Tayyareci Vecihi Hürkuş

Vecihi ismi denince herkesin aklına Şener Şen’in ‘Gülen Gözler’ filmindeki çılgın pilot karakteri geliyor. Vecihi’nin, gerçek bir çılgın pilottan, Vecihi Hürkuş’tan esinlendiğini biliyor muydunuz? Türk sivil havacılığının babası olan ve ilk Türk uçağını da üreten Vecihi Hürkuş, az kişinin bildiği hikâyesiyle hayallerinin peşinden gitmiş gerçek bir efsane

Yeşilçam meraklıları için Vecihi Hürkuş ismi ‘Gülen Gözler’ filminde sevdiği kızı, babasından istemek için planörüyle mahallenin üstünde uçan çılgın Vecihi Pilot karakterini hatırlatıyor. Gündemi takip edenlerse bu isme, yazın ilk Türk eğitim uçağı olarak tanıtılan ve başbakanın önüne geçip poz verdiği Hürkuş uçağından aşina olabilir. Uçağa ve Ertem Eğilmez’in unutulmaz karakterine ilham kaynağı olan Vecihi Hürkuş, ilkleri başarması sayesinde adını Türk havacılık tarihine altın harflerle yazdırmış uçuş sevdalısı, çılgın bir pilot.
Ayrıca Türkiye’nin en yaratıcı girişimcilerinden hatta belki en enteresan kişiliklerinden biri. Aslında sadece Kurtuluş Savaşı’ndaki başarıları bile efsane olması için yeterli. Zira kendisi henüz 21 yaşındayken bir Rus uçağını havada vurarak Kafkas cephesinde ilk Türk hava zaferini kazanan, Türk ordusunun uçaklarını tamir etmek için gerekli üretimi ilk kez yapan, 26 yaşında İzmir hava sahasını düşmandan teslim alan kahraman bir savaş pilotu.
Sivil hayatı da askerlik geçmişini aratmayacak devrim niteliğinde yeniliklerle dolu. İlk sivil Türk uçağını inşa eden, ilk Türk deniz uçağını yapan, ilk kez sivil havayolu şirketi kuran, ilk kez hava yoluyla değerli maden tespiti yapan bizzat Vecihi Hürkuş’tu.
Kartvizitine savaş kahramanı, havacılık efsanesi, uçak üretim dehası, girişimci, eğitimci, hava akrobatı gibi bir sürü unvanı sığdıran Vecihi Hürkuş havacılıkla ilk kez 1914 yılında, 18 yaşındayken tanıştı. Gazetelerde Tayyareci Fethi Bey ve Nuri Bey’in Mısır seyahati tefrika edilmişti. Sporun her dalına meraklı olan Vecihi Bey’i gökyüzünde süzülmek fikri büyülemişti. O tarihlerde Osmanlı Halkı için pilotluk bir meslek değildi. Hatta ne olduğu bilen kişi bile azdı. Zira ilk motorlu uçağın ABD’de uçmasının üzerinden daha on yıl bile geçmemişti. Uçak, 20’inci yüzyıl başında az kişinin haberdar olduğu bir teknolojik yenilikti.

1915’te ilk kez uçağa bindiAncak Vecihi Bey, hemen araştırmalara başladı ve bir tanıdık vasıtasıyla 1915 yılında ilk kez uçağa bindi. İlk uçuş serüveni korkunç bir kazayla bitti. Uçak kalkar kalkmaz yere çakıldı. Vecihi Bey’in beli kalıcı olarak sakatlandı. Aylarca hastanede hiç kıpırdamadan yatakta yattı. Lakin bu kaza onu yıldırmak yerine uçuş hırsını körükledi. Hasta yatağından kalkar kalkmaz Yeşilköy’de yeni kurulmuş olan Tayyare Mektebi’nde uçuş eğitimine başladı. İlk yalnız uçuşunu kısa sürede yapacak kadar yetenekliydi. Sadece birbuçuk ay içinde hava akrobasi pilotu olmuştu.
Vecihi Bey pilotlukta marifetine marifet katarken,
I. Dünya Savaşı hızla devam ediyor, her geçen gün Osmanlı Devleti için daha sıkıntılı oluyordu. Vecihi Bey, hemen gönüllü olarak orduya katıldı. Görev yeri Kafkas 7. Tayyare bölüğüydü. İlk görevlerinden birinde, 26 Eylül 1917 sabahı Şükrü Bey’le Kelkit yönünde yeni bir görev uçuşuna çıkmıştı. Kelkit üzerine yaklaşırken iki uzun toz bulutu gördüler. Bulut aslında kalkma hazırlığında olan iki uçaktı. Çok geç olmadan bombalar atılmalı ve maksimum zarar verilmeliydi. Bir uçakla, iki uçağın birden üzerine gittiler. Eski model uçaklarına rağmen çabaları ve maharetleri sayesinde hedefleri yok ettiler. Suşehri’ndeki üslerine döndüklerinde, artık Türk havacılık tarihinin ilk zaferini kazanmış pilotlar olmuşlardı. Vecihi Bey, Ruslara karşı başarılar kazanırken, Rusya üzerinde yaptığı bir uçuş sırasında uçağı düştü ve Rus askerler tarafından esir alındı. Esir düşmesine rağmen hayatı boyunca yaşamını şekillendiren mücadelecilik huyu yine kendini gösterdi. Uzunca süren bir esaret döneminin ardından Hazar’daki Nargin adasından yüzerek kaçtı. Döner dönmez bu kez Yeşilköy’deki 9. Harp Tayyare Bölüğü’ne katıldı.
Vecihi Bey’in zaferleri Kurtuluş Savaşı döneminde de, savaşın tek sivil pilotu olarak devam etti. İnönü ve Sakarya Savaşları esnasında stratejik planların belirlenmesinde büyük rol oynayan çok başarılı keşif uçuşlarının yanı sıra destek uçuşları da yararak Kurtuluş Savaşı’nda zafer kazanılmasını sağlayan kilit isimlerin arasında yer aldı. İzmir’in kurtuluşunda Gaziemir- Seydiköy hava meydanını işgal ederek bu başarıya da büyük katkıda bulundu. Başarıları nedeniyle İstiklal Madalyası’yla ödüllendirildi. Üstün katkıları sayesinde TBMM’inden üç kez takdirname alan tek kişi oldu.

Maddi sorunlarla boğuştuSavaş bittikten sonra da hayatını yine uçuş tutkusu yönlendirdi. İzmir’de Yunanlılardan kalan uçak parçalarını kullanarak bütün enerjisiyle uçak yapma işiyle ilgilenmeye başladı. 1925’te Vecihi K-1 adını verdiği uçağını havalanmaya hazır hale getirdi. Lakin uçağı uçurabilmek için resmi makamlardan izin alınması gerekiyordu. Vecihi Hürkuş’un ömrü boyunca bacağına dolanacak olan hantal bürokrasiyle tanışması ilk kez bu olayla gerçekleşti.
Vecihi Hürkuş, başarılarla dolu hayatının son yıllarını maddi sorunlarla boğuşarak geçirdi.

Yazının tamamını Boxer dergisinin aralık sayısında okuyabilirsiniz

ABD Başkanı Trump: Türkiye'ye tüm yaptırımların kaldırılmasını emrettimABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin operasyonu bağlamında getirilen yaptırımların kaldırılması için talimat verdiğini açıkladı. Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı, 14 Ekim'de Türkiye'ye getirilen yaptırımların resmen kaldırıldığını açıkladı.
Cadde Yazarları

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber