Pasif saldırganlık ne demektir?

Saldırganlık, birine zarar verme güdüsü ile hareket etmek ya da bir hedefin gerçekleşmesi için araç olarak kullanmak olarak iki çeşittir. Örneğin; sözle ifade ettiğinizde yerine getirilmeyen isteklerinize karşı bağırmak ya da çekiştirmek gibi davranışlar gösterdiğinizde bu, saldırganlığın araç olarak kullanıldığını gösterir. Sebepsizce zulüm etmek ise saldırganlığın ileri boyutudur. Pasif saldırganlıkta ise bunların hiçbiri olmaz. Aksine kişi sakindir ve saldırgan tanımına asla uymaz.

Bireyin kendi kişiliği ile ilgili algıları, örtük güdülerini ifade etmek için kullandığı kanalları belirler. Kişinin kendine yüklediği benlik sistemi, bunları dışavurumunu yani hangi yola kanalize edeceğini belirler. Algılanan kişilik değiştikçe bu güdünün ifadesi de davranışsal olarak değişir.* Bu ne demektir birazdan açıklayacağım.

Pasif Saldırganlığı nasıl anlarız?

Çocukların yüzde doksanı pasif saldırgan tutum sergilerler. Genellikle uyumludurlar. Bazı çocuklar -yüzde olarak az bir kısma denk gelen grup- isyankârdır. Aslına bakarsanız, uyumlu çocuğu da isyankâr çocuğu da eleştiren anne baba ortaya çıkarır. Doç.Dr. Azmi Varan bir seminerinde şöyle demişti: 'Uyum, çocuğun baskıya uyumudur.'  Çocuk, varolmak için uyumlu olmaya çalışır. Yukarıda bahsettiğim algılanan kişilikten kastım bu. Çocuk saldırganlığı açıkça göstermez. Bunun yerine ödev yapmaz, yemek yemez, kıyafetini kendi giymez, servisi için çabuk hazırlanmaz, odasını toplamasını istediğinde bunu yüzlerce kez söylemeniz gerekebilir. Tüm bunlar çocuğun açıkça gösteremediği saldırgan dürtüsünü pasif olarak sergilemesine olanak tanır ve aileye şunu demek ister: “Sana istediğini vermeyeceğim.”

Yetişkinlerde ise, özellikle iş hayatında bu tip insanlarla sık karşılaşırsınız. Yine varolmak için baskıya uyum sağlayan bireyler tepkilerini, işleri aksatma yoluna giderek gösterirler. Bir işi yapmak için üzerine alır ancak ya geciktirir ya da eksik yapar. Eğer patronunuzdan övgü dolu bir söz aldıysanız mutlaka sizin açığınızı bulduğu bir yorum yapacaktır. Şikâyet etme huyu çok olabilir. İşi üzerine alır gibi görünür ancak çaba sarf etmez. Aslında onun da demek istediği şudur: “sana istediğini vermeyeceğim.” Eğer pasif saldırgan kişiliği olan sizin patronunuz ya da müdürünüz ise hatanızı yüzünüze vurmaz ama daha sonra başka bir durumda bunun acısını çıkarabilir. Yine yukarıda bahsettiğim gibi algılanan kişilik değiştikçe bu güdünün davranışsal olarak ifadesi de değişecektir.

Pasif saldırgan tutumla nasıl başa çıkarız?

Çocuklarda bu durumun eleştiren anne baba tavrı nedeni ile ortaya çıktığını söylemiştik. Kabul ve şefkat veren yanınızı daha çok ortaya çıkarmak işe yarar. Okula geçme kalma, ödevini yapmadan gitme gibi bir durumu olduğunda inatlaşmayın, sonucunu kendisinin ödemesini sağlayın. Odasını toplamasında ya da diğer sorunlarda çözüm yollarını birlikte bulmaya çalışın. Şefkatli ve sevecen yanınızı daha çok ortaya çıkarın. Özellikle yavaş yaptığı konularda gerilim yaratmanız çözüme fayda sağlamaz. Sakin ve sabırlı yanınızı geliştirmeye bakın.

İş hayatında bu kişilerle birlikte iseniz açık, net ve kararlı olmak da fayda vardır. Kuralları net olan bir çalışma ortamı oradaki personel arasında denge oluşmasını sağlar. Herhangi bir sorun yaşadığınızda konuyu kişiselleştirmeden tekrar aynı durumla karşılaştığınızda ne beklediğinizi açık ve net dile getirmelisiniz. Suçlayıcı tutum işe yaramaz. Yapıcı bir iletişim dili zamanla size uymasını sağlayacaktır.

Sevgilerimle

Dilek Söylemez

Psikolojik Danışman

www.dileksoylemez.com

www.instagram.com/dileginimgeleri

* Ok, A.B., Toker, Y. (2016). Saldırganlığın Örtük ve Açık Benlik Yansımalarının Değerlendirilmesi.Türk Psikoloji Yazıları,19 (Özel Sayı), 34.