Çocuklar artık evinde elektrikler kesildiğinde, nasıl vakit geçireceklerini yeniden keşfedecek. Hem de ebeveynleri sayesinde gerçek oyunların ne kadar eğlenceli olduğunu öğrenecek. Defne Ongun Müminoğlu, “Renkgiller” serisinin ilk kitabı “Oyun Peşinde” ile günümüz çocuklarına eski oyunları tanıma imkanı sunuyor. Bu oyunların kuralları ve nasıl oynandığı da Esra İlter Demirbilek’in yaratıcı, eğlenceli çizimiyle anlatılıyor.

Artemis Çocuk Yayınları’ndan çıkan kitap, renkli görselleri ve sürükleyici hikayesi ile çocukları “sek sek, tuzluk, lastik atlama, isim-şehir-hayvan” gibi oyunları oynamaya çağırıyor.

- ‘Renkgiller’ kaçıncı kitabınız?
2011’de Edukids’in ‘Hikayeli Yapboz’unun hikayelerini yazıp kurgusunu yapmıştım. 2013 senesinde ise ‘Burcu ve Berk ile...’ serisinin ilk altı kitabı Artemis Çocuk tarafından yayınlandı. Bu seri toplam on iki kitaptan oluşuyor. Akabinde Renkgiller serisinin ilk kitabı ‘Oyun Peşinde’ yayınlandı.

- Çocuk kitabı yazarı olarak hikayelerinizi yaratırken kendi çocukluğunuzdan esinleniyor musunuz?
‘Renkgiller Oyun Peşinde’ kitabında çocukluğumdan kesinlikle esinlendim. Bir anlamda basit ama bir o kadar da insanı doyuran anlara olan özlemimle ortaya çıktı. Burcu ve Berk ile... serisi ise tam tersi, günümüz şartlarında çocukların karşılaştığı farklı durumlar karşısında çaktırmadan yol gösteren bir kaynak ihtiyacından doğdu.

- ‘Oyun Peşinde’ çocukluğunuzdan hangi esintileri taşıyor?
Kitapta yer verdiğim hikaye ve oyunlar bana mutlu çocukluğumu, Mersin’in turunç çiçeği kokan sokaklarında arkadaşlarımla geçirdiğim günleri hatırlatıyor. Sek sek karelerini çizerken elimin tebeşire bulanması, yarattığımız hikâyelerdeki sırları çözmeye çalışmamız, ağaç dalları arasına saklanmamız bir şerit gibi akıp gidiyor. Bu hikâyeyi yaratırken tüm bu eşsiz çocukluk günlerimi özlemle hatırladım. O günlere dönemeyeceğimi bildiğim için çocuklarımızın her anının “en iyi” şekliyle yaşanması gerektiğine tüm kalbimle inanıyorum.  

- Gerçek oyunları konu alan bir çocuk kitabı yazmayı tercih etme sebebiniz neydi?
Çağı takip etmek çok önemli ama bazı değerleri, bazı temel unsurları kaybetmemek lazım. Oyun da bunlardan biri. Gerek kafayı, gerek vücudu çalıştırması açısından eski tür oyunlar çok faydalı. Ekip çalışması gerektirmesi, arkadaşlarla oynanması,... Hepsi sosyalleşmek, iletişimin temeline inmek açısından önemli. Bunları kaybediyoruz korkusu oyun konulu bir kitap yazmama neden oldu. Yazarken de eğlenmek işin ek getirisi oldu.

- Bu kitapta hikayenin yanı sıra oyunlara yer verme amacınız neydi?
Oyun çocuklar için en önemli iletişim ve öğrenme, gelişme şekli. Oyunla hayatı öğreniyoruz aslında. El becerileri, keşifler, matematik, algı gelişimi gibi pek çok önemli konu oyun esnasında bireye yerleşiyor. İşin özü oyun olduğundan hikayede oyunlara yer verdik.

- ‘Renkgiller’ kitabıyla günümüzdeki hangi sorunlara dikkat çekmek istediniz?
Teknolojinin kontrolsüz kullanımına dikkat çekmek istedim: Teknoloji olmasaydı çocuklar ne oynardı? Teknolojinin faydalarını kabul etmek lazım ancak bununla birlikte bir çocuğun sosyal anlamda gelişebilmesi için kurması gereken iletişim teknolojiyle sağlıklı olamıyor. Eski usul oyunlar esas iletişim şekli ve bunu çocuklarla tanıştırmak da biz ebeveynlerin görevi.

- Son olarak, Renkgiller ailesi günümüz çocuklarına bir mesaj iletse bu mesaj ne olurdu?
Renkgiller bugünün çocuklarına, “Bir de bu oyunları deneyin. Her bahse varız ki onlar varken başkasını aramayacaksınız!” diyorlar.