TRT’NİN  SÜRPRİZ  DİZİSİ HALKAEv ahalisi, TRT’nin dizisi ‘Halka’yı iki saate yakın izledi. ‘Halka’nın halkaları ardı ardına ortaya çıkıyordu. Aslında kim kimin içindeydi, bilinmiyor. ‘Halka’nın varlığı da bu zaten... Terzi, Bolpaşa, Cihangir, Kaan, Müjde, Garson Emrah, Bahar, Cemal, İlhan, Altan, Funda ve İskender, hepsi ‘Halka’nın içinde... Sokakta yürüyen, dükkanda oturan, evde yemek yapan, soluduğun hava her şey, ‘Halka’... Mekanları, hızı ve çekimleriyle dur durak bilmeyen bir hareket içinde ilerliyor dizi... İyiler ya da kötüler olmayacaksa, ‘Halka’ kendi ifadesini koruyacaksa, ne muhteşem olacak bir dizinin kapısı aralandı. TRT’nin kendi izleyicisinin ötesinde bir dizi. ‘Bu saçma bir iş, ne konusu var?’, ‘Yazan, ne yazdığını biliyor mu?’ gibilerinden eleştiriler okudum. Doğrudur, ne yazdığını bilmemek gibi bir yüce durum olabilirse, bu tılsımı bozmazlarsa, hiç beklenmedik, hoşa gitmeyen bir gidişat sonu olursa ‘Halka’nın televizyon tarihinin unutulmazları arasına girecek bir iş üzerinde olduğumuzu söyleyebilirim. Diyecekler, “Hani reyting?” Bu dizi zaman içinde tekrarında yine keşfedilecek karakterleriyle kuşaktan kuşağa gidecek bir iş olabilir. ‘Leyla ile Mecnun’dan sonra TRT’nin artık farkında olduğu ya da bilmeden bulaştığı ‘sıra dışı bir iş’in ilk işaretlerini aldığımız bir yapımla karşı karşıyayız. Bildik aşkları olmasın. ‘Halka’ karmaşasıyla iyilik ve kötülüğe dair bütünüyla bir proje olarak kalsın.
Handikapları neler?
İki saat oynattılar yeni bölümü. Bu normal değil. “Biz altından kalkarız” diyorlarsa, bu pek akıl kârı bir iş değil. “Ne kadar güzeldi” diye noktayı koyarız artık. Bu kadar uzun bir şekilde böyle bir konuyu götürmek mümkün görülmüyor. Yazık edecekler. Bu arada bir eksik üzerinde duralım; müzik... ‘Halka’yı anlatan hangi tema? Başladığında işte ‘Halka’ dedirten bir tema yok. Bol müzik var ama senaryonun anlattığı hikayeyi bütünleyen tema yok. Ben müzikleri yapan arkadaşlara kusur bulmuyorum. Onları öyle bir boğuyorlar ki... Yeter ki müzik yap, alt dolsun. Ha bir de bol efektli, bol enstrümanlı olacak ortalık yıkılacak. Değişmiyor zihniyet, bu vesileyle tekrar belirtelim.