Bu sorunun net yanıtı yok. Var da yok. Dört küsur saat ile en çok TV izleyen ülkelerin başında geliyoruz. Peki bu rakamı kim belirliyor? Bunu neden sordum. Fransa’da izlenme oranlarını belirleyen kuruluş Mediametrie. Bunlar araştırmalarını kamuoyu ile paylaşır. Son olarak Fransızların ne tarz program izledikleri, yeni teknolojilerin izleyici oranını etkisi vs. bayağı kapsamlı ciddi bir araştırma yapmış, bunu da medyayla paylaşmış. Tüm sonuçlardan sonra ortaya net bir rakam çıkmış. Fransızlar günde ortalama üç saat 25 dakika televizyon izliyormuş. Bakın net. E, peki bizde bunu söyleyecek kimse yok mu? Türk insanı günde kaç saat, kaç dakika te- levizyon izliyor?


DÜNYA REKLAMA EVET DİYOR!
Televizyonda reklamlar başlayınca zaplıyoruz. Genelde böyle değil mi? Ama tüketici olarak da bu meretten vazgeçemiyoruz. Kızıyoruz, sinirleniyoruz filan, ama sonuçta hani hiç olmadığını düşünelim bir boşluk olur değil mi? Dünya da böyle düşünmüş. Daha doğrusu Nielsen Araştırma Şirketi Dünya Reklamcılar Federasyonu’nun (FMA) isteği üzerine dünya çapında 25 bin 500 tüketici ile konuşmuş. Sonuçları, yazacak değilim.
Ama araştırmanın omurgasını oluşturan soru; “Reklam gerekli mi değil mi?” Batı ülkelerinde “evet” ile “hayır” diyenlerin oranı birbirine yaklaşırken diğer ülkelerde açık ara “tüketim ve reklam” denmiş. Latin Amerika’da yüzde 79 “gerekli”, yüzde 18 “hayır” demiş. Ortadoğu ve Afrika’da yüzde 78 “evet”, yüzde 14 “hayır” demiş. Ve Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 58 “evet”, yüzde 33 “hayır” çıkmış.

REHBERİM

HOŞGELDİN KÜRŞAT BAŞAR
Kürşat Başar, yemekli televizyon programları ile pek beğenilmişti. Önce Kanaltürk’te yapmıştı. Sonra CNN Türk’te. Kanaltürk’teki atmosfer gayet iyiydi. CNN Türk’te ise yemekhane havası vardı. Şimdi Fox TV’de başlıyor. Yemek ortamını merak ediyorum; bakalım o sıcaklığı yakalamış mı? Konuklar renkli; Halil Ergün, Demet Evgar, Saba Tümer, Oray Eğin, Deniz Çakır ve Tolgahan Sayışman. Oh, ne dedikodu döner şimdi! (23.00)

‘YUMURTA’ DİYE BİR FİLM
Semih Kaplanoğlu, Altın Ayı alınca filmleri kıymete bindi. Bu gece CNBC-E’de ‘Yusuf Üçlemesi’nin ilk filmi ekrana geliyor. İnternette eleştirileri okudum. Değişik yerlerden. Ortak görüş şu; film ne iyi ne kötü. Monoton olduğu yönünde ortak bir kanı var. Yönetmenin, Nuri Bilge Ceylan’ın yolundan yürüdüğü yönünde de sözler var.
Bu film uluslararası sinema çevrelerinde epey ilgi gördü. Şimdi iki olay var, bir Hollywood ve avanesi bir de Avrupa. Cannes olsun, Berlin Film Festivali olsun bunlar farklı. Ve buralarda bizim filmler beğeniliyor ve izleniyor. Sinan Çetin ne kadar gıcık kapsa da! Yani sonuçta merak ediyorsanız seyredin ve kararı izlerken vermiş olun. (CNBC-E / 22.00)

BİLGİ
STAR’DAN VİDEO ARŞİV
Star güzel bir hizmet veriyor. ‘Video Arşiv’ diye bir olay başladı. Bu şekilde kaçırdığınız ya da bir daha izlemek istediğiniz yapımları izleme şansınız oluyor. Şubat ayından bugüne kadar 24 binin üzerinde ziyaretçi olmuş. En çok ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ bölümleri izlenmiş.

OKURDAN

‘BU KALP SENİ UNUTUR MU?’ ÜZERİNE
Lara Mutlu adlı okurum yazmış;
“Bu Kalp Seni Unutur mu? dizisine verdiğiniz destek için çok teşekkür ederim. Kanalların ve yapımcıların dizileri bu şekilde bitirmelerinin izleyicilere karşı büyük bir ayıp olduğunu düşünüyorum. En azından bir final yapma zahmetine girselerdi! Kaldı ki ‘Bu Kalp Seni Unutur mu?’ gibi bir dizi reytingleri düşük bile olsa yayınlanmaya devam etmeliydi. İzleyen bir avuç kişi bile olsa, ayrıca bu reytingler neye göre belirleniyor? Çevremdeki herkes dizinin bitmesine tepkili. İzleyicilere biraz saygıları varsa, diziyi yayından kaldırmasınlar lütfen. Devamını getiremeyeceklerdi madem, böyle kaliteli bir projeye hiç başlamasalardı. Böyle sezon ortasında pat diye yayından dizi kaldırmak, küçük bir çocuğa önce şeker vermek sonra da çekmek gibi bir şey oluyor, tabii çok da ayıp oluyor.”