ÜRDÜN’DEN LEZZETLER...
Ürdün, Arap Yarımadası’nın önemli ülkelerinden biridir. Bu gidişimde Amman’ı daha gelişmiş buldum. Havaalanına indiğimde, Araplar’dan çok Avrupalı turistlerin oluşu gözüme çarptı. Yaz aylarında, İstanbul’dan her gün altı kez uçuş varmış, hatta Bodrum’dan bile Amman uçuşları başlamış...
Tabii ki görülecek yerlerin başında, Ölüdeniz ve Petra Harabeleri geliyor.
Buralarla ilgili bilgiler her yerde mevcut, o yüzden ben bahsetmeyeceğim.
Bu gidişimde bir fırsat bulup, dünyada çok benzeri olmayan Ürdün Kraliyet Otomobil Müzesi’ni gezme şansı yakaladım.
ÜRDÜN’DEN LEZZETLER...
Kral II. Abdullah tarafından 2003 yılında modern bir binada kurulan bu müze, Arap dünyasının halka açık ilk araba müzesi... İçinde kral ve prenslerin kullandığı 100’den fazla otomobil ve motosiklet mevcut. Bunlardan en eskisi, 1907 model binek otomobili... Dünyanın ünlü rallilerini kazanmış araçlar da ayrı bir salonda sergileniyor. Müzenin dekorasyonu ise Ürdün’ün tarih boyunca çeşitli esnaflarının dükkanlarının o tarihlerdeki dekoruyla sembolize edilmiş

Fakhreldin farkı...
Şimdi size Amman’ın en eski mahallelerinden birinde 1930’lu yıllarda inşa edilen büyükçe bir konakta yer alan Fakhreldin isimli restorandan bahsedeceğim. Bu ev, Fakhreldin Ailesi tarafından 1995 yılında satın alınıyor. Temelde Levanten mutfağı sunan bu restoran, şehre gelen turistlerin de, lokal halkın da çok tercih ettiği bir yer. Gider gitmez bize de ilk tavsiye edilen adres oldu. Malum Levanten mutfağı Ürdün, Filistin, Suriye ve Lübnan mutfağının karışımından oluşuyor ve tabii ki en büyük ilhamını Osmanlı ve Türk mutfağından alıyor. Sizi karşılayan ve siparişinizi alan garsonlar siyah takım elbiseli ve orta yaş üzeri son derece profesyonel bir ekip.

Geleneksel tatlar
Başlangıç olarak zahterli beyaz peynir, muhammara, tabule, bizimkinden daha baharatlı ve daha az sarımsaklı pastırma, maydanoz, bulgur ve soğanla tatlandırılmış kuzu etinden dövülmüş çiğ kıyma mutlaka denenmeli. Bu işlem istenirse, masanızda bir ritüel şeklinde de yapılabiliyor.
Ara sıcaklara gelince, içli köfte, lahmacuna benzeyen bir cins kıymalı pide ve bizimkinden daha az baharatlı ve pastırmalı sıcak humusu tercih ettik.
Ana yemeklerde en beğendiğim kebap Fakhreldin isimli klasik kebapları oldu. Tadı daha mayhoş, içinde çam fıstığı mevcut, isterseniz biz buna kısaca fıstıklı Adana diyelim. Tercih etmeyenler için patlıcanlı şaşlık ve bulgurla buğdaydan yapılan pilav üzerinde gelen fırında pişmiş kuzu eti de denenebilir.
Tatlı menüsünün vazgeçilmezi muzlu ve ballı muhallebi... Seviyorsanız bunları gül suyuyla da yiyebilirsiniz. Bir de geleneksel helva yenilebilir.
Aslında Ürdün gelişen kültürü, yeni yeni açılan lüks otelleri ve tarihi eserleriyle mutlaka bir defa gidilip görülmesi gereken ülkeler arasında...
ÜRDÜN’DEN LEZZETLER...