Nuray Mert, Hüseyin Yayman’ın konuşmasından duymuş ve köşesine aktarmış Fuzuli’nin nefis sözünü. “Söylesem faydası yok, sussam gönlüm razı değil.” Bir süredir bu ruh hali ile yazıyor ve konuşuyorum siyasete dair.
Sürekli eş, dost ve arkadaşlarımdan yazılarıma ilişkin pozitif değerlendirmeler alıyorum. “Çok iyi yazmışsın”, “Bunları okumuyorlar mı?”, “Çok iyi bir değerlendirme, eleştiri” vb. Kimisi siyasetin göbeğinde kimisi kıyısında, kimisi olayları dışarıdan izliyor. Ama sosyal demokrat ve CHP cephesinde ortak duygu, mutsuzluk ve çaresizlik duygusu.
Şimdi de CHP, MYK’da görev değişiklikleri olunca (ki uzun zamandır bekleniyordu) yorum soranlara verdiğim yanıtları paylaşmak istiyorum.
Alaattin Yüksel’in genel başkanlık görevine son verilmesini herhalde sürpriz olarak karşılayan yoktur. Yüksel özel şartlarda bu göreve gelmişti. El yordamıyla görevlendirmelerin ve görev paylaşımının yapıldığı dönemdi. Önce yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı oldu sonra da halkla ilişkilerden. Bu görev dağılımını uygun bulanlar kadar uygun bulmayanlar da vardı.
Yüksel’in işi de çok zordu gerçekten. Bir yandan yeni yapılanma sürecinde birçok acemiliklerin yaşandığı bir partide söz konusu görevleri layığı ile yerine getirmek, bir yandan da paramparça bir örgüt yapısına sahip olan İzmir’de kucaklayıcı bir pozisyon almak öyle altından kolay kalkılacak bir şey değildi.
Bele-diyeler ile örgüt arasında düşmanlık düzeyinde süren profesyonel ve duygusal çekişmeler bir türlü yönetilemiyordu. Alaattin Yüksel, bu süreçte tarafsız olmaya çalışsa da bunu başaramazdı. Taraf olarak algılandı ve belki de çoğu durumlarda taraf olarak davrandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Alaattin Yüksel ikilisinin, İzmir’de tek yetkili güç odağına dönüşmesini yerelde de genel merkez düzeyinde de istenmediğine ilişkin çok sayıda olay yaşandı. En azından basına yansıyanlar bile bu yorumu yapmaya yeterlidir.
Aziz Bey 2014’de aday olmayacağını ilan etmiş oldu. Ardından da Alaattin Yüksel görevinden alındı. Yüksel’in konuyla ilgili sözlerine yer verelim: “Ben zaten görev istememiştim.”, “Kal diyen olmadı, odamı topladım” , “İzmir’den bir MYK üyesi atanmasını önerdim” Ö
İzmir siyasetinden gelmiyor ama İzmir milletvekili Birgül Ayman Güler yeni MYK üyesi oldu. Avantajı da var dezavantajı da. İzmir siyasetini yeni yeni öğrenmeye çalışıyor. İlçe örgütleri ve belediyeleri ziyaret ediyor. Şimdilik yerel örgütler kendisine karşı pozitif. Çünkü burada bir tarihi yok ve yıpranmamış. “Bu iş hocaların işi değil, onlar konuşur, yazar ama biz siyaset yaparız” diyen profesyonel bazı dostlarımız bile Birgül Hocaya kredi açmış durumda. Umarız öyle sürer.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...