KEYİFLİ BİR TAKSİM SOHBETİ...Taksim’de Lamartin Caddesi’ndeki bir eve gelmişim hayata “Merhaba” dediğim gün... Nişantaşı ve Beyoğlu yolculuğum çok kısa sürmüş sonra da emeklemem, Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelinin önünde ilk kez selam vermem ve rahmetli anneciğimle Taksim Parkı’nda oynamam, ben hatırlamasam da bana anlatılan
detaylardı.
Yıllar yıllar geçti İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığım zamanlarda hayatımı kolaylaştıran, İstanbul’un misafirlerine en iyi şekilde ev sahipliği yapan Ünsal Şınık ile Elit World Otelleri’nin Taksim’deki kompleksinde bir araya geldik. İstanbul’daki otellerin alakart restoranlarının belli bir seviyede olduğu düşünülür. Ben de aynı düşünceyle kış bahçesindeki masaya oturdum. Sağımda muhteşem kuyruklu bir Steinway piyano, solumda perişan haldeki Şehit Muhtar Sokak, çöpler ve dilenciler yani tam bir paradoks...
Tek kelimeyle ‘enfes’...
Dönelim biz masamıza, ilk gelen bir resim gibi şahane renklerdeki zeytinyağlı tabağına bayıldım. İçinde bildiğimiz mevsim sebzelerinden zeytinyağlıların dışında, Ermeni pilakisi, fındıklı haydari ve biber dolması vardı. Hepsi son derece leziz ve tazeydi. Ardından Norveç somonunu tattık. Baharatlarla kaplanmış bir fileto olarak gelen somon, fesleğenli risotto ve patates püresiyle sunulmuştu.
Tatlı olarak yine bir cümbüş bekliyordu bizi... Vişneli ayva tatlısı, irmik helvası, ananaslı parfe ve karamelli cheesecake’ten birer lokma almasam, hakları kalırdı. Gelen muhteşem yemeklerin hepsi tek kelimeyle enfesti. sorum “Şefi tanımak istiyorum” oldu. Karşıma, 15 yıl Fransız ve Alman şeflerle bire bir çalışmış, yurt dışında uzun yıllar başarılı bir kariyer yakalanmış ve tabii ki Bolulu bir aileden gelme bir şef çıktı. Bir kere daha Ünsal kardeşimi tebrik ediyorum.
Yeni yatırımlar...
Taksimde öğle yemeğinde ne konuşulur? Tabii ki bölge turizmi ve yeni yatırımlar… Bölge iki yıldır daha iyi durumda; Arabistan, Kuveyt, Suriye ve İran’dan ciddi bir akım var. Son zamanlarda bazı ülkeler kısmen ayağını kesmiş olsa da, yerlerini Kuzey Afrika ülkelerine bırakmışlar. Fakat asıl sıkıntı, Taksim’in belediye ve asayiş hizmetlerinde, özellikle geceleri bölgede ciddi bir boşluk söz konusu. Yapılan yaya yolu uygulaması bile tam kontrol edilemiyor. Bu ülkelerden gelen turistler, her ihtiyaçlarını enteresan bir şekilde burada görüyorlar; alışveriş, yeme-içme ve sosyalleşme gibi her unsura cevap verecek imkanlar mevcut.gelelim Elit World’ün yeni yatırımlarına... Sırada Temmuz 2019’da açılacak 500 odalı Sapanca’daki otelleri var. Bu otel aynı zamanda da ciddi bir kongre toplantı ve etkinlik için de kullanılabilecek bir kapasitede olacakmış. Eminim ki, onu meşhur edecek esas şey SPA’sı olacaktır. Sıradaki ikinci büyük projeleriyse St. Petersburg’da yapılmakta olan beş yıldızlı bir otel. Oda sayısı 700, açılış tarihiyse 2023 olarak görünüyor.
Taksim turizm açısından belli bir kültüre sahip turistin yaşam alanı olmuş durumda... Biz de bundan ekonomik açıdan memnunuz ancak o bölgenin gerçek dokusunun kaybolmamasına da özen göstermek gerekir.
Düzeltme: Geçtiğimiz haftaki `Karaköy Günlüğü` yazımda bahsettiğim Galataport inşaatında çalışan işçi sayısının, benim gördüğümden çok daha yüksek olduğu konusunda bir açıklama aldım.
En yakın zamanda inşaatı gezip görmek için aldığım davete icabet edip, siz sevgili okuyucularımla sonuçları paylaşacağım.