Gün boyu yaşayan bir şehir olan New York’ta her konseptin iyilerini sunan restoranlara rastlamak sürpriz olmuyor. Ama bazen görsel ve sosyal medyanın gözünden kaçmış, gerçek gurmelerin uğrak yeri olan özel mekanları bulmak için orada uzun yıllar yaşayanların görüşlerinden istifade etmek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi de yeni keşfettiğim, tipik bir Amerikan restoranı olan Estela.

NEW YORK’UN GÖZDE MEKANLARI

Obama’nın favorisi

Houston Caddesi’nde, dışarıdan fark edeme-yeceğiniz ancak gittiğinizde müdavimlerle dolu olan, lezzetli yemekleri bütün damaklara olumlu tepkiler veren, sıra dışı bir mekan. Hafif loş, sade bir dekorasyonu var.

Restoran, bar tarzı bir yere gelmiş gibi hissediyorsunuz. Ama buradaki yemekler, “Tek yol lezzet!” dedirtecek cinsten. Akdeniz esintilerinin olduğu restoranda aromatik bitkilerle sunulan yeşil soslu burrata, ekmek üzerinde midye, mürekkepli pilav, rokfor ve portakalla yapılan hindiba... Hepsi damak çatlatıyor.

Özellikle kuzu pirzola fark yaratıcıydı. Barack Obama da bu restoranın müdavim müşterisiymiş.

Suşide Bondst

İkinci kez gittiğim Bondst’ta yediğim suşiler, Japonya’nın en ünlülerine yakın derecede lezzetli. Taraklı suşi bir harika!

İki katlı mekana gidebilmek için günler öncesinden yer ayırtmak lazım. Isırgan otuna benzer yerel aromalılar, kullanıldığı yemeklere müthiş bir rayiha katıyor. Karides ve sebze tempura, saşimi, somon seviçe ve orkinos tartar, buraya tekrar gelmem için önemli nedenler.

NEW YORK’UN GÖZDE MEKANLARI

Nusr-Et tanınmış

New York’a gitmişken Amerikan gazetelerinin eleştiri bombardımanına tuttuğu Nusr-Et’e uğramadan olmazdı. Restoranıyla New York’a çoktan demir atmış. Uğradığımda saat 16.00’ydı ve salon tıklım tıklım doluydu. Müşterilerin çoğu Orta Doğu kökenli ve Türkler’den oluşuyordu. BLT, Peter Luger ve benzer pek çok et mekanının olduğu devler liginde ve kırmızı etin anavatanında yarışmak zor. Ancak Nusr-Et, bu yarışta göğüslediği ipi bırakacak gibi değil. İstanbul’daki şovları burada da yapıyorlar. İçine Maraş dondurması konularak sunulan baklava çok ilgi çekiyor.

Ottoman steak ve füme etleri denedim. Diğer şubelerdeki lezzet standardını yakalamış. Bence sonuç önemlidir her zaman. Cadılar Bayramı’nda bile binlerce Amerikalı Nusr-Et’in tişörtünden giydi. Ünü de gün geçtikçe yayılıyor. Fiyatların pahalı olması çok eleştiriliyor ama konuşlandığı yer Manhattan. Sıradan bir kahvaltı, astronomik rakamları buluyor. Bir markamızın New York’ta bile meydan okuması, heyecan veriyor.

NEW YORK’UN GÖZDE MEKANLARI

HARDALLI BADEMLİ LEVREK

Malzemeler:

500 gr. levrek

1 yemek kaşığı tane hardal

20 adet çiğ badem

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Krabiber ve tuz

Yapılışı: Bademleri tavada üç dakika kavurduktan sonra doğrayın. Fileto çıkardığınız levrek balığına tuz ve karabiber serpiştirip, zeytinyağında derili kısmını iki dakika pişirin. Derili kısmına tane hardalı sürün ve üzerine bademleri koyup, fırın kabına yerleştirin. 180 derece fırında üç dakika pişirin. Afiyet olsun.