Çağa damgasını vuran karamsar: George Orwell

George Orwell, sadece 20'nci yüzyıla değil, muhtemelen bundan sonraki yüzyıllara da damgasına vuracak bir isim. '1984' ve 'Hayvan Çiftliği' ile edebiyat kadar siyaseti de etkileyen Orwell’ın eserleri, aslında kendi hayatı, endişeleri ve tecrübelerinden izler taşıyor. Tarihte yaşananlar, onun karamsarlığını haklı çıkardı.

Çağa damgasını vuran karamsar: George Orwell

George Orwell ya da kimlikte yazan ismiyle Eric Arthur Blair, 25 Haziran 1903’te o zamanın “üzerinde güneş batmayan imparatorluğu” olan Büyük Britanya’da dünyaya geldi. Öyle herkesin gidemediği Eton College’ı burslu bitirme başarısı gösteren George Orwell, Britanya sömürgesi olan Burma’ya (Myanmar) memur olarak atandı. Memurluğu da aslında polis teşkilatındaki göreviydi.

Sömürge kuvveti olarak Burma’da bulunduğu dönemi de daha sonra yazıya döken Orwell’ın burada geçirdiği günler geleceğini ve yazın hayatını şekillendiren unsur oldu. Burma’daki görevi sırasında gördükleri, George Orwell’da derin izler bıraktı. Devlet, yönetim, güvenlik gibi konularda kaleme aldığı yazılar hem bu dönemin hem de Fransa’da geçirdiği beş parasız günlerin izlerini taşıyor.

Orwell’ın psikolojisini anlamak için dönemin siyasi koşullarına da bakmak lazım. O dönem İngiliz sömürgesi olan Hindistan’da geçen çocukluğu, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulmaya çalışılan ve neticesinde başarısızlıkla sonuçlanan yeni düzenin yol açtığı İkinci Dünya Savaşı “Orwellian” bir okuma yapmak için mutlaka bilinmesi gereken ayrıntılardır.

 

Modern zamanlar fablı

 

 

George Orwell’ı Türkçede '1984' ve 'Hayvan Çiftliği' kitaplarıyla tanıdık. Celal Üster’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan yıllardır baskı üstüne baskı yapan bu iki kitap, Orwell’ın klasikler arasına girmeyi başarmış iki yapıtı oldu. Modern zamanların fablı olarak nitelendirebileceğimiz 'Hayvan Çiftliği', hem Stalin’e hem de bir dönem kendisine yakın hissettiği sosyalizme bir eleştiri içeriyor. Romandaki simgesel anlatım aslında belli kişi, zaman ve mekanların üstünde bir yapıda.

Öyle ki Orwell’ın 'Hayvan Çiftliği’nde çizdiği çerçeve aslında tüm bir insanlığın özetini yansıtıyor. Bu yüzden, yüzlerce yıl sonra da yaşanması muhtemel gelişmelerin bir aynası gibi... Kuşkusuz benzer bir durum '1984' ile çizdiği distopik gelecek dünyasında da var. Özellikle bu konuda zengin olan İngiliz edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olan '1984'; 'Cesur Yeni Dünya' ve 'Fahrenheit 451' ile birlikte aslında herkesin okuması gereken üç distopyadan biri.

 

 

21 Ocak 1950’de Londra’da hayatını kaybeden George Orwell’ın eserlerini Türkçede bulmak kolay. Pek çok yapıtı farklı yayınevleri tarafından okurlara sunuldu. İstisnasız tüm hayvanların eşit olduğu bir dünya arzusunu yaşayan Orwell’ın yapıtları, sinemadan tiyatroya farklı sanat dallarına da uyarlandı. Geçtiğimiz hafta içinde hem '1984’ü hem de 'Hayvan Çiftliği’nin tiyatro uyarlamalarını izlemiş biri olarak, bu işin devamının gelmesinin hem Orwell’ı hem de dünyayı anlamak için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu makaleye ifade bırak