Yıllarca ailelerden, yakınlarımızdan kız çocukları hep aynı şeyleri duydu “karanlık çöktüğünde evde ol”,  “toplu taşımalara binerken usturuplu giyin”,  “ciddi dur herkesin içinde gülme” ve buna benzer birçok cümle. Neden bu cümlelerle bastırıldı her zaman kız çocukları? Çünkü kötü niyetli erkekler seni yanlış anlayabilir ve sana kötü muamelede bulunabilir. Peki hiç düşündük mü erkekler niye kadınların özgürlüğüne saygı duymuyor da kızlar fanusun içine kapatılıyor diye. Neden hep “kız çocuk yetiştirmek zordur, oğlun olsun kafan rahat olur” denildi?

Asıl zor olan erkek çocuk yetiştirmek ya da yetiştirebilmektir. Annemin hep kulağımda olan, abime söylediği bir cümle vardı; “senin de kız kardeşin var ona yapılmasını istemediğin hiç bir şeyi başka bir kıza yapma”. Temel olması gereken şey, empati kavramının hayatımızda ne kadar önemli olduğunu evlatlarımıza aktarmaktır. Kız çocuklarımıza “kocandır ne yapsa katlanacaksın” demek yerine, erkek çocuklarımıza kadına saygıyı öğretebilmek yagane olmalıdır. Ağam, paşam, ne yapsan elinin kiri gibi yaklaşmak yerine onlara merhametli, vicdanlı, düşünce ve yaşam seçeneklerine saygılı bireyler olarak yetiştirmektir asıl olan.

Benim de bir oğlum var ve ben onu nasıl yetiştireceğim konusunda hep tedirgin oluyorum. Çünkü onun doğru bir insan olarak yetişmesi ve bu bilinçle toplum içinde olması, benim anne olarak en önemli görevim olarak görüyorum.

İnsanları, hayvanları, bitkileri kısacası canlı olan her şeye sevgiyle bakabilen bireyler yetiştirelim. Giyimiyle, cinsiyetiyle, gülüşüyle, bakışıyla veya savunmasızlığıyla canlıları yargılayacak ve bu sebeple “hak ediyor” kelimesine sığınacak bireyler olmasın toplumda. İşte bu sebeplerden dolayı erkek çocuk yetiştirmek zordur.

Bunların yanı sıra cinsiyet farkı olmadan çocuklarımıza özgürce konuşabilme hakkı vermemiz gerekir. Bir sorun yaşadığında veya ters giden bir şeyler olduğunu hissettiğinde ebeveynine anlatabileceğini ve destek göreceğini bilen çocuklar yetiştirmeliyiz. Bazı ebeveynler çocuklarına mahremiyeti anlatmak konusunda geri planda kalmayı tercih ediyor ve bunları konuşmanın ayıp olduğunu düşünüyor. Haliyle bu durum çocuğun yaşadığı şeyi anlamlandıramamasına ve tabiri caizse evde “kapalı kutu” olarak görünen konuyu ebeveynleriyle paylaşmaktan çekiniyor.

Çocuğunuza 2-3 yaş itibariyle vücudunun özel bölgelerini ve bu bölgelere kimsenin dokunmaması gerektiğini anlatın. Kötü hissettiği bir davranışla karşılaştığında mutlaka size anlatması gerektiğini açıklayın. İzniniz olmadan kimseden bir yiyecek almaması gerektiğini öğretin. En önemlisi de böyle şeylerin onun suçu veya ayıbı olmadığını, karşıdakinin kişinin suç işlediği ve bununla ilgili önlem alınması gerektiğini defalarca anlatın.

Çocuklarımıza bazı sebeplerden dolayı, yaşanan sorunları örtbas etmeyle çözümlemeye çalıştığımızda, onlar da yetişkin olduğunda hayatını böyle devam ettirecektir. Onun için artık sorun çözme yöntemi, sorunun eylemsel olarak çözümlenmesi değil, göz yumularak kapatılması gereken bir şey olarak görecektir. O da çocuklarına aynı şekilde davranıyor ve bu yargı üzerine bir aile kuruyor olacaktır. Bu sadece aile hayatı için de geçerli değil, aynı zamanda iş ve sosyal ortamında da kendini gösterecektir. Yaşadığı sorunlara çözüm üretemeyen bir birey olacak ve kendini nasıl ifade edeceğini bilmez hale gelecektir. Var olan sıkıntısını karşısındakiyle nasıl konuşması gerektiğini, kendini nasıl savunması gerektiğini ve nasıl bir çözüm önerisi sunması gerektiğini bilmediğinden her türlü zorluğu kendi içerisinde yaşayarak birçok psikolojik sıkıntıyı hayatına dahil etmiş olacaktır.

Unutmayalım; çocuklarımız her zaman çocuk olarak kalmayacaklar. Bizim bu dönemlerde onlara aşıladığımız her bilgiyle büyüyecek ve bu halleriyle şekillenmiş bireyler olacaklar. Ebeveynler olarak bizlere büyük görevler düşüyor. Herkes üzerine düşeni yaptığında daha yaşanabilir bir dünya yaratılacak. İnanıyorum, inanmak istiyorum.