Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen yönleri

Bugün 18 Mart Çanakkale Muharebesi’nin 104'üncü yıldönümü... Dünya tarihine geçmiş, zorlu bir savaşın yıldönümü... Peki yeterince biliyor muyuz bu savaşın önemini? 

Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen yönleri

Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'ne karşı verdiği bu mücadelenin kazanılma ihtimali milyonda birdi. Savaş istatistiklerine göre bir metrekareye 6 bin mermi düşüyordu. Bu oran, dünya savaş tarihinin en yüksek rakamıydı. Savaş alanında, havada çarpışarak yapışan sayısız mermi bulundu. Havada iki merminin çarpışma ihtimali ise 600 milyonda birdi...

'Üzerinde güneş batmayan imparatorluk' olarak tanımlanan İngiltere İmparatorluğu donanması, 200 yıl sonra ilk yenilgisini Çanakkale Deniz Muharebesi’nde aldı. "Asla batırılamaz" anlamına gelen "IRRESISTABLE" adlı gemileri, bizim Nusret gemisinin döşediği mayınlarla ilk batan gemilerinden oldu. 

7 Mart gece yarısı Nusret gemisi, düşman devriye gemilerini atlatıp Erenköy mevkiinde 26 mayını teker teker ve sessizce suya bırakarak, savaşın kaderini değiştirdi. O karanlık gecede Boğaz'ı gözetleyen düşmanlar Nusret’i görmedi. Geminin vatansever komutanı Yüzbaşı Hakkı’nın hasta kalbi bu heyecanı kaldıramadı ve Türk milletine zaferi getiren görevi tamamlamanın huzuruyla şehit oldu.


2014 yılında Genelkurmay Başkanlığı Foto Film Merkezi’nce Çanakkale Zaferi ile kahramanlık destanı yazan, Atatürk ve silah arkadaşlarının cephedeki siyah beyaz fotoğraf kareleri paylaşıldı.  

 

”Birinci Dünya Harbi’nde bu kadar insanın ölmesinin, harbin ağır masraflara mal olmasının, 5 bin ticaret ve savaş gemisinin batmasının başlıca nedeni, Türkler tarafından bir gece önce atılan ve incecik bir çelik halat ucunda sallanan 26 adet mayındır” diyerek savaşın kazanılmasında Nusret gemisinin önemi Winston Churchill’ın 1930 yılında bir dergiye verdiği demeçte tekrar vurgulandı.

1915'te Tıbbiye'ye kaydolan birinci sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale'de şehit düştüğü için, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1921 yılında mezun veremedi.

Savaşta şehit düşen askerlerin yaş aralığı 15-42 idi.

Türk tarafının toplam zaiyatı 251 bin 309, İtilaf Devletleri'nin ise zaiyatı 252 bin 446 idi. Bu sayılara şehit, yaralı, esir/kayıp sayısı dahil.

Şehit düşen 2bin 500 askerin göğsünden, içinde kesilmiş saç tutamları olan oyalı mendiller çıktı. Belli ki eşinin, nişanlısının, sevdiğinin veya çocuğunun saçlarıydı bunlar... Göğsünde o mendilleri taşıyarak çarpışan ve şehit düşen askerlerimiz yine göğüslerinde oyalı mendilleriyle defnedildiler.

 

 

Edremitli Seyit Onbaşı, topun ağzına mermi süren vincin arıza yapması sonucu üç tane 275 kiloluk mermiyi tek başına arka arkaya kaldırarak ateşledi. O mermiler üçüncü atışta İngilizlerin “Ocean” zırhlısını batırdı.

Arıburnu çıkarması sırasında büyük kahramanlık gösteren 57. Alay, en büyük kaybı verdi. O günden beri Türk ordusunda 57. Alay yoktur... 57. Alay, dünyada en fazla madalyaya sahip olmasıyla, dünyanın en kahraman alayı olarak nitelendirilir.

25 Nisan 1915'te Çanakkale'yi denizden geçemeyen İtilaf Kuvvetleri, Arıburnu ve Seddülbahir bölgesine karadan çıkarma yapmaya karar verdiklerinde, düşman çıkarmasını haber alan Mustafa Kemal, Arıburnu komutanı olarak tüyleri diken diken eden o meşhur emrini verdi: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” 

Savaşın şiddetine bir de Mustafa Kemal’in şu sözleriyle bakalım: “Bomba sırtı vakasını anlatmadan geçemeyeceğim. Siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına kâmilen düşüyor. İkincidekiler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, 3 dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir korku ve endişe göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenlerin ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldi. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Savaşları'nı kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Demem o ki, Çanakkale Savaşı, dünya savaş tarihine geçen ve onca zorluğa rağmen Türk askerinin istiklal mücadelesi ve vatan topraklarını koruma kuvvet ve inancıyla kazanılmış eşi benzeri görülmemiş bir savaştır. Böyle bir ecdadın torunları olarak ne kadar gurur duysak azdır! Sonsuz minnetle…

"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”

Bu makaleye ifade bırak