Her cuma saat 24.00 - 02.00 arası Radyo 92.3'te "Boyalı Kuş" programı ile karşınızdayım. Telefon bağlantıları alıyoruz. Radyo şimdilik Marmara Bölgesi'nden ve netten dinlenebiliyor şimdilik.
Hemen köşeye oturdular. Dört hanım. Daha ilk bakışta biri dikkati çekiyor. Saçlar ağır bir kuaför operasyonundan geçmiş. Ne de çok sprey sıkılmıştır. Kilolu o oranda da boylu poslu 50 civarında. Masa donanıyor. Daha açılışta ses tonu ile kedini farkettiriyor. Hayatı epey hareketli geçmiş. Kimseyi müdanası yok. Üç tane eskitmiş. Anılarını anlatıyor. Hiç üstü kapalı değil. Anı deyince yaşanılanlar nedense hep çerçevsi sıkıştırılarak anlatılır. Erkek cinsel organı ilk eşinde tanımış. Küçük yaşta evlendirmişler. Neyin en olduğunu bilmiyormuş. Evlendikleri gece sert bir cisim deyince korkmuş yataktan fırlamış. İlk beyi de onun peşinde. Kafasına yastık fırlatmış...
Bu arada yobazlar ve Atatürk'ün ülkemize kazandırdıkları konusu açılıyor. Hiç havası değil. Arada torunlardan da söz ediliyor. Konu değişecek belli alkol kana karışalı epey oldu. Dayanamıyor toplu hanım bu sefer ikinci eşinden konu açılıyor. Onunla maceralı bir birliktelikleri olmuş. Memur olan ikinci bey Karadeniz yöresinde bir şehire tayini çıkmış. Para yok ama aşk var. Bir göz oda tutmuşlar. Salon mutfak küçük bir de yatak odası. Yatak o kadar ufakmış ki, sığamıyorlarmış. Bu arada kahkalar da bu sığışamamanın heyecanını anlatmaya yetiyor. Ama karın doyurmamış ki bizim toplu hanım ondan da ayrılmış...
Saat 19.00'u geçe geldiler. Tam arka masadalar. Bankada çalışıyorlar. Konuşulanlardan erkeğin müdür pozisyonunda olduğu anlaşılıyor. Genç kız ise memur. Yeni tanışmışlar. Kız tarafı ailesini filan anlatmaya başlıyorsa bilin ki bu böyle. Erkek tarafı ise durum değerlendirmeleri peşindedir. Arka masada da durum böyleydi. Sonra erkek kızı etkilemenin bildik yöntemine geçti. Banka hesaplarından, yatırım ve ödemelerdeki ani ve cesur kararlarını filan anlatmaya başladı. Kız içmiyordu. Genç adam ise daha bir cesaret kazanmak ve asıl konuya geçmek için iki dubleyi devirmişti bile. İçtikçe yaşam felsefesi oradan aşk ve ucundan hafif cinsellik gerçeğine doğru yol almaya başlamıştı. O akşam götürmeye ya da bu yolu açmaya kararlıydı...
Lokantalar bazen sadece yemek yemelerin, bazen hava atmaların, bazen hasret gidermelerin, bazen efkar dağıtmaların, bazen yalan söylemelerin mekânlarıdır. Ama lokantalar güzeldir. Önemli olan bir zaman diliminin keyfini çıkarmaktır. Ve sonuçta iki kişi vardır. Faturayı bir kişi ödeyebilir. Bu hiç önemli değildir.
æ
Dünya Kupası
Malum Dünya Kupası günleri. Sizce Tv'deki en başarılı ve en başarısız kupa ile ilgili reklamlar hangileri?
Kafana Takılanı Yaz