Mülteci çocukların travmalarını sanatla aşmak için hayata geçirilen ‘Tut Elimi’ projesi kapsamında açılan sergide, çocukların yaptığı resimler gerçekten sarsıcı. Turkcell’in desteklediği sergi, Brüksel’in ardından dünyayı gezerek mültecilere empatiyi artıracak

BRÜKSEL

İnsanlık tarihinin en ağır trajedilerinden birini yaşıyoruz. Milyonlarca insan Suriye’de ölümden, hayatlarını ortaya koyarak kaçıyor. Bir şekilde başarıp Türkiye’ye ya da Avrupa ülkelerine sığınabilenler şanslı belki ama bu trajedinin etkileri daha on yıllarca sürecek gibi görünüyor. Çünkü mültecilerin üçte biri çocuk. Yaşama daha merhaba derken savaşı yaşamış, bizzat savaş mağduru olmuş çocuklar için şimdi bir şey yapılmazsa, hem bu nesil kayıp bir nesil olacak hem de öfkeyle büyüyen her çocuk, dünyanın güvenliği için risk unsuru bir yetişkin haline gelecek.
Neyse ki Türkiye’de hem devlet hem de sivil toplum ve özel sektör, Suriyeli göçmenlerin yaralarını sarmak ve hayatlarına sağlıklı biçimde devam edebilmelerini sağlamak için çalışıyor. Bu çalışmalardan birisi uluslararası alanda yankı buldu. Maya Vakfı’nın travma geçirmiş Suriyeli mülteci çocuklara yönelik olarak 2014 yılında başlattığı, “Project Lift - Tut Elimi” adlı program, Avrupa’nın kalbi Brüksel’e taşındı. Suriyeli çocukların sanat terapisi yoluyla rehabilitasyonuna odaklanan program, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen oturumda örnek uygulama olarak anlatıldı. Suriyeli çocukların proje kapsamında yaptığı resimler ve sanatçı Kaan Çuhacı’nın fotoğraflarından oluşan “Bir Çocuğun Gözünden: Suriyeli Mülteci Hikâyesi ve Empati” sergisi de Turkcell’in desteğiyle Brüksel’de izleyicilerle buluştu.
Projeyi destekleyen Turkcell’in davetiyle Avrupa Parlamentosu’ndaki konferansı izleme fırsatım oldu. Oturuma katılan Avrupalı Parlementer Azfal Khan, Belçika basınında geniş yer bulan projeyi yerinde incelemek için İstanbul’a gelecek.

Dönmek mümkün mü?
Sergiye de yabancı ilgisi büyüktü. Fotoğraf sanatçısı Kaan Çuhacı’nın fotoğrafları Suriyeli çocukların ayak izlerinden oluşuyor, kat ettikleri mesafelere, evlerinden ne kadar uzak olduklarına dikkat çekiyor. Geri dönmelerinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Bu fotoğraflar, çocukların travma rehabilitasyonu sırasında çizdikleri resimlerle bir araya gelerek “Bir Çocuğun Gözünden: Suriyeli Mülteci Hikâyesi ve Empati” adlı sergiyi meydana getirdi. Çocukların yaptıkları resimlerde bombalanan şehirler, botlardan taşan çocuk imgeleri bakanı sarsacak içtenlikte… 3-23 Mart tarihleri arasında açık kalacak sergi, uluslararası kamuoyundaki farkındalığın artırılması amacıyla, Türkiye’de farklı şehirlere ve dünyanın farklı ülkelerine taşınacak.

Rakip dahi desteklese...
Projeye desteğini açıklayan Turkcell, bu kapsamdaki ilk adımını travma terapisi gören çocukların resimlerinden ve sanatçı Kaan Çuhacı’nın fotoğraflarından oluşan sergiyi Brüksel’de izleyicilerle buluşturarak attı. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, kurulduğu günden bu yana toplumsal fayda yaratma odağına öncelik veren Turkcell’in Suriyeli mülteciler konusunda da aynı hassasiyeti gösterdiğini söyledi. Terzioğlu, “İnsanlık olarak varlığımızı göçe borçluyuz, insanlık böyle gelişti. Biz Türkiye’de hem göçün yarattığı travmayı, hem de yeni bir başlangıçtan doğacak imkanları çok iyi biliyoruz; çünkü hemen hepimizin ailesinde bir göç hikayesi var. Bugün Suriye’nin karşı karşıya olduğu trajedide, zaman insanlara ‘gelmeyin’ deme zamanı değil, onları kucaklayarak toplumdaki varlıklarını değerli kılma zamanı. Maya Vakfı’nın projesi tam da buna odaklanıyor ve bu özelliğiyle başta AB olmak üzere tüm dünyaya örnek oluyor. Maya Vakfı’na, bize de projeye destek olma ve bu değeri paylaşma fırsatı verdikleri için teşekkür ediyorum. Biz birlikte başarmaya önem veriyoruz. Bu projeyi rakibimiz bile desteklese bizim desteğimiz devam edecek” dedi.

Cepten Türkçe
Terzioğlu, Turkcell’in Suriye’den kaçışın başladığı günlerden bu yana sınır bölgesindeki altyapı hizmetlerini artırdığını vurguladı. Türkiye’deki 2.7 milyona yakın Suriyelinin 1.2 milyonuna Turkcell’in hizmet verdiğini söyleyen Terzioğlu, mobil iletişimin Suriyeli göçmenleri sevdiklerine, yeni iş imkanlarına ve hayata yeniden başlama fırsatlarına bağladığının altını çizdi. Terzioğlu, bu yıl Suriyelilere özel yardım projelerine 3 milyon lira ayırdıklarını söyledi. Turkcell’in Türkiye’de Arapça çağrı merkezi hizmeti veren tek şirket olduğunu belirten Terzioğlu, Siirt’teki çağrı merkezindeki 20 çalışanın ve Güneydoğu’da hizmet veren 250 bayideki Arapça konuşan çalışanların, Suriyeli mültecilerin sorunlarını çözmek için seferber olduğunu anlattı. Turkcell önümüzdeki dönemde mülteciler için yeni bir eğitim programı daha başlatıyor. Uygulama tamamlandığında, mülteciler Turkcell Akademi üzerinden hem cep telefonlarından Türkçe öğrenecek, hem Türk kültürüne adaptasyona yardımcı olacak içeriklere ulaşabilecek.

Bir çocuğun düşünden doğan iyilik ‘Maya’sı

Maya Holding’in sahipleri Nuri Özsüer ve Esra Özsüer’in, lise öğrencisi oğulları Emir Özsüer’in girişimiyle başlayan Project Lift travma rehabilitasyon programı ve programın Suriyeli mülteciler için geliştirilen ‘Tut Elimi Projesi’ zaman içinde gelişerek Maya Vakfı’nın kurulmasına yol açtı. Programda, Suriyeli çocukların yaşadıkları travmaların etkilerini azaltmak için uzman klinik psikologlar aracılığıyla sanat terapileri metodu kullanılarak çocuklara psikolojik iyileştirme becerileri öğretiliyor. Çocuklar 1.5 ayı bulan süreçte, resim, müzik ve dans aracılığıyla kendilerini ifade etme ve yaşadıkları travmalarla başa çıkma yöntemlerini öğreniyorlar.

Vakıf Başkanı Esra Özsüer, Avrupalı parlamenterlerin ve üst düzey uluslararası davetlilerin katıldığı konferans ve serginin, özellikle mülteci çocukların, etkisi yıllarca sürecek ağır travmalara maruz kaldığını gösterdiğini ve dünyanın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini söyledi. Projenin geliştiricisi Emir Özsüer ise, “Mülteci çocukların kendilerine ve geleceğe güvenmeleri, hayata bağlanmaları ve yeniden hayaller kurabilmelerini sağlayabilmeleri için destek oluyoruz. Bu projenin başta mülteci çocuklar olmak üzere travmaya maruz kalmış tüm çocuklar için yaygınlaştırılması için çalışıyoruz” dedi. Çocukluk ve gençliklerini özgür, güvenli ve üretken bir ortamda yaşamış, sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum yaratmak hayaliyle kurulan vakıf, hayata geçireceği projeleri önümüzdeki günlerde çeşitlendirecek ve farklı kurumlarla işbirliği içinde sürdürecek. Proje kapsamında bugüne kadar 600 çocuk ve aileleriyle beraber 1.500 kişiye ulaşıldı. Maya Vakfı, 9 Mart’ta UNICEF’le travma terapisi ve eğitimi ile ilgili bir de anlaşma imzalayacak.

Hayat kurtaran çağrı merkezi

Turkcell Arapça Çağrı Merkezi faaliyete geçtiği 2014 yılından bu yana çağrı merkezinden çok bir adaptasyon merkezi gibi çalışmaya devam ediyor. Gün içinde pek çok farklı talep alan çağrı merkezi çalışanları, ihtiyaçların karşılanması için her alanda çalışıyor.

Merkez çalışanları bazen hayat kurtarırken, bazen de sağlık ocağında doktor ile hasta arasında tercümanlık yapıyor. Geçen yıl çağrı merkezini arayan bir Suriyelinin, Çanakkale’den bota binmek üzere olduğu anlaşıldı. Turkcell çağrı merkezi çalışanının bu yolculuğun tehlikeleri üzerine yaptığı uyarılara teşekkür ederek telefonu kapatan Suriyeli, 2 gün sonra aynı Turkcell görevlisini arayarak tehlikeli yolculuktan vazgeçtiğini söyledi ve çağrı merkezi çalışanına, kendisini uyardığı ve hayatını kurtardığı için minnettar olduğunu iletti. Sağlık ocağına giden bir diğer Suriyeli, Türkçe konuşamadığı için kendisini ifade etmekte zorlandı ve Turkcell çağrı merkezini aradı. Hastanın durumunu ve bilgilerini öğrenen çağrı merkezi çalışanı aldığı bilgileri doktora aktararak tüm iletişimin kurulmasını sağladı.