Evli çiftlerin istemesine rağmen çocuk sahibi olamamasının, yani kısırlığın ülkemizde psikolojik ve sosyal boyutları vardır. Çocuğu olmayan çiftler kendilerini toplum karşısında yetersiz ve yalnız hissetmektedir. Bunun yanı sıra çevreden sık gelen “Çocuğunuz ne zaman olacak?” sorusu da çiftlerin psikolojik anlamda çökmelerine sebep olabilir. Normal şartlarda güçlü ve dik duran bir bireyin bu süreçte bir hayli yorgun ve güçsüz olduğu görülmektedir. 
 
Eşinize suçluluk psikolojisi yaşatmayın 
 
Bazı çiftler bu süreci çok sancılı geçirmektedir. Özellikle erkeklerin kadınlara yetersizmiş gibi davranması, kadınların tedavi isteklerine ‘sorun kadındaymış’ gibi davranmaları, eşlerinin moral, motivasyon ve özgüvenlerini düşürmektedir. Bu durumda kadınların kocaları tarafından terkedilme korkusuyla suçluluk ve cezalandırılma psikolojisi yaşamaları kaçınılmaz olur. Bu diğer insanlarla iletişimleri sırasında olumsuzlukları, kimseyi istememe, yalnız kalma eğilimi ve bedensel yakınma sorununu da ortaya çıkarabilir. Bu kişiler geleceğe de umutsuz ve güvensiz bakarlar...
 
Tüm yollara başvurun, hemen pes etmeyin
 
Çocuk, evlilikleri taçlandıran mutluluktur. Bu mutluluğun olmaması baş edilmesi kolay bir problem değildir. Ama ne olursa olsun, asla umutsuzluğa kapılarak pes etmeyin. Gerekli tüm tıbbi yollara başvurun. Böylelikle elinizden gelen her şeyi yaptığınızı bilirsiniz. Birlikte çözüm bulmaktan vazgeçmeyin. İlişkinizi güçlendirip kendinizi mutlu edecek her türlü aktivite ve yeterlilik psikolojisine sokacak etkinliklerden faydalanın. Birlikte vakit geçirmek, sevdiğiniz yerlere tatile gitmek, birlikte spor yapmak, her akşam yürüyüşe çıkmak, hobilerle uğraşmak gibi alternatiflerle ortak paydada buluşabilirsiniz. Olumsuz durumlarda, birbirinize yetebildiğinizi, birlikte de hayatın ne kadar keyifli olacağının farkına varın.
 
Birbirinize destek olarak sevginizi güçlendirin
 
Birbirinizi koşulsuz her şekilde sevin, birbirinizi suçlamayın. Durumu kabullenin ve birbirinize destek olun. Bu, ilişkinizi güçlendirecektir. “Ben seni her halinle seviyorum”, “üzerimize düşen her şeyi yaptık”, “senin çocuğunun olmaması, benim sana olan sevgimi ve sadakatimi azaltmaz”, “kendini kötü hissetmeni sağlayacak hiçbir şey düşünmeni istemiyorum” gibi cümlelerle sevginizi güçlendirin. Ne olursa olsun, bir bütün olup birbirinizden vazgeçmeyin.
 
Psikolog Nergis Hasançebi Sürmen
Medical Park Karadeniz Hastanesi