Çağatay Ulusoy: Türkiye'dekinden daha insani koşullarda çalışıyoruz

Türk basınına pek konuşmayan ve röportaj vermekten hoşlanmayan Çağatay Ulusoy'u son zamanlarda Netflix'te yayınlanan 'Hakan Muhafız' dizisinde izliyoruz. Diziyle ilgili Variety dergisinden Nick Vivarelli'ye röportaj veren Ulusoy, yeni çalışma koşullarından çok hoşlandığını söylüyor. Ne güzel, tadını çıkarsın!.. Fakat bu tatlılıklar, Hakan: Muhafız'ın kötü bir dizi olduğu gerçeğini değiştirmiyor maalesef...

Çağatay Ulusoy: Türkiye'dekinden daha insani koşullarda çalışıyoruz

'Hakan Muhafız' neden bir yenilik olarak algılandı?

'Hakan Muhafız' neden bir yenilik olarak algılandı?

Çünkü küresel izleyicilere yeni bir tür Türk dizisi sundu. Türk dizilerinin tipik özelliği olan sosyal drama ve romantizm unsurlarıyla harmanlanmış bir fantezi ve süper kahraman hikayesi anlatıyoruz. Ancak ana akım bir süper kahraman yerine, merkezinde modern bir kahramanın olduğu daha epik bir hikayemiz var. Hızlı ve beklenmedik katlanmalarla dolu. Ayrıca bir komedi unsuru da var.
 

Bölümler tipik Türk dizilerinden çok daha kısa, 33-45 dakika sürüyor. Örneğin, daha önce rol aldığınız 'The O.C.' uyarlaması 'Medcezir'den daha kısa. Bu oyunculuk tarzınız açısından fark yarattı mı?

Aslında benim için daha iyi oldu. Gerçekten odaklanıp tüm enerjim karaktere verebildim. Bu beni daha yaratıcı yaptı.
 

'Haftada 5 gün, günde 10 saat çalışıyoruz'

'Haftada 5 gün, günde 10 saat çalışıyoruz'

Netflix dördüncü sezona yeşil ışık yakıyor. 'Hakan Muhafız' bir süre daha sizi meşgul edecek gibi görünüyor. Türk dizilerinde yapım programlarının zor olduğunu duydum. Sizinki nasıl?

Diğer pek çok Türk dizisinde olduğundan daha insani koşullarda çalışıyoruz. Netflix farklı bir üretim sistemi kullanıyor. Haftada 5 gün, günde 10 saat çalışıyoruz. Kendimi daha üretken hissediyorum. Diğer oyuncular ve ekip de öyle. Bir Türk TV dizisinde her bölüm 120-150 dakika sürer. Haftada bir bölüm çekmek için çok daha fazla çalışmanız gerekir. 'Hakan Muhafız' hikaye anlatıcılığına, mekanlara, karakterlere ve çalışma koşullarına yaklaşım açısından çok şey değiştirdi. Oyunun kuralları yeniden yazılmış gibi.
 

'Türkiye'de daha önce hiç yapılmamış bir şey'

'Türkiye'de daha önce hiç yapılmamış bir şey'

Yazmaktan bahsetmişken... Dizinin yaratıcı ekibinden bahseder misiniz?

Her sezonda farklı yönetmenlerle çalıştım. Türkiye'de daha önce hiç yapılmamış bir şey bu. Karmaşık bir sistem gibi görünüyor ama aslında değil. Her yönetmen ele aldıkları bölüme kendi bakış açısını yansıtıyor. Bu da diziyi daha vizyoner ve farklı kılıyor. Yazarlarımızdan biri olan Jason George, aynı zamanda dizinin baş yapımcısı. Kendisi daha önce 'Narcos' dizisini yapmıştı. Jason George dizinin 'üçüncü gözü' oldu. Küresel tecrübesi ve farklı vizyonu son derece yardımcı oluyor. 

 

Çağatay Ulusoy'un yeni çalışma şartlarını sevmesi anlaşılabilir bir durum. Fakat 'Hakan Muhafız'ın 'yenilikçi, hızlı ve beklenmedik katlanmalarla dolu' bir dizi olduğu savı da bir o kadar komik geldi bana.

Standart bir Türk dizisinden hallice olan Hakan Muhafız'ın yalnızca ilk sezonunu izledim ve sonlara yaklaştıkça 'bitsin artık bu işkence' diye dua etmeye başladığımı hayal meyal hatırlıyorum. Zira dizinin yarısında uyuklamıştım

İstanbul'un reklam filmi gibi çekilen, yapay diyaloglar ve pek de iç açmayan kurgusuyla seyirciyi yakalayamayan, başarısız bir dizi oldu Hakan: Muhafız.

Hepimiz Türkiye'de aşk dizileri hariç başka diziler de çekilsin istediğimiz için konu bağlamında bir yenilik sunduğu kabul edilebilir.

Türklerin mevcudiyet gösteremediği sci-fi alanında bir dizi çekilmesi fikri de hoştu. Bu yüzden çok da eleştirmek istemiyorum.

Zaten genel olarak Netflix'te bir kalite düşüşü olduğu, Hakan: Muhafız'dan katbekat kötü dizilere de rastladığımız bir gerçek.

Şu an tek umudumuz, Beren Saat'in dizisinin Hakan: Muhafız'ı aratmaması...

Bu makaleye ifade bırak