03.09.2008 01:39 | Son Güncelleme:
SOL ÇIKIŞINI ARIYOR - 3 / Devrim Sevimay / Fotoğraf: OZAN GÜZELCE

Önce 8 milyonu dinlemek lazım

Ben ilk önce, CHP örgütü, CHP seçmeni ve demokrat kesimler temelinde ve 'seçim kazanma-Türkiye'yi yönetme-merkez solu doldurma' ekseninde bir CHP tartışması yapılmasını öneriyorum Çünkü CHP seçeneğini, başta bu partiye oy veren yedi milyon seçmen ile bu partinin dönüşmesini isteyen bir milyonu aşkın seçmenin gözünde bitirmeden yeni parti talebi gerçekçi değil

Önce 8 milyonu dinlemek lazım

KOÇ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. FUAT KEYMAN: 

Solun bir kısmı "CHP'nin genel başkanı değişse bile artık CHP'yi değiştirmek mümkün değil" görüşünde; buna 50 yıllık CHP'liler dahil. Oysa biliyoruz ki siz CHP'nin dönüştürülebileceğini düşünüyorsunuz; niye?
Çünkü CHP seçeneğini, başta bu partiye oy veren yedi milyon seçmen ile bu partinin dönüşmesini isteyen ve sayıları bir milyonu aşkın seçmenin gözünde bitirmeden yeni bir parti talebinde bulunmak gerçekçi değil.
Sizce hâlâ bitmedi mi?
Bitmemiş ki, yeni parti denemeleri bir türlü başarıya ulaşamıyor.
Sizin öneriniz ne?
Ben ilk önce, CHP örgütü, CHP seçmeni ve demokrat kesimler temelinde ve "seçim kazanma-Türkiye'yi yönetme-merkez solu doldurma" ekseninde bir CHP tartışması yapılmasını öneriyorum. Bence ancak bu tartışma ve denemeden sonra, eğer CHP olanağı seçmen gözünde de bittiyse yeni bir parti o zaman taban bulma kapasitesine sahip olabilir.

CHP'deki siyasi kümeler
 "CHP tartışması yapılsın" diyorsunuz ama hep yapılan zaten bu değil mi?
Yalnız CHP tartışması sadece lider ve üst yönetime endeksli yapılıyor; bu çok eksik. Bence CHP'ye dört siyasi küme içinde yaklaşmalıyız:
Birinci küme, şüphesiz CHP lideri ve üst yönetiminden oluşuyor.
Kesinlikle eleştirileri hak eden bir küme.
İkinci küme, CHP örgütleri ve sayıları bin 200 civarında CHP delegesinden oluşuyor. Bu küme merkeze bağlı, ama değişim ve iktidar isteyen bir yapı sergiliyor.
Üçüncü küme, sayıları yedi milyonu bulan CHP seçmenin kümesi. Lider ve üst yönetimden şikâyetçi, değişim isteyen, korkularını dışarıya vuran, bunu yaparken de seçim kazanmak kadar, siyaset-dışı mekanizmaları desteklemeye kadar varan geniş bir yelpazede hareket ediyor.
Dördüncü küme de sayıları bir milyon civarında, liberal ya da demokrat, kendisini merkezde konumlandırmış, ekonomik aktörlerden sivil toplum örgütlerine bir toplumsal katmanı içeriyor.

TÜSİAD, CHP'ye destek verir
İkinci keredir söylediniz merak ettik, bu "bir milyon"un içinde kimler var?
Bir milyonun içinde liberal ve demokrat aktörler var. Yani toplumsal sorunlara çözüm bulma kapasitesi olan bir partiye destek verecek kitleler, demokratlar, çeşitli sivil toplum örgütleri, diğer sosyal demokrat parti seçmenleri ve daha önceki seçimlerde ANAP'a oy vermiş ama AKP seçeneğinden rahatsız olan seçmenler, kimi ekonomik aktörler, 

TÜSİAD ve belli SİAD'lar gibi...

TÜSİAD CHP'ye destek verir mi?
Bugünün dünyasını anlayan ve Türkiye'yi iyi yöneten bir CHP'ye TÜSİAD destek verir. Bu destek sadece TÜSİAD'la değil, aynı zamanda Anadolu'nun farklı yerlerinde, dinamik bir ekonomi üreten SİAD'lar ve genç işadamlarıyla birlikte de düşünülmelidir.
"Bir milyon" rakamına nasıl ulaştınız?
2002 ve 2007 seçimleri karşılaştırması bu kitlelerin toplamının bir milyona yakın olarak çıkıyor. Sadece CHP lideri ve üst yönetimi hedef alan bir tartışma yaptığınız zaman işte bu bir milyonluk kitleyi, parti yönetimini belirleyecek delegeleri ve yedi milyon seçmeni tartışma dışında bırakmış oluyorsunuz.

Seçim kazanacak parti isteniyor
Bu üç kümeyi bir CHP tartışmasının içine çekmek mümkün mü sizce?
Bence en gerçekçisi bunu denemek. Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin "AKP'yi kapatmama" kararı ile birlikte aslında Türkiye siyasete geri döndü. Artık merkez sol seçmen ve demokratlar sadece AKP'den şikâyet etmiyor, seçim kazanacak bir parti istiyor.
Zaten bu nedenle işe ilk önce CHP'de dönüşümü sağlayacak CHP seçmeni ve demokrat kesimlerle bağlantı kurmaktan başlamak lazım. Yani önce 8 milyonu dinlemek lazım. Sonra onların değişim isteğini örgüte ve delegeye taşımak gerekiyor. Bunları yaptıktan sonra da üst yönetimde değişiklik istenebilir.
İyi ama o delege değil mi ki son kurultayda Umut Oran'a 15, Haluk Koç'a 168 oy veren; delegeden üst yönetimi değiştirmesi nasıl istenecek?
Eğer bu dört kümenin de aynı zamanda düşünüldüğü bir tartışma başlatılırsa ben CHP delegelerinin de iktidar olacak bir CHP isteyecekleri düşüncesindeyim. Ama eğer olmazsa, o zaman zaten taban yeni bir parti talep edecek duruma gelmiş demektir. Ancak o zaman üçüncü ve dördüncü kümeler temelinde yeni parti oluşumuna gidilebilir. Bence en gerçekçi yöntem bu.

'Yeni Akıl Platformu'
Ne zaman ve nasıl yapılmalı bu tartışma; aklınızdan geçen bir yöntem var mı?
Bu tartışma 2009'daki yerel seçimlerden sonrasına kadar yapılabilir. Tartışmaları kamusal toplantılar, kamuoyu yoklaması ve konferanslar şeklinde ele almak mümkün.
Eğer bu tartışmalardan CHP'nin 2011 seçimlerinde AKP'den daha fazla oy alma kapasitesi temelinde olumsuz düşünce çıkıyorsa, ki bu gözlemlenebilir, o zaman yeni parti kararı alınır. Karar alma aşaması dahil her şey 2009 yılı içinde yapılıp tamamlanabilir.
Sizin Umut Oran'la çalışmalarınız ne aşamada?
Umut Oran, bir grup arkadaş ve ben yaklaşık üç yıldır Türkiye'nin iyi, adaletli ve demokratik yönetimi sorunu üzerine çalışıyoruz. Bu çalışma, AKP'yi sandıkta yenecek bir merkez sol yaratmak ve bu temelde bugün CHP'nin dönüşümünü gerçekleştirmekten, Türkiye'nin sorunlarına yanıt bulacak projeler üretecek bir çalışma ve düşünce platformu yaratmaya kadar uzanan etkinlikleri içeriyor.
Biz bu platforma "Yeni akıl", bu siyasete de "Yeni siyaset" dedik, böylece "Yeni Akıl Platformu"nu kurduk. Bir süredir Anadolu şehirlerini dolaşıyoruz, bu şehirler üzerine çalışmalar yapıyoruz. Önümüzdeki ekim ayından itibaren de daha aktif bir döneme gireceğiz, mesela üye sayımızı artıracağız.

Eleştiriler üç grupta
Şu ana kadar insanlardan aldığınız tepkileri gruplandıracak olursanız, kimler ne diyor size?
Üç gruba ayırabiliriz.
1- CHP seçmeni olup üst yönetimden şikâyetçi olanlar. Bu grup bizim hareketi gerçekçi buluyor ve destekliyor.
2- Anadolu'da değişim isteyen, AKP hegemonyasından şikâyetçi, Türkiye'yi iyi yönetecek bir partiye oy verebilecek ekonomik ve sivil toplum aktörleri var. Bu gruptan da destek geliyor.
3- Bir de yeni bir siyaset anlayışını destekleyen ama CHP dönüşümünü gerçekçi görmeyen eleştirel görüşler var.
Bu gruptakiler de daha çok entelektüel ve sivil toplum camiasından oluşuyor.
Çoğunluk kimde?
Sayı olarak bir ve iki daha çoğunlukta, ses olarak ise üçüncü grup.

 


Köln’de 1994’ten beri milletvekili seçilen Lale Akgün, Baykal-Sarıgül gerginliğinin yaşandığı 2005’teki CHP kurultayına konuk olmuştu.

ALMAN SOSYAL DEMOKRAT PARTİSİ KÖLN MİLLETVEKİLİ LALE AKGÜN:

CHP'yi tamamen gözden çıkarmak akıllıca değil


Neresinden baksanız, Türkiye'de CHP'nin her zaman yüzde 15'lik bir oyu var. CHP'yi gözden çıkarmak, solun zaten bölünmüş oyları için akıllı bir karar olmaz
CHP'nin kendi içinden yenilenmesi de maalesef imkânsız görünüyor. Bence yeni oluşumların, mesela 10 Aralık Hareketi gibi, CHP'yi harekete geçirmesi gerekiyor

Alman sosyal demokratları nasıl başardı?
Alman SDP'nin 144 senelik mazisi var. O 144 senenin en çarpıcı özelliği şu: Zaman içinde değişimlere ayak uydurmayı başarmak ve hiçbir zaman halktan kopmamak. 
"Trend"in ve halkın nabzını tutmuş olması ve bunu programlarına aktarmayı başarması SDP'nin başarısının sırrı...
Burada CHP'ye bir eleştiri var mı?
Ben Türkiye'yi başka ülkelerle kıyaslamayı doğru bulmam, her ülkenin şartları, tarihi ve gelişmesi farklıdır ama CHP de hiçbir zaman Avrupa'da anlaşıldığı gibi bir sol olmamıştır.
Milli gelirin adil bir şekilde dağıtılmasında önder bir rol oynamamış, mesela toprak reformunu hiçbir zaman gerçekleştirememiştir. Ecevit her ne kadar "Toprak işleyenin, su kullananın" dese de bu vaatler hep lafta kalmıştır.

12 Eylül solun belini kırdı
Sizce Avrupa'daki gibi bir sol Türkiye'de niçin bir türlü hayat bulmuyor?
Bir kere Türkiye'de solun belinin kırılması 12 Eylül 1980 darbesinin sonucudur. Ondan evvelki zaman zarfında Türkiye'de sol yine kendi çapında ilerleme ve gelişme göstermiştir.
 Çok kuvvetli olmasalar bile sendikalar, sivil toplum örgütleri, dernekler, sol fikirlerin münakaşasını rahatlıkla yapabiliyorlardı. Ama 12 Eylül askeri darbesi solu silindir gibi ezdi ve dağıttı.
1980-81 yıllarında, birçok aydın arkadaş Almanya'ya kaçtığında burada kendileriyle tanışma ve konuşma fırsatını buldum. Dolayısıyla aydın insanların toplumsal ve politik sahneden nasıl uzaklaştırıldıklarını biliyorum. Sol 1982 Anayasası'yla birlikte öyle bir sarsıldı ki bugün hâlâ kendini toparlayamıyor.
Ama tek suçlu da 12 Eylül değil herhalde değil mi?
Değil tabii, bir de bugünkü CHP sorunu var. Sosyal adalet, dayanışma, beynelmilelcilik, azınlıkları koruma ve değişime açık olma... CHP bütün bu konularda maalesef halkın ihtiyaçlarına cevap veremedi. İşçiye, emekçiye, köylüye hiçbir konsept sunamadı. Hatta öyle ki CHP işçi ve emekçi sınıfı tarafından elit partisi olarak algılanıyor.
Ayrıca halkının çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede sosyal demokratların dini konulara kapalı kalması anlaşılır gibi değil.
Aslında Türkiye'yi bugünkü laik ve dinci kesim arasındaki kutuplaşmaya kadar getiren biraz da bu konuların sosyal demokratlar tarafından sahiplenmemesi olmuştur.

CHP harekete geçirilmeli
CHP Avrupa genelindeki sol camiada nasıl algılanıyor?
Avrupa solu CHP'yi milliyetçi, tutucu ve treni kaçırmış bir parti olarak değerlendiriyor. CHP'nin AB hakkında düşünceleri çok net değil, çünkü tavrı belli değil. AB'nin beklediği reformları çoğu zaman kabullenemiyor, hatta karşı çıkıyor.
Mesela Sayın Baykal'ın Ergenekon olayında  "Davanın avukatıyım" demesi AB'de büyük bir şaşkınlık yarattı.
Siz uzaktan bakınca Türkiye'deki sosyal demokratlara nasıl bir çözüm öneriyorsunuz?
Neresinden baksanız, Türkiye'de CHP'nin her zaman yüzde 15'lik bir oy potansiyeli var. Böylece CHP'yi gözden çıkartmak, solun zaten bölünmüş oyları için çok akıllı bir karar olmaz. Öbür yandan, CHP hem parti içi demokrasisi konusunda, hem  daralmış konuları açısından -hep aynı konular işleniyor çünkü: milliyetçi görüşler,  laiklik-  o kadar kemikleşmiş bir durumda ki, CHP'nin kendi içinden yenilenmesi de maalesef imkansız görünüyor.
Bence yeni oluşumların, mesela 10 Aralık Hareketi gibi CHP'yi harekete geçirmesi gerekiyor. Başarılı olur mu, bilemiyorum, ama bence denenmeli.

İl teşkilatları çalışmalı
Sizde de, bizde de 2009'da yerel seçim var; SDP nasıl bir kampanya planlıyor?
Seçim kazanmanın tek bir yolu var: Canı yürekten çalışmak. Örnek: Milletvekili seçildiğim Köln şehrinin nüfusu 1 milyondan biraz fazla, SPD'nin ise 6 bin 500 üyesi var. O 6 bin 500 üye seçimde çalışmak için şimdiden hazırlanmaya başladı.
Bu arada yerel düzeyde -yani Köln SPD il teşkilatı olarak- yerel seçim programı hazırladık: "SPD 2009 Haziran’ında seçimi kazanırsa, Köln'de yerel düzeyde neler yapacak?" Bu program Köln için özel dikim, yani konfeksiyon değil.
Şimdi bence CHP de il il, o ilin ihtiyaçlarına cevap verecek parti programları hazırlamalı. Ama bunu da Ankara'daki parti genel merkezi değil, o ilde yaşayan CHP'liler yapmalı. Başka türlü yerel seçim kazanmak mümkün değil.
CHP her ile göre projeler hazırlasa yerel seçimleri kazanır mı, bu yeter mi sizce?
Eğer CHP gelecek senelerde Türkiye'nin politik sahnesinde önemli bir rol oynamak istiyorsa, elbette önce halkçı bir parti olduğunu göstermeli. Zaten başka alternatifi yok. Bir partinin görevi devleti temsil etmek olamaz, tabii ki devlete ve yasalarına son derece saygılı olması lazım, ama bir partinin görevi halkın ve toplumun sorunlarına cevap vermektir. CHP bunu yapsın yeter.

CHP’nin künyesi
CHP 9 Eylül 1923'te kuruldu. 16 Ekim 1981'de kapatıldı. 25 Mayıs 1983'te Halkçı Parti (HP), 12 gün sonra da Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. 5 Kasım 1985'te SODEP ile HP birleşti, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) adını aldı. CHP 9 Eylül 1992'de tekrar açıldı. 19 Şubat 1995'te CHP-SHP birleşti. 24 Ekim 2004'te YTP, CHP'ye katıldı.

 

YARIN: ZÜLFÜ LİVANELİ EŞBER YAĞMURDERELİ

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0