı...
Gazetemizin yazarı değerli dostum Ebru Erke’yi çok takdir eder, yazılarını büyük bir ilgiyle takip ederim.
Food&Travel dergisindeki başarısı tartışılmaz, bu atölyede hakikaten büyük bir farklılık yaratmış.

Öğretme sistemi
Jumbo’nun ‘Hayalimdeki sofrayı kuruyorum’ başlıklı toplantısına katıldım. Moshe Aelyon, özellikle gençlere mal satmak ya da tanıtmak maksadıyla konuşmuyordu. Doğru malzemenin doğru yerde kullanılması, abartıya kaçmadan masa kurulumu, aksesuar kullanımlarını öğretiyordu. Bu tip toplantılarda dikkat ediyorum, konuşmacı reklam yapıyorsa çok dinlenmiyor, tanıtıma başlayınca ilgi azalıyor. Dolayısıyla reklamla tanıtım arasındaki o ince çizgiyi çizmek gerekiyor. 1947’de Çemberli-taş’ta kurulan bir atölyede başlayan Jumbo serüveni, bugün 50 ülkede ciddi bir marka olarak devam ediyor.

GASTROWEEKENDZeytinyağı kültürü...
Son yıllarda bu alanda butik imalathanelerin, gönlünü zeytinyağına veren girişimcilerin rekabeti yeni bir sektör oluşturdu. Bu atölye çalışmasında ‘bir zeytinden şişeye’ eğitimine ve de Gömeç bölgesi zeytinyağının tanıtımına katıldım.
Öz-Em zeytinyağı, 2009’da Edremit Körfezi’nde Ayvalık yakınlarındaki Gömeç’in Karaağaç Mahallesi’nde girişimci Mahir Manisalı tarafından kurulan şimdiyse Mehmet Manisalı tarafından işletilen bir aile işletmesi. Antik Yunan’da bir anlayış varmış; bir zeytin ağacının altında doğmak, ilk nefes aldığı günden şanslı ve asil olmayı beraberinde getiriyormuş. Bu insanları bereket her zaman takip edermiş. Bunu düşünerek aile zeytinliklerinin bulunduğu arazide 12 odalı bir butik otel yapmış, yanına da bir soğuk sıkım zeytinyağı fabrikası kurmuş. En dikkat ettiğim husus ise toplanan zeytinleri en geç sekiz saat içinde sıkmak ve şişelemek gerekliliğiydi. Bu sayede bugüne kadar altısı ulusal 56’sı uluslararası birçok ödüller kazanmış. Artizan üretimle yarattığı markasının artığı olarak çıkan ve pate denilen yan ürünü kurutup koyunlara verilmesini sağlamış böylece onların sütünden peynir, yoğurt ve tereyağı yapılmasını da ayrı bir iş dalı olarak ortaya çıkartmış.

Etkinlik ne kattı?
Genç gastronomi tutkunları ve sevenleri bu iki günü kahveden çikolataya, zeytinyağından Fransız yemek kültürüne kadar birçok konuda bilgi dağarcıklarını doldurarak geçirdi. Yeni dostlar edindi.
Projenin isim annesi, çok takdir ettiğim yazar kardeşim Ebru Erke’yi hem tebrik ediyorum hem de teşekkür ediyorum.