Eli güğümlü, belinde bardaklık olan bozacılar eskisi gibi sıklıkla sokaklarda dolaşmasalar da boza halen eski alışkanlıklarımızın ve geleneklerimizin bir parçası. Uzmanlara göre enerji içeriği yüksek olan bozanın, herkes tarafından özellikle de çocuklar tarafından içilmesi öneriliyor. Diyetisyen İpek Ağaca da özellikle sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu şiddetle tavsiye ediyor.

Türkiye'de genellikle darıdan yapılan boza, mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, kara buğday, arnavut darısı, gernik gibi tahılların unu, bazen de pirinç ve ekmek, nadir olarak da kenevir unu ve karamuk mayalandırılarak yapılıyor. Bozanın mevsiminin eylül-mayıs ayları arası olarak bilindiğini söyleyen diyetisyen İpek Ağaca bir bardak bozanın ortalama 350 kalori enerji verdiğini belirterek, şunları söyledi: "Besleyici değeri yüksek olan bozanın içeriğinde fosfor, çinko gibi mineraller, B1 ve B2 vitamini gibi vitaminler bulunur. Sindirim sistemi üzerinde olumlu etki gösterir. Aktif mayalar sayesinde sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunur; yani bozanın probiyotik etkisi vardır. Mayalanması sırasında oluşan laktik asit de sindirim sistemi için oldukça önemlidir."
 

Kimler rahatlıkla tüketebilir?

Bozayı; zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle büyüme çağındaki gençler, gebeler, emziren kadınlar, sporcular ve kilo almak isteyenler için iyi bir enerji kaynağı oluşturur. Fazla kilosu olan kişilerin boza tüketirken 1 çay bardağını geçmemeleri ve ara öğün yerine tüketmelerini tavsiye eden İpek Ağaca, bozanın serin bir ortamda 3-5 gün saklanabildiğini söyledi. 3-5 günden fazla beklemiş olan bozanın tüketimi sonucunda besin zehirlenmeleri oluşabileceğinden tüketimde dikkat edilmeli.