Pazar
08.10.2017 - 02:30

Çocuk tecavüzcülerine iyi hal indirimi

Sitene Ekle
Medya Analizi  |  Belma Akçura okur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Bir toplum kendi bünyesinde giderek büyüyen hastalıklı olayları görmemezlikten gelebilir mi?

Sorunları ülke haritasının arkasına hiçbir şey olmamış gibi gömebilir mi?

Çocuk tecavüzleri sanırım bu ülkenin en travmatik olaylarından biri ve belki de en önemlisi. 

Fakat ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının, yargının ve medyanın bu olaylara yönelik haber anlayışı ve tutumu da değişmiyor. 

Raporlara, yargı kararlarına haberlere bakın!

Çocuğa tecavüz neredeyse toplumsal bir yara olmaktan çıkmış; hava durumu sunar gibi ya tek tek rapor ediliyor ya belli aralıklarla istatistiklere dökülüyor ya da iyi hal indirimleriyle sanıklar serbest bırakılıyor, olaylar geçiştiriliyor.

Ve sonra: “…acınası sefilliğindeki perişan insanlık!”

Bir ayda üç haber

Bir ay içerisinde okuduğum üç haber…

13 yaşındaki çocuğa cinsel istismar davasında sanıklara iyi hal indirimi uygulandı. Sanıklardan biri öğretmen ve mahkeme iyi hal indirimi uyguluyor. Diğer sanık “duruşmalardaki samimi söylemleri, iyi hali ve tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak’ tahliye ediliyor.

İkinci haber…12 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz… Sanığın yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, geçmiş hali ve sosyal ilişkilerini dikkate alan mahkeme, cezayı 15 yıla düşürdü. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, cezayı az bularak itiraz etti.

Yine 13 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla bir kişi hakkında “duruşmada olumsuz bir tutum ve davranışı görülmediği için” denilerek cezası indirildi.

Biz bu haberleri bu şekilde vermeye devam edeceksek medyanın sorumluluğu nereye kadar? Örneğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın çocuklara tecavüz davalarında bugüne kadar mahkemelerin verdiği kaç “cezada indirim”e itiraz ettiğini biliyor muyuz? Kaç davanın böyle indirime maruz kaldığını...

Yüzde 5’i yakalandı 

Bu büyük fotoğrafın sadece bir ayağı: Çünkü Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa hazırladığı rapora göre 2014 yılı verilerine göre evet, dünyada çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamalarında artış var ama tecavüzcülerin ancak yüzde 5’i yakalandı. Adli Tıp’a her ay 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor. Açılan toplam dava 40.266 mahkumiyet ise 13.968.

Sonuç; üç yıl öncesine kadar yani 2014 yılında, Türkiye’de bin 377’si erkek,
9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere toplam 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı.

Bu geçen üç yılda ne oldu bilmiyoruz. Çocuklara istismar ve tecavüz arttı mı? Yoksa tecavüzün adalete intikali mi arttı? Bunu bilmiyoruz. Pedofili üzerine bilimsel verilere dayanan bir araştırmamız var mı? Ama yargıya intikal eden davalarda mahkemelerin sürekli olarak cezada indirim yaptıklarını biliyoruz. Bu cezada indirimin, suçun artmasında rolü olup olmadığını araştırmak, takip etmek bu mesleğin görevi değilse nedir? 

Suça itilmiş çocuklarla ilgili suçlarda ve cinsel saldırılarda medyanın belirlediği kurallar var; kimliklerinin açıklanmaması, fotoğraf ve görüntülerinin kullanılmaması gibi… Basının bu kurallara uygun davranmadığını söylemek haksızlık olur. Ancak bu soruna dikkat çekmek, kamuoyunda yaratacağı etki ve yararı dikkate almak gibi bir kaygıyla hareket etmediği de bir gerçek.

Çocukların ruhsal ve bedensel olarak örselenmesine seyirci kalmak, buna gereken önemi vermemek, bir ülkenin vicdanen ve ahlaken de çöküşü demektir. 

Bir övgü bir yergi

Kamuoyunun iyi, çocukların örnek alacağı haberlere gerçekten ihtiyacı var. Dürüstlük Kantini gibi... Mihalgazi Ortaokulu’nda haftada iki gün uygulanan pilot bir proje. Bu proje kapsamında öğrenciler sorumlusu bulunmayan kantine gelerek ihtiyaçlarını alıyor, parasını kasaya bırakıyor, gereken durumlarda da para üstünü kasadan kendileri alıyor. Okul müdürünün esprisi ise muhteşem: “Kasamız sürekli fazla veriyor.”

Irak’taki bağımsızlık referandumu ardından İstanbul Beşiktaş’ta antisemitist içerikli bir pankart açıldı. “Yahudi asıllı Barzani. Biz senin kim olduğunu ve amacının Kürdistan değil, büyük İsrail olduğunu biliyoruz. Bir gece ansızın gelebiliriz.” Medyanın bu haberi yok sayması, Yahudi ifadesini bir küfür gibi pankarta ekleyenleri kınamaması vahimdir. Irkçı eylemleri bugün görmezsek yarın daha vahim olaylara tanıklık etmek zorunda kalabiliriz. 

HAFTANIN FOTOĞRAFI

The Guardian Kaliforniya’daki Yosemite Ulusal Parkı’nda 2014’de meydana gelen El Portal yangınlarını yeniden hatırlattı. Gazete küresel iklim değişiklikleri nedeniyle benzer  yangınların yeniden değişik yerlerde olabileceği konusunda uyarıyor.

 

 

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.