Bembeyaz sağlıklı dişlere sahip olmak, asırlardır insanların güzellik ve genç görünüm için koyduğu kriterlerden biridir. Öyle ki yüzlerce yıl önce, insanlarin daha beyaz dislere sahip olma istekleri nedeniyle, ilk beyazlatma tedavisi, Romali hekimler tarafindan 1. yüzyilda ortaya atilan idrarla disleri firçalama yöntemi olmuştur. 1300’lü yillarda dis çekiminden  sonra en çok talep edilen dis tedavisi sekli dis beyazlatmaydi. Zamanin berber hekimleri, disleri beyazlatmak amaciyla önce dislerin dis yüzeyini sert metallerle asindiriyor, daha sonra da yüzeye aquafortis adini verdikleri nitrik asit solüsyonunu uyguluyorlardi. Bu tedavi sekli 18. Yüzyila kadar degismeden devam etmis, 1800’lü yillarin sonlarina dogru ise yerini hidrojen peroksit, eter karisimina birakmistir. Sonraki yillarda ise en sik kullanilan beyazlatici ajan hidrojen peroksittir.

Günümüzde ise aileler çocukların dişlerinde gördükleri renkleşmeleri önemsiyor ve hekimlere danışıyorlar.Çoğunlukla estetik kaygıyla kontrole getirilen çocuk hastalarımdaki lekeler bazen bebeklik ve erken çocukluk döneminde ilaç kullanima bagli (demir preparatlari, demir içeren vitamin suruplari,antibiyotik gibi) lekeler olabilecegi gibi, dis çürügü baslangicinda izlenen lekeler de olabiliyor.Mevcut lekeler çürük baslangiç asamalarinda izlenen siyah lekeler ise dis çürügü olusumu ve ilerlemesine sebep verecegi için tedavisini yapıyor ve çürügün ilerlemesi önleyebiliyoruz. Baslangiç çürügü olmayan siyah lekeler ise bakterilerin ürettigi hidrojen sülfit ile tükürük ya da dis eti sivisinda bulunan demirin etkilesimi sonucu meydana gelmektedir, estetik açidan kötü göründügü ve çürük olusum lekelerinin izlenmesini önleyebilecegi için onları temizliyoruz.

Yetişkinlerde karşılaştığımız renkleşmelerin sebepleri ise dişin yapısından kaynaklanan  veya dış etkenlerle olan  ya da yaşlılık, aşınmaya bağlı oluşmuş lekeler olabilir. Dış kaynakli renklenmelerin sebepleri, çay, kirmizi sarap ve kahve gibi bazi içeceklerin, tütün, yiyecekler ve ilaçlarin mine ve pelikil yüzeyi tarafindan absorbe edilmesi olabilir. İç kaynakli renklenmeler ise dişin travmaya uğraması,kanal tedavisinde kullanılan ilaçlar veya tetrasiklin(antibiyotik) renklenmelerinden kaynaklanabilir. Burada tetrasiklin kullanımı için bir uyarı notu düşmek isterim.Yapılan araştırmalara göre,öndeki süt disleri,  tetrasiklinin, anne karnindaki 4. aydan dogum sonrasi 9. aya kadar alimi sonucu, ön daimi disler ise dogum sonrasi 3 aydan 7 yasina kadar tetrasiklin kullanimi sonucu renklenebilir.İlacin kullanim süresi, renklenme derecesini dogrudan etkilemektedir. Renklenme derecesi, ilaç dozuyla artar.

Peki yetişkinlerde görülen lekeler için ne yapılabilir?
Ev tipi bleaching dediğimiz,hastaya beyazlatıcı bir ilaç ve dişlerini tamamen saran bir plak hazırlanıp verilir.Uygulamayı hasta hergün evde kendi yapar.Tedavi dişteki renkleşmenin derecesine bağlı olarak 5-7 gün süresince devam eder.Ofis tipi bleaching ise muayenehanede hekim kontrolünde uygulanır, 30-45 dk arası sürmektedir. Eğer kanal tedavili dişinizde veya önceden geçirilmiş travmaya bağlı renklenme varsa burada uygulanacak beyazlatma işlemi farklıdır. Tetrasiklin lekelerinde ise beyazlatma başarısı lekenin yoğunluğuna bağlı olarak değişmektedir. Belgrat’tan hepinize selamlar, bembeyaz gülüşler sağlıklı günler dilerim.

Dt. Ezgi TUFAN