Gündem
31.10.2016 - 14:01 | Son Güncelleme: 31.10.2016-16:21

Can Dündar hakkında yakalama kararı çıkarıldı

Nöbetçi İstanbul 5.  Sulh Ceza Hakimliği, Dündar hakkında "Almanya'da yaşadığının belirlenmesi,  kendisiyle ilgili soruşturma ve kovuşturmaların sonuçsuz kalması için kaçtığı  yönünde şüphe uyanması" gerekçeleriyle yakalama emri düzenlenmesine hükmetti.

Sitene Ekle

İSTANBUL (AA)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen  soruşturma kapsamında, Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Can  Dündar hakkında, "Almanya'da yaşadığının belirlenmesi, kendisiyle ilgili  soruşturma ve kovuşturmaların sonuçsuz kalması için kaçtığı yönünde şüphe  uyanması" gerekçeleriyle yakalama emri düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Dündar hakkında, "terör örgütü  üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına faaliyette bulunmak" suçundan  yakalama kararı çıkarılması talebini değerlendiren nöbetçi İstanbul Sulh Ceza  Hakimliği, bu talebi kabul etti.

GAZETENİN YAYIN POLİTİKASININ TESPİTİNE YÖNELİK BİLİRKİŞİ RAPORU

Hakimlik kararında, Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Anonim  Şirketi (Cumhuriyet Gazetesi) ve gazetenin imtiyaz sahibi Cumhuriyet Vakfı  yöneticileri hakkında FETÖ/PDY ve PKK/KCK silahlı terör örgütlerine müzahir  olduklarına dair soruşturma başlatıldığı hatırlatılarak, şüpheliler hakkında  İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne (TEM) tüm bilgi, belge ve delillerin  araştırılması, sonucunun cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi talimatı  verildiği aktarıldı.

Kararda İstanbul TEM'e, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)  tarafından düzenlenen iki mali analiz raporu, İstanbul Vakıflar Birinci Bölge  Müdürlüğünce ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen 3 araştırma, bir baş  müfettiş raporları, bu raporlar hakkında tanzim edilen bir bilirkişi raporu,  ayrıca gazetenin yayın politikasının tespitine yönelik tanzim edilen açık kaynak  bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu ile şüpheli Can Dündar'ın kullanımında  bulunan telefonlara ait HTS raporlarının da gönderildiği belirtilerek, bunların  soruşturma kapsamında değerlendirilmesi talimatı verildiği kaydedildi.

"TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI" SUÇU DA VAR

Gazete ve gazetenin imtiyaz sahibi olan Cumhuriyet Vakfı yöneticileri  hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220/6. maddesinde yer alan, "örgüte üye  olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" ve TCK'nın 220/8. maddesinde  belirtilen "örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru  gösterecek ve övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde  propaganda yapmak" suçlarından, belirtilen örgütler adına suç işledikleri yönünde  kuvvetli suç, şüphe ve delillere ulaşıldığı aktarılan kararda, şüpheli Dündar'ın  da söz konusu soruşturmanın önemli şüphelilerinden biri olduğu ifade edildi.

Kararda, Dündar hakkında, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti,  mevcut delil durumu ve delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması, atılı  suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırı, atılı suçu işlediğine dair suç  şüphesinin varlığını gösteren delillerin varlığı, şüphelinin Almanya'da  yaşadığının belirlendiği, hakkındaki soruşturma ve kovuşturmaların sonuçsuz  kalması için kaçtığı yönünde şüphe uyandığı, suçun ağırlığı ve önemi dikkate  alınarak yakalama emri düzenlenmesine hükmedildiği bildirildi.

CAN DÜNDAR'IN EVİNDE ARAMA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Terörle Mücadele Şube Ekipleri tarafından yurt dışında bulunan gazeteci Can Dündar'ın Çengelköy'deki evinde arama yaptı.

Polisler, sabah saatlerinde geldikleri evde kimseyi bulamadı. Daha sonra Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar'a ulaşıldı. Dündar, İzmir'den ilk uçakla İstanbul'a geldi. Öğle saatlerinde taksi ile evine gelen Dilek Dündar, kapıları polislere açtı. İçeriye giren Terörle Mücadele Şube Ekipleri arama yaptı. Can Dündar'ın evinde arama yapıldığını öğrenen gazeteci Banu Güven de destek için Dilek Dündar'ın yanına geldi.

BAŞSAVCILIĞIN AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmaya ilişkin yapılan  açıklamada, Cumhuriyet gazetesinin ve gazetenin imtiyaz sahibi konumundaki vakıf  yöneticileri şüphelileri hakkında PKK/KCK ve FETÖ/PDY terör örgütlerine müzahir  olduklarına, 2 Nisan 2013 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan vakıf  üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna, 15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir  süre önce darbe meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler  üzerine, "FETÖ ve PKK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç  işlemek" suçlarından 18 Ağustos'ta soruşturma başlatıldığı belirtilmiş, bu  kapsamda alınan MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü bilirkişi raporları  doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosunun talebiyle  nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden şüpheliler hakkında arama ve gözaltı kararı  alındığı kaydedilmişti.


Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Pamuk ve tütün en çok hangi bölgemizde yetişir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX