SİYAH ÇAY, YEŞİL ÇAY, BEYAZ ÇAY

 

     Sizi rahatlatıp keyiflendiren, lezzetli, ucuz ve kalorisiz süper bir besin arıyorsanız ve ayrıca o besinin tansiyonunuzu düşürmesini, damarlarınızı korumasını, kalp sağlığınızı destekleyip güneşin cildinize verdiği hasarı onarmasını, hatta sizi kanser, osteoporoz, felç ve kalp krizi risklerinden korumasını, katarakt ve diş çürümesi risklerinizi azaltıp alerji eğiliminizi dizginlemesini istiyorsanız, çay içmelisiniz.

 

    Gerçekten bu tarif çay için az bile kalıyor. Ben çayı çok seviyor,  sık sık demliyor, keyifle içiyorum üstelik her rengini hemen her gün kullanıyorum.

 

    Bizim ülkemizde eski zamanlardan bu yana sadece siyah çay bilinirdi, son yıllarda yeşilçay da gündemimize girdi özellikle son bir kaç yılda ise beyaz çayıda sıkça duyar olduk. 

 

    Çayın hangi rengini kullanmalı, aralarında ki farkları ve tek tek yararlarını konuşalım istiyorum.

 

    Öncelikle çoğu kişinin bilmediği, söylediğimde şaşırdığı bir gerçekten başlayalım. 

    Hem siyah çay, hem yeşil çay hem de beyaz çay aynı bitkidir yani kamelya çiçeği (Camellia sinensis) denilen ağaçcık familyasından gelmektedir.

 

Aynı bitkiyse fark nerede ? 

    Çay bitkisinin üst kısmında ki tomurcuk ve yapraklar hasatçılar tarafından toplandıktan sonra uygulanan işlemlerde ve oksitlenme çeşitlerindedir.

 

Yeşil Çay

    Yeşil çay üretmek için çay yaprakları toplanır, kurutulur ve daha sonra ya Japon usülü olarak buharlaştırılırak ya da Çin usülü şeklinde tavada kızartılarak ısıtılır. Bu işlem oksitlenmeyi durdurur ve yaprakların kendi renklerini, tatlarını ve tazeliklerini korumalarını sağlar.

 

Siyah Çay

    Siyah çay üretmek için yapraklar toplanır,  daha sonra ezilir, parçalanır ve kurumadan önce oksitlenmesi sağlanır. Bunun bir neticesi olarak yapraklar renk değiştirir ve kararak güçlü ve koyu bir tat ile aroma oluşturur.

 

Beyaz Çay

    Beyaz çay ise en uçtaki açmamış tomurcuğun minimum seviyede işlenmiş ve oksidize edilmemiş halidir. Yani bunun anlamı şudur; beyaz çay doğal antioksidanlar içerir fakat çok fazla tadı ve rengi yoktur.

 

    İşlem görmelerinden kaynaklı en fazla antioksidanı beyaz çay içermekte olup, sıralamada yeşil çay ve arkasından siyah çay gelmektedir. 

 

     Kafein içeriği olarak ise sıralama tam tersidir. Her üç renkte ki çayda kafein içerir ancak bu sağlığa zarar vericek bir yapıda ve miktarda değildir. Bu nedenle kafeinsiz çay içmek çok birşey değiştirmeyecektir.

 

     En az işlemle en doğal olanı pek çok uzman tarafından beyaz çay olarak görülsede aralarında çok büyük fark yoktur. 

 

    Çayın içinde yüzlerce doğal kimyasal var. Üzerinde en çok durulanlar “polifenol” yapısında olanlar. Bunlara kısaca “flavonoid” deniyor.

 

    Çaydaki en güçlü polifenol ,  kateşin olarak da bilinen “epigallokateşingallat” (EGCG) isimli madde. Bu maddenin çok güçlü bir antioksidan olduğu biliniyor.

 

    Bir çalışma, EGCG’nin C vitamininden 20 kat daha güçlü bir antioksidan olduğunu ortaya çıkardı. Siyah çaya uygulanan fermantasyon işlemi EGCG isimli maddeyi biraz azaltıyor olsada çaya daha lezzetli bir tad veriyor. 

 

    Sabah egzersiz yapmadan içilen bir fincan yeşil ya da siyah çayın yaklaşık 30 dakika içinde kandaki flavonoid antioksidan seviyesini artırdığı ve bu durumun hücreleri egzersiz sırasında üretilen serbest radikallere karşı koruduğu söyleniyor.

 

   Çaydaki polifenollerden daha çok yararlanmak istiyorsanız onu tatlandırmak için şeker yerine polifenol zengini bal ekleyin ve bir-iki ince dilim limon ilave edin. Ayrıca uzun süre demlemekten kaçının.