SORU SORAN TOPLUM İYİ GİYİNİRWoman TV’de ‘Hayalden Gerçeğe’ programında Bahar Korcan’a denk geldim. Modanın, giyinmenin ‘zenginliğe mahsus olmadığı’ gerçeğini çok iyi örneklerle aktardı Korcan. Kültürle giyinmek arasındaki bağı anlatırken üzerinde durduğu bir ayrıntı, “Demek böyle olabilmek gerçekten önemli” dedirtti. Evet, Korcan “Bizim daha çok okuyan, fazla soru soran bir toplum olmamız lazım” dedi. İyi ve doğru giyinmenin soru soran toplum olabilmeyle ilintisi, örgütlü mücadele gerçeğinin bir yerinden duruma dahil olması galiba, gözardı ettiğimiz bir gerçekti. Sadece tüketmekle ilgili bölüm bizi ilgilendirmiş, halbuki bir de bu yanı var.
Meslek liseleri ve moda
Korcan örnekler de verdi. Üniversitelere söyleşiler için gittiğini söyledi. “Soru sorulmasını istiyorum, soru soran yok” dedi. “Ne zaman şahane sorular almaya başladım? Meslek liselerine gitmeye başladığımdan beri... Onlar, bu ülke için çok önemli. Eyüp’te bir tanesine gittim. İki saat sahneden inemedim. Öyle sorular sordular ki...” Bundan daha gerçek, daha çarpıcı bir ‘Meslek lisesi önemli’ anlatımı olabilir mi? Üniversite, çok özel bir eğitim kurumu olması gerekirken, bizde tost-ayran büfeleri kıvamına getirilmiştir. Onun için ‘meslek sahibi’ olma şansı yoktur.
Geç kalmanın telaşı
Seçtiğimiz yol, kapitalizm oldu. Tabii geç kaldık şimdi bir telaş, peşinden koşturuyoruz. Modacı kendi sektörüyle çok çarpıcı bir örnek de verdi. Moda tasarımının bir sektör olduğunu kabul ettirmek için ‘Moda Tasarımcıları Derneği’ni kurduklarını şöyle söyledi: “Fransa mesela bu işi 1700’lü yılların sonunda yapmış.”
Derneğin kuruluş tarihi bizde 2006...