BARSELONA’NIN LEZZET DURAKLARI

Barselona, kuşkusuz Akdeniz’in en cazip kıyı kentlerinden biri

Barselona, kuşkusuz Akdeniz’in en cazip kıyı kentlerinden biri. Hem cazip hem de tehlikeli. Tehlikeli çünkü yankesici ve hırsızlar, özellikle kentin turistik bölgelerinde cirit atıyor ve polis etkin değil.
Özellikle Ramblas, eski şehir ve El Corte Ingles gibi alışveriş merkezlerinde dikkatli olun!
Barselona’nın tarihi mahallesini gezmek isterseniz burada güzel tapas barlar bulacaksınız. Tarihi bölüm, Ramblas’a çok yakın.
Ben son ziyaretimde Vila Viniteca Şarap Bar’a gittim.
Burası hem bir şarap dükkanı, hem de şarküteri. Harika peynir ve şarküteri ürünleri var ama bunlardan önce marine edilmiş tuna, hamsi ve fümelenmiş morina balığını deneyebilirsiniz...

PEYNİR TABAKLARI
Şarküteri, İspanyol gastronomisinin İtalya’yı bile geçtiği bir alan. Jamon iberico, gurmeler için çok özel bir ürün. Özelliği, yarı yabani ve doğal otlayıp at kestanesi ile beslenen bir domuz türünden elde edilmesi ve 2 ile 4 yıl arasında mağaralarda dinlendirilmesi.
İspanya’nın güneydoğusunda birçok köy, bu alanda uzmanlaşmış.
Joselito, Carrasco gibi çok iyi üreticiler var. Maldonado, son zamanlarda öne çıkan bir diğer üretici ve çok iyi.
Eğer domuz yiyorsanız Vila Vineteca’nın dört masasından birine kurulup kendinize bir tabak hazırlattırabilirsiniz. Aksi takdirde peynir tabağı hazırlattırın.
Ben üç artizanal peynir denedim: Berga’dan taze keçi peyniri, koyun sütünden yapılan eski kaşar benzeri Payoyo peyniri, bir de pastörize edilmemiş inek sütünden küflü peynir. Çok özel bir tabaktı.

FİYATLAR MAKUL
Bunlarla önce bir kadeh Katalan şampanyası, yani Cava, denedik. Üretici Raventos. Sonra da Madrid civarından meyvemsiliği önde, insanın içini ısıtan hoş bir şarap... 2011 Las Umbrias. Grenache kupajı.
Fiyatlar çok makul. Kadehler 5 euro ve altı.
Akşamları için daha romantik ve tam teşekküllü bir restoran arayabilirsiniz.
Pedralbes Barselona’nın nezih bir semti. Tepede olduğu için kentin silueti ayağınızın altında. Burada benim bir arkadaşımın Park Şamdan’a benzettiği bir lokanta var. Adı La Venta.
Benzerlik bir açıdan doğru. Nezih, güvenilir, iyi yemek yenen ve fiyatları uçuk olmayan bir adres burası.
Aslında üç katlı bir bina. Üst katına çıkarsanız manzara harika ve yaz akşamları burada, İspanyol müziği eşliğinde kokteylinizi yudumlayıp minik tapaslardan atıştırmak herhalde büyük zevk olur. İnşallah yazın bu üst teras katını kullanıma açarlar.
Ben daha adımımı atar atmaz, eski çinko soba ve tarihi seramiklere bakıp La Venta’nın özel bir yer olduğunu düşündüm. Yemek de çok iyi çıktı.
Klasik bir lokanta burası. Katalan ev mutfağının rafine hali...
Tadım olarak getirdikleri mücver ile börek arası ‘quiche’ ve salam dilimleri (chorizo) çok iyiydi.
Sonra, sadece baharda bulunan ‘calcots’ yani yabani pırasa menülerinde mevcut.
Bizde Kuzey Ege’de var ama lezzeti ve değeri bilinmediğinden ya helak oluyor ya da damak tadı olan kuzu ve inekler yiyor!
İspanyollar bunu ya yumurtaya bulayıp kızartıyor ya da mangalda pişiriyor. La Venta birinci yolu seçmiş. Yanında da hafif acılı ve enfes bir şey olan Romesco sos getiriyorlar. Sosa bulayıp yiyorsunuz.
İkinci olarak taze sarımsak ve bayat ekmekle hazırladıkları doyurucu bir çorba
denedik.
Üçüncü olarak, kanımca en özel lezzet sunuldu. ‘Cargols’ denen minik sümüklü böcekler. Fransızlar gibi aşırı sarımsakla hazırlamıyorlar. Zeytinyağı, deniz tuzu ve taze bütün karabiber ile kızgın tavada çeviriyorlar. Yemesi zor ama değiyor.
Morcilla denen sosis ile birlikte pişen genç dana işkembe de, işkembe sevenleri mutlu eder.
Domuz yiyorsanız kendi hazırladıkları ve çok ince kabuklu bir fasulye ile sunulan ‘butifarra’nın tadına bakın.
Tatlı olarak da dondurma kıvamında gelen portakal sufleyi kaçırmayın.

SELAM SÖYLEYİN...
Bütün bunların yanında güzel bir Rioja şarabı denedik. 2001 Rioja Alta 904. Meyvemsiliği topraksılık ile dengelenen, kırmızı meyvelerin öne çıktığı, asiditesi güçlü, zarif ve dengeli, bitiminde fungus-yabani mantar nüansları olan bir şarap.
Mourvedre üzümünden yapılan şaraplar yıllanınca Bordeauxlar’a benzemeye başlıyor. Ben 93 puan verdim bu şaraba.
İlginç bir sürpriz de oraya müşteri olarak gelen ve Nike’ın Barselona distribitörü olan Barselona Kulübü başkanı ve yöneticileri ile tanışmam oldu. Son derece alçak gönüllü ve kolay diyalog kurulan insanlar.
Uygar ülkelerde insana verilen değer sofraya da yansıyor.
Eğer La Venta’yı ziyaret ederseniz işletmecisi Sinyor Luis’e lütfen tarafımdan selam söyleyin.