Çocuklarınızı dini konularda, vecibelerde zorlamayın!

İbadetleriniz çocuğunuzla aranıza girmesin. Onların da beklediği paylaşım saatleriniz olsun!
Kızımız 8 yaşındaydı. Sürekli annesiyle birlikte olmayı gözlüyordu. Annesi ise ibadetlerine çok düşkündü. Boş kaldıkça hep namaz kılar, Kur’an okur, tespih çekerdi. Ne zaman annesini yanına çağırsa, onunla birlikte olmak istese, annesi, “Şimdi namaz kılacağım, Kur’an okuyacağım” diye cevap verirdi. Yine bir gün, annesiyle birlikte parka çıkmak istemişti. Annesi de yine aynı cevabı vermişti, “Namaz kılmam lazım yarın çıkalım”. O da “Öff be! Sen de hep namaz kılıyorsun. Bu namazı hiç sevmiyorum” diye ağlayarak odasına koşmuştu. Annesi şaşkındı...

Oğlumuz 5 yaşındaydı. Televizyonda annesinin ve oğlunun en çok sevdiği programlar çakışıyordu. Anne hatim programını izlemek istiyor, oğlu da o saatteki en çok sevdiği çizgi filmi. Anne, “Hatmimi bitirmem gerekiyor” diye, çocuğunun çizgi filmini izlemesine ısrarla izin vermiyordu. Çocuk da hep ağlıyordu. 6 yaşına geldiğinde kendisine Kur’an öğretmek isteyen ablasına, “Ben Kur’an’ı hiç sevmiyorum, öğrenmek de istemiyorum!” demişti.

Ve kızımız 12 yaşında bir ergendi. Annesi ile birlikte arabada giderken en sevdiği müzik kanalını açmak istiyordu. Annesi ise buna izin vermiyordu. Ya ilahi ya da Kur’an dinlemesini istiyordu. Bir gün yengesinin arabasında ergen kızımız, “Oh be! Annem yok ya, ilahi ve Kur’an da yok, istediğim kanalı dinleyebilirim!” demişti. Yengesi şaşkındı...


Ä°lgili resim


Önce nasıl sevdireceğinizi düşünün
Dini konularda çocukla inatlaşmak, zorlamak, örnek olma adına olsa da, ne kadar doğru olduğuna inansanız da çözüm değildir. Aileler uzlaşmacı bir yol sergilemeli, çocuğu cezalandırır konuma düşmemeli, onları zorlamamalıdır. Anne baba öncelikle nasıl sevdirebilirim diye düşünmeli, çocuklarıyla konuşmalı, anlatmalı, yaşına ve bireyselliğine uygun çözüm yolları üretmeli, orta yolu ve dengeyi sağlamalıdır. Çocuklarıyla sevgi bağı güçlü olan ebeveynler, muhakkak çocuklarına önce örnek olacak, sonra da onlara sevdirerek, dini vecibelerini yerine getirmelerine yardımcı olacaklardır. İbadet saatlerimiz asla çocuklarımızla aramıza girmemeli, hatta onların da gözlediği bir paylaşım saati olmalıdır!

Anneler nasıl davranmalıydı?
Üç annemiz de bir yerlerde hata yapıyorlardı. Birinci annemiz çocuğuna hiç vakit ayırmıyordu. O hep evdeydi ama nitelikli ve kaliteli zamanı yoktu çocuğu için. Çocuk da sevildiğini hissedemiyordu. Annesiyle arasına giren ve bahane olarak sürülen bu namazı kendisi de sevmemeye ve öfke duymaya başlamıştı çünkü sonrasında da annesi sözünde durmuyor, onunla oynamıyor veya parka götürmüyordu. Çözüm nasıl olabilirdi? Namaz kılarken anne onun yanında olmasına izin verebilir veya birlikte kılmayı teşvik edebilir, ödül olarak da parka çıkabilir veya oyun oynayabilirlerdi. İkinci annemiz ise hatmini bitirmeyi istemekte çok haklıydı ama çocuğuyla inatlaşmamalı ve onunla konuşarak uzlaşmalı, anlaşmalıydı. Bu bir gün oğlunun çok sevdiği çizgi filmi birlikte izlemek ve bu çizgi film üzerine onunla birlikte yorumlar yapmak, diğer gün de oğlu ile birlikte hatim programını izlemek, ona da takke takmak, yanına oturtmak ve onun parmağıyla birlikte Kur’an’ı takip ettirmek olabilirdi. 12 yaşındaki ergen kızımızı da annemiz anlamalı, zorlamamalıydı. Yolda giderken kızının istediği müzik kanalını, dönerken de ilahi dinleyerek onunla uzlaşabilir, anlaşabilirdi.

Fazilet Seyitoğlu
Uzman Klinik Psikolog
www.myfamilyterapi.com
 

Kaynak: Seyitoğlu, F. (2017). Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü. İstanbul: Hayykitap.