Her cuma saat 24.00 - 02.00 arası Radyo 92.3'te "Boyalı Kuş" programı ile karşınızdayım. Telefon bağlantıları alıyoruz. Radyo şimdilik Marmara Bölgesi'nden ve netten dinlenebiliyor şimdilik.
Arka balkonda küçük masanın üzerine küçük tabaklar içinde meze hazırlamış. Kıvamında kaynatılmış yumurtalar düzgün kesilmiş. Kornişonlar beyaz peynirin etrafına dizilmiş. Nar ekşisi, saf zeytinyağı sumak ve tuzdan oluşan sosta domates ve ince kıyılmış soğanlar. Rakıları ince uzun bardaklara koyduk. Yazarken gözüm reklamlara takıldı. Kız arkadaşının ailesi ile tanışma fantezileri üzerine görüntüler. Neyse döndüm dün akşama. Kadınları konuştuk. Karar verdik. Biz onları iyi anlıyorduk. Onların ruhlarına ulaşabiliyorduk. Buna karar verdik. Sonra güldük. Şu karşı binanın her katında oturan kadınlar bunu biliyorlar mıydı? Bağırsak "mutsuzsanız buraya gelinnnnn"... Gelseler ne olacak? Nefis bir salata sosu ekmeği banıyorum. Ekşimtrak ve biraz da acı... Fazla buz koymuşum rakının beyazı gitmiş. Karşı dairenin salonunda büyük bir avize. Sonra yan odanın ışığı yanıyor. Orada tepeden aşağı sarkan bir kordon ve ucunda bir ampul. Odalar arasındaki haksızlığı yaşayan evleri düşünüyorum. Sonra kendi evimi. Hiç ışığı yanmayan iki odanın olduğunu hatırlıyorum. Çok az uğradığım iki oda. Peki niye var o odalar öyleyse? Duvarından, masasına, örtüsünden lambasına itilmiş unutulmuş... Bu kadar yakın ve bu kadar uzak odalar...
İçeri gitti gitarını aldı. Kardeşi Türk Sanat Müziği besteleri yapıyor. Onlardan bir demet geldi. Sonra Enrico Macias... "Ülkemi terkettim" diyor... Bilir misiniz? Cezayir'den "kara ayaklılar" olarak gittikleri Fransa'da böyle seslenmişti. İlk defa bu parçayı Basınköy'de Tarık amcanın Opel'inde dinlemiştim. Kırk beşliklerin çalındığı içi oynar araç pikabında. Sonra şiir kitaplarını getirdi. Oktay Rıfat, Turgut Uyar, Can Yücel... Hayatı basit anlatan dizeleri okuduk. Son zamanlarda bir modaydı ağdalı sözcükleri yan yana getirmek. Oysa hayat ne o kadar ciddiye alınmayı ne o kadar iğdiş edilmeyi hakkediyordu. Çünkü sen uyurken ben denizi maviye boyayacaktım. Ve sen kalktığında ''Bak deniz mavi onu ben boyadım" diyecektim... O gece bunu öğrendim mısralarda...
Bulutlar yağmur olup yağmış ve canı sıkılıp kenara çekilmişti. Geriye çimenlerden burnuma doğru yükselen taze toprak kokusu bırakmıştı. İçime çekerek yürüdüm. Merdivenlerden indim. Kapıyı açtım içeri girdim...
æ
Dünya Kupası
Malum Dünya Kupası günleri. Sizce Tv'deki en başarılı ve en başarısız kupa ile ilgili reklamlar hangileri?
Kafana Takılanı Yaz