Reyting Canavarı her cuma saat 24.00 - 02.00 arası Radyo 92.3'te Boyalı Kuş programı ile karşınızda. Tıklayın, dinleyin...
Saatimiz değişti
Her cuma saat 24.00 - 02.00 arası Radyo 92.3'te "Boyalı Kuş" programı ile karşınızdayım. Telefon bağlantıları alıyoruz. Radyo şimdilik Marmara Bölgesi'nden ve netten dinlenebiliyor şimdilik.



Bulutsuzluk Özlemi'nin yeni albümü "NUMARA" çıktı...


Bu bölümü sizler hazırlayacaksınız... Küçük ayrıntıları atlarız hep. Mesela güzel bir simit yemişsinizdir. Acaba nerede satılmaktadır? . Taze bir pohça, güzel bir menemen, küçük bir vazo, yeni çıkan bir kitap, CD, güzel bir sohbet ortamı... Ve akla gelebilecek daha binlerce ayrıntı... Bunları mutlaka yaşıyorsunuzu ama belki unutup gidiyorsunuz. Belki bu bölüm sizleri daha dikkatli olmaya ve paylaşmaya iter diye düşündüm. İnanıyorum ki çok güzel yaşama dair ayrıntılar burada paylaşılacak. Hadi buyrun...

ÖYKÜLER

  • Soba Kokan Mahalle [yeni]
  • Bir kutu Talsit
  • Vatandaşla TV muhabbeti
  • Takside muhabbet
  • Cumartesi temizlik günü...
  • Farklı olmak....
  • Durak...
  • Her gece gibi...
  • Anneden alınan zamanı olmayan izinler
  • Bir gecenin içinden...
  • Kasabadaki şarkıcı kadın
  • Bir lokantadan anılar
  • O aslında fakir...



    YAĞDI YAĞMUR
    ÇAKTI ŞİMŞEK

        Hırsıza karşı tedbir senfonisi (YENİ!!!)
        Kim köşe yazarıdır?
        Umutlarımıza turp suyu sıkılınca
        İş arama ilanları üzerine...
        Ayrıntılardan bir demet...
        Ben de ünlü
    olabilir miyim?

        Eğlence üzerine...
        Hayatın "gerçekleri"!
        Yol geyikleri...


    HABEĞLENCE
    [Hakan Şükür'ün Galatasaray gelişinin bitmeyen senfonisi... "Kısmetse olur" ]




  • Durak...

    Yatakta döndü durdu. Uyumakla uymamak arasında. Düşünüyor ve düşündüğünü biliyor ama uyuyor. Oturur gibi isteyerek kurmaya başlıyor. Kurdukları da yaşadıkları. Onları sıraya koyuyor. Hiç sevilmediğini uzun yıllar sevilmediğini onun da bir türlü dokunmaya elinin gitmediğini seyrediyor.16'lı yaşlara gidiyor. Her hafta sonu heyecanla gittiği haveuz karşısında. Nermin teyze çöpçatanlık yapıyor. Havuza giriyor gözü onda. O havuza giriyor yattığı yerden takip ediyor. Biliyor hissediyor bakışlarını. Sanki yetiyor. Onun orada olması ve bu heyecanı yaşamak yetiyor. "Hadi oğlum bak havuza girdi" Nermin teyze arayı yapacak. Alem bir kadın. "Ulan senin bokunu ben temizledim"...Hep böyle der. Annesinin eli ayağına dolaşmıştı yeni doğduğunda.Nermin teyze olaya el koymuştu. Güzel rakı içerdi. Nasıl derler hani "bohem yaşadı" hep. Rakı şişelerini sattı. Teşvikiye'deki çatı katında oturdu. Keyfini çıkardı. Kalın sesli ve bol küfürlü konuşurdu. "Oğlum ne hıyarsın sen" demişti. Nermin teyze o hep hıyar olarak devam etti sonraki yaşamına...

    12 Mart operasyonlarında babası içeri girmişti. Annesi Avusturyalı. Çok çekti aslında ama yine de Sağmalcıları ve Bayrampaşa'yı hiç bilmemişti. Hapishane günleri sayesinde öğrendi. Birlikte 1,5 yıl hep gittiler. Her çarşamba annesi için işkence oldu. Özel görüş odasında, ağlıyarak babasına şikayet etti oğlunu...Oğlu o sene sınıfta çakmıştı. Okulda moda yabancı kızlarla yazışmak. Mektup adresleri vardı. Onlardan birine yazmış resim yollamıştı. Kız fransız. Onu beğenmiş cevap yazmıştı. Nasıl da heyecanlanmıştı. O zamana kadar hiç bir kız tarafından beğenilmemişti. Ya da bunun öğrenememişti. Babasına onu anlatıyordu her gidişinde. Aklı sıra onu İstanbul'a davet edecekti. Onun hayali ile yatıp kalkıyordu. Babası önünde cezaevine girdiğini belgeyen tahta panonun asıldığı sabıka fotorağfını vermişti. Arkasına da yazmıştı; "Sizler için yatıyorum. Daha güzel günler için" demişti. Sinek avlamayı da o görüş günlerinde öğrenmişti. Yıllar sonra babası çıktığında anlatmıştı; "Annen gelir ağlar senden şikayet ederdi. Bütün görüş zamanı böyle geçerdi. Sonra siz ikinizi arkanıza bakmadan giderdiniz" demişti. Kıza ne mi oldu? Ne olacak kağıt üzerindeki satırlarda kaldı...

    Uyur ile uyanık arasında. Ama nedense karanlıkta esir aldı eski günler. Eski günler ya da umutsuzların deyimi ile "yaşanmamış yıllar". Devam etti sonraki yıllara gitti. Bazen eli değişmiş bazen teni değmeye çalışmış ama hiç hissetmemişti. Doya doya dokunmamıştı. Yıllar beklememişti onun dokunmasını. O bir durakta duygu otobüsünü beklemişti. O beklemişti. Onun için rakkamlar ne söylese de yıllara dair önemli olan o duraktı. Birgün geldi. Ve yolculuklar başladı. Şimdi geziyor...


    æ    
     
    Tasarım hakkındaki görüşlerinizi yazabilirsiniz

    Dünya Kupası
    Malum Dünya Kupası günleri. Sizce Tv'deki en başarılı ve en başarısız kupa ile ilgili reklamlar hangileri?



    MAİL'ime takılanlar
    Mail adresinize gelen ilginç yazılar bu köşede değerlendirilecek. Mail adresim : s.kologlu@milliyet.com.tr



    Ailenizin TV'si Seyrederken gıcık kaptığınız, beğendiğiniz ne varsa buraya yazın.


    Kafana Takılanı Yaz

    .........