Haftalardır süren seçim kampanyasında son bir hafta kaldı. Peki televizyonlar bu seçimi nasıl kaydetti, neleri seçti neleri seçmedi?

Seçim süreci boyunca yine reytinglerde gün birinciliğini diziler, ‘Survivor’ ya da maçlar aldı. Hiçbir siyasi lider reytinglerde bırakın birinciliği, ilk 10’a bile giremedi.

Ben de köşemde yazdım, hep umut ettik, bekledik ama siyasi liderlerin birlikte canlı yayına katılması sadece meydanlardan meydan okuma aşamasında kaldı. Bu seçim de diğerleri gibi hevesimiz kursağımızda kaldı.

Canlı yayında sıfır adrenalin

Bu seçimde objektif habercilik konusu çok az tartışıldı. Daha doğrusu tartışılmaya bile gerek kalmadı. Seyirciler de, kanallar da kimin hangi partiyi desteklediğini rahatlıkla anladı. Metin analizi yapmaya, satır aralarında işaret aramaya gerek duymadılar.

Zaten iktidar ve muhalefet liderleri ya da parti mensupları da aynı programlara çıkmayınca canlı yayınlarda büyük tartışmalar, akılda kalacak olaylar yaşanmadı.

Siyasi hicive gerek kalmadı mı?

Televizyonda birçok komedi programı var ama bunlarda siyasi mizah göremedik. Siyasi mizah, ya meydanlarda yapıldı ya da Twitter’da. Belki de seçim sürecinin kendisi birçok kara mizah olayına dönüştüğü için komedi programları siyasi mizaha gerek duymadı, ne dersiniz?

Diziler boykot etti

Türkiye’yi dizilerden tanımaya çalışan herhangi bir dünyalı bu seçimden haberdar olamayacak. Son yılların en ilginç, en rekabetçi ve sonuçları tahmin edilemeyen seçimi, ülke gündeminin birinci sırasını aldı ama dizilerin gündemine giremedi. Farklı partilere oy veren iki kardeşin hikayesi ya da oy vermeye giden karakterin başına gelen komik olaylar senaryo yazarlarımızın ilgisini çekmedi. Bu seçim de kendini dizilere beğendiremedi. Bu boşluğu da yine sosyal medya doldurdu.

Kahramanlara yer yok!

Unutulmayan dizi ve film kahramanları da bu seçim kampanyasında isimlerini fazla duyuramadılar. ‘Maho Ağa’, ‘Bilo’, ‘Kibar Feyzo’ ve ‘Zübük’le yetinmek zorunda kaldık. Oysa ‘Deliyürek’, ‘Minyeli Abdullah’, ‘Aynalı Tahir’, ‘Züğürt Ağa’, ‘Sarı Mercedes’, ‘Sefil Bilo’, ‘Banker Mahmut’, ‘Namuslu’ gibi birçok karakter seçime renk katabilirdi.

Seçim mitinglerinde montaj

Bilgisayar teknolojisinin ilerlemesiyle savaş sahnelerinde artık binlerce figürana gerek kalmadı. 200 – 300 figüranla çekim yapılıp sonra bilgisayarda sayılar çoğaltılıyor. Bu seçimde de sinema tekniğinden yeterince faydalandık. Bazı mitinglerde boşluklar montajla dolduruldu.

Autoshow’lu seçim

Biliyorsunuz, dizilerde ya da televizyon programlarında marka söylemek yasak, gizli reklama girdiğinden kanal ceza alıyor. Arabaların markalarını gösteren amblemlerin bile üstü çekim sırasında bantla kapatılıyor ya da yayında buzlanıyor. Ama bu seçim boyunca çok duyduğumuz Mercedes’te ne bip gördük, ne de görüntülerde buzlanma. Diğer lüks markalar bu duruma alındı mı alınmadı mı bu konuda bir haber çıkmadı.

RTÜK 10 Mart’tan bu yana 109 rapor hazırlamış ama markalar konusunda bir rapor hazırladı mı duymadık. Ekranda buzlama olmadığına göre RTÜK markaya ısındı mı acaba?

Türkü programına gönderme

Bir parti liderinin canlı yayında saz çalıp türkü söylemesine ilk defa şahit olduk. Hatta iki gün önce ‘Tarafsız Bölge’de Ahmet Hakan, Demirtaş’a iki istek türkü söyletti. Sosyal medya coştu, program dünya TT listesine bile girdi. Seyircilerden istekler yağınca türkü programına çevirmeyelim deyip durdular.

Reyting muhalif kanalların

Türkiye toplumu, son iki yıldır siyasetle fazlaca ilgilendi. Siyasi konular ve seçim televizyonların ana haberlerinde de, diğer haber programların da çok yoğun yer aldılar. Ana haber reytinglerinde ilk sıraları genelde hükümet muhalifi olarak görünen ‘anchorman’lar aldı.