Son günlerde yine bir oyun, bir gencin canını aldı. “Mavi Balina” olarak bilinen sosyal platform oyunu, çeşitli görevler vererek reel hayatı kontrol altında tutmaya yönelmekte, sonucunda da ölüme kadar sürüklemektedir. Oyunda 50 görev olduğu ve her görevin bir öncekinden daha riskli olduğu biliniyor. Mavi balina dövmesi yaptırmaktan, elini kesip gönderme ve intihar etmeye kadar giden tehlike dolu görevler bunlar.
 
Teknolojinin hayatımızdaki yeri tartışılmaz bir konu. Bir uzvumuz gibi hayatımızda yer alıyorlar. Haliyle artık çocuklarımızda bu çağın içerisinde bir eğlence aracı olarak interneti kullanıyor. İnternetin eğitici birçok faydası olduğunu hepimiz kabul ediyoruz ama çocuklarımız üzerinde psikolojik ve sosyal anlamda olumsuz etkileri olduğunu da göz ardı edemeyiz.
 
Bir danışanımın annesiyle geçirdiğim görüşmede dediği şeyler hep aklımdadır. Bu anne, çocuğunu olabildiğince geç tanıştırmış teknolojiyle ve sadece renkli topları patlatma gibi basit bir oyun oynamasına izin veriyormuş. Tabi saatleri de varmış, belirli saatler haricinde o oyunu dahi oynayamıyor çocuk. Buraya kadar her şey normal ve olması gereken düzeyde ilerlemiş. Çocuk artık ilkokulun sonlarına yaklaştığı dönemde annesiyle bu konuda çatışmaya başlamış. Sebebi ise, diğer arkadaşları tarafından dışlanıyor olmak. Anne ne yapacağını bilemez halde gelmişti. Çünkü çocuğunu bu kadar naif bir şekilde korumaya çalışırken sosyal çevrenin üzerinde oluşturabileceği baskıyı hiç aklına getirmemişti. Çocuklar, zamanla danışanım olan çocuğu onların oynadığı oyunları oynamadığı için aralarına almıyor ve aynı dilden konuşmadıkları için onunla sohbet etmekten zevk almıyorlardı. O anda tek düşündüğüm şey çocuklarımızın sadece internet oyunu üzerinden sosyal çevre oluşturabiliyor olmasının ne kadar acı olduğuydu.
 
Bu oyunlara karşı geliştirilen bağımlılık çocuklarımızda hoşgörüsüzlük, empati kuramama, çözüm üretememe, agresiflik gibi etkiler yarattığı gibi toplumda var olamama hali de yaratıyor. Çünkü kendilerini ifade etme, iletişim kurma yetilerini kaybetmeye başlıyorlar. Oynadıkları oyunlarda yaşanan olayları hayatlarına dahil ederek gerçeklik algılarını yitirmeye başlıyorlar.
 
 
Peki biz ebeveynler bu konuda nasıl önlemler almalıyız?
 
-Çocuğumuzla sürekli bir iletişim halinde olalım. Arkadaşları, hobileri, ilgisini çeken konular gibi hayatını oluşturacak şeylerle ilgili bilgimiz olsun.
 
-Gün içinde neler yaptığıyla ilgili sık sık sohbet edin. Siz de hergün gününüzü anlatarak bunu bir ritüel haline getirin.
 
-Filtre programları gibi teknik konular hakkında destek alın.
 
-Çocuğunuzla etkinlikler düzenleyin. Yaşıtlarıyla kaynaşabileceği ve zevk alabileceğini düşündüğünüz planlar yapın.
 
-Bir hobisi varsa veya sizin yönlendirmenize ayak uyduruyorsa, hoşlanabileceği kurslara yönlendirin. Bu durum onun hem sosyalleşmesini hem de kendini ifade edecek bir dal bulmasını sağlayacaktır.
 
-En en önemlisi de sizler de kendinize sınırlama getirin. Çocuklarımızın internet kullanımına sınırlar getirebiliriz ama bir çocuk karşısındaki ebeveynlerinin sürekli internette zaman geçirdiğini görürse, bir zaman sonra aranızda çatışma başlayacaktır. Mümkün olduğunca onunla birlikte geçirdiğiniz zamanlarda tamamen dikkatinizin onun üzerinde olmasına ve internetsiz de zaman geçirilebildiğini ona gösterebilmenize önem verin.
 
Çocuklarımızla gerçek anlamda ilgilendiğimizde onların ihtiyaçlarını da öğrenmiş oluyoruz. Birçok çocuk interneti kendini özgürce ifade edebildiği için tercih ediyor. Çocuğumuzu ne kadar iyi tanırsak o kadar ihtiyaç olan dala yönlendirme şansımız artar. Enerjisini atmaya ihtiyacı varsa spora yönlendirmek gibi veya duygularını ifade etmekte zorlanıyorsa müzik aleti çalmaya teşvik etmek gibi.
 
 
İnstagram: seletonin