EgeRSS
20 Mayıs 2010 - 23:32

CHP, ana muhalefet olabilecek mi?

Başlığa bakıp, “CHP zaten ana muhalefet değil miydi?” diye bir soru akla gelebilir. Bu soruya hukuken “evet” ama siyaseten “hayır” yanıtını veririm. CHP sadece muhalefetti, ana muhalefet değildi.
Ana muhalefet, iktidar adayı demektir. İktidara hazırlanan parti demektir. Oysa CHP, uzun süredir hep muhalefete göre dizayn  edildi ve ona göre kadrolaştı. İdeolojik söylemini, örgüt yapısını buna göre ayarladı. Bildiğimiz hiçbir demokraside böyle bir örnek yoktur.
CHP’de iktidar kavramı, ağırlıklı olarak, parti içi iktidar olarak algılandı. Böyle olunca, kadrolarda siyasal nitelikten çok, parti içi iktidar aygıtları etkili oldu ve profesyonelleşme (aynı zamanda niteliksizleşme) çok aşırı düzeye ulaştı.
Geçen yazımızda, parti örgütü ile halkın/
seçmenin eğilimlerinin farklı olduğunu, Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP’nin oylarının belirgin olarak artacağını ifade etmiştik. Araştırmaya bile muhtaç değildi, çevrenize baksanız anlayabilirdiniz bunu. Araştırma sonuçları da bu yönde eğilimleri ortaya koydu zaten.
Ancak iddia ettiğimizin aksine, örgütte bu yönde eğilim ortaya koydu. Bu nasıl açıklanabilir. Bunca zaman, tıkanıklık ve sıkışmaya rağmen örgütü oluşturan kadrolar kılını bile kıpırdatmamıştı. Hatta üç dört gün önce il örgütlerinde delegeler toplantıya çağrılmış, Baykal’ın geri dönmesi ve Kurultay’da aday olması için imzalar atılmaya başlamıştı.
Samimi duygu ve düşüncelerle Baykal’ın dönmemesi gerektiğini düşünenler de gidişine ağlamasalar bile, dönüşü için kampanyalara katılmadan edememişlerdi. Nedeni basitti. Profesyonel kaygı ve siyasi istikbal.
En azından büyük çoğunluğun bu manevrası, yani, “Baykal geri dönsün” kampanyasını yarıda kesip, “Hepimiz Gandiyiz” geçiş ne partiye karşı ideolojik ve duygusal bağlılık ne de demokrasimizin sıkışmasına çare olarak yapılmıştı. Daha önce Baykal’a karşı uygulanan yöntemler, şimdi Kılıçdaroğlu için denenecek.
Bu durumla baş edip edememek Kılıçdaroğlu’nun önünde duran bir liderlik sınavıdır. Etrafında oluşturulmaya çalışılacak olan çember, onun seçmen eğilimlerini ve halkın değişen taleplerini görmesini engelleyecektir. Bu çemberi kırabilir ve hem kadrolaşmadaki hem de ideolojik söylemdeki sıkışmayı görürse lider olacaktır.
Kılıçdaroğlu, lider olabilirse, oluşan bu büyük iyimserliği demokrasimizin dengesi için bir enerjiye dönüştürebilecektir. Alternatifsiz bir AKP karamsarlığına son vermek için, CHP’nin kadrolaşma yöntemi ve ideolojik söylemi değişmelidir. Bu değişim, CHP’ye sürekli muhalefet olmaktan kurtarıp ana muhalefet olma yolunu açacaktır.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Çevreyle uyumsuz, toplumla irtibatsız olanlara ne denir?
Markapon
©Copyright 2010