Bu yıl Evliya Çelebi’nin doğumunun 400’üncü yılını kutluyoruz. UNESCO tarafından 2011 yılı tüm dünyada Evliya Çelebi yılı olarak ilan edildi. Başta ülkemiz olmak üzere, dünyanın pek çok yerinde Evliya Çelebi’yle ilgili etkinlikler düzenleniyor.
Evliya Çelebi, 25 Mart 1611 yılında İstanbul Unkapanı’nda doğdu. Babası sarayın kuyumcubaşısı Mehmet Zılli’ydi. Babasının 117 yaşında öldüğünü, şair ve savaşçı bir insan olduğunu yine kendisi söyledi. Hezarfen Ahmet Çelebi’yi, Lagari Hasan Çelebi’yi hep ondan öğrendik. Evliya Çelebi, 1635 yılında 24 yaşındayken önce İstanbul’da dolaşmaya; gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 29 yaşında Bursa’ya gitti. IV. Murat’ın sevgisini kazanmış olan Çelebi, Trakya’dan başlayıp Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Bosna, Dalmaçya kıyıları, Ege-Akdeniz adaları, Kırım, Bağdat, Musul, Suriye, Filistin, Mısır, Mekke-Medine, Hicaz, Kafkasya, İran, Macaristan, Azerbaycan, Afrika, Sudan, Habeşistan, Rusya, Lehistan, Avusturya, Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç’e kadar gitti. Tam 50 yıl boyunca gezdi; görüp duyduklarını yazdı. Yazdıklarını “Seyahatname” adlı bugün 10 cilt olan bir kitapta topladı. Bu eser edebiyatımızın en kapsamlı ve en önemli gezi notlarıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun günlük yaşamının kimi zaman eğlenceli, kimi zaman gerçekçi bir dille anlatıldığı bu eserde, ayrıca imparatorluğun yakın-uzak komşularıyla ilgili pek çok bilgi aktarıldı.
* * *
1990’larda bir TRT klasiği olarak anılan, 7’den 77’ye her kuşağın izlediği bir çocuk dizisi vardı: Evliya Çelebi’nin gezi notlarından yola çıkarak hazırlanan “Az Gittik Uz Gittik.” O dönemin TRT?Çocuk Dairesi Başkanı Tekin Özertem’in yüreklendirmesiyle, çocuk çizgi filmlerine gönül vermiş üç-dört arkadaşın çabasıyla ortaya çıkmıştı bu çalışma; 30’ar dakikalık 60 bölümden oluşuyordu. Yarı animasyon, yarı reel çekim olarak hazırlanan dizi Evliya Çelebi ve atı Küheylan’ın yolculuk boyunca başından geçen olayları gülmece diliyle anlatıyordu. Evliya Çelebi ve atı görünmezlik otunu koklayarak kayboluyor, çizgi film reele dönüyor; görünürlük otunu koklayarak da çizgi filme geri geliyorlardı. Pasin Animasyon’un başında, bugün de klasik çizgi film tekniğinin önemli ustalarından biri olan Derviş Pasin ve Ateş Benice’nin, tabii ki her biri değerli birer çizer olan 40’a yakın karikatürist ve illüstratörün bu çalışmada emekleri çoktu. Filmin yönetmeni de Metin Devrim’di. Dizinin senaryosunu ben yazıyordum. O yıllarda “Seyahatname”nin basıma başlanmış, yarım kalmış ciltleri, kısaltılmış kopyaları, bir de Refik Durbaş’ın çocuklar için hazırladığı “Evliye Çelebi’den Seçme Öyküler” kitabı vardı. Oylumlu tek çalışma, 1982’de Üç Dal Neşriyat’ın bastığı Tevfik Temelkuran’la Necati Aktaç’ın hazırladıkları altı ciltlik “Evliya Çelebi Seyahatnamesi” idi.
* * *
Bu üç bin sayfayı bulan altı cildi baştan sona tam iki kez okumuştum. Üçüncü kez de notlar almak için yeniden okudum. Ayrıca bir Alman gezginin yazdığı, Milliyet gazetesinde promosyon olarak dağıttığımız “Osmanlı Şehirleri” adlı 17. yüzyıla ışık tutan bir kitabı da kendime başucu kitabı yapmıştım. Tam iki yıl aralıksız, geceler boyu yerimden kalkmadan bu diziyi yazdım. Evliya Çelebi’yi, gittiği yerlere günümüzde götürüp izleyicinin gözünde geçmişle bugünü karşılaştırmaya çalışmıştık: Kendimizi eleştirttik, sahip çıktığımız eserler için de övgüler aldık. “Az Gittik Uz Gittik” dört ya da beş yıl TRT’de kesintisiz yayınlandı. Bugün yaşları 40-45 olan bütün çocukların gönlünde kendine bir taht kurdu, Evliya Çelebi’yi sevdirdi.
* * *
Daha dün, TÜYAP Kitap Fuarı’nda çocuğunu bana kitap imzalatmaya getiren bir anne-baba, “Yalvaç Abi, biz de sizle büyüdük, hatta annemle babam da!” deyince biraz şaşırdım doğrusu. Hadi 45’lik babaları anladım da; meğerse anne-babası da Evliya Çelebi’nin “Az Gittik Uz Gittik” dizisini onunla beraber seyretmişler. “Niye bu diziler yeniden yayınlanmıyor?” diye sordu bana. İnternette, “Az Gittik Uz Gittik” diye bir araştırma yaptım. Karşıma çıkan jeneriklerde bilinçli bir şekilde benim, Derviş‘in, Ateş’in isimleri silinmiş. Bir anlam veremedim. Yalnızca dizinin sonunda çıkan jeneriği birileri başa almış; kameramanın, yapımcının, emeği geçen bazı arkadaşların isimleri var.
* * *
Yıllar önce TRT Genel Müdürü Kerim Aydın Erdem’e de sormuştum. “Neden 90 yaşında çizgi kahramanların filmlerini yayınlıyorsunuz da, bizim yaptıklarımız yayınlanmıyor?” diye. Bana, “Siz diziyi yaptığınızda 67 il vardı, şimdi il sayısı çoğaldı,” demişti. Oysa ben TRT’ye “Sihirli Pabuçlar” adlı 27, “Tekir Noktalama İşaretlerini Öğretiyor” adlı 25 bölümlük başka diziler de yapmıştım. TRT, “Sihirli Pabuçlar”ı İsveç-Norveç’e satmıştı. Almanya’da da korsan kasetini ben satın almıştım. Hatta Hollanda televizyonu NOS için de, hem Evliya Çelebi’nin Hollanda gezisini hazırlamış hem de “Sihirli Pabuçlar”ın kartla anlatım tekniğiyle hazırlanan çizgi dizisini yapmıştım. Bir yıl boyunca da yayınlanmıştı. Şimdi eski okurlarım, “Neden Evliya Çelebi’nin 400’üncü anma yılında dünün çocukları için olsun ‘Az Gittik Uz Gittik’ dizisinden bir bölüm bile yayınlanmıyor?” diye soruyorlar. Ben söylemiyorum, bu diziyi hâlâ unutmayan bugünün yetişkini 90’lı yılların çocukları olan bir okur soruyor.
Bul

Nedenini bilmiyorum ama,