Obezite gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla görülen genetik, çevresel ve psikolojik etkileşimi olan kronik bir hastalıktır. Yağsız vücut kitlesine (vücuttaki su + kas + kemik ağırlık toplamı) oranla vücut yağ kitlesinin artması sonucunda boya ve yaşa göre kilonun normal sınırın üzerine çıkması şeklinde tanımlanmaktadır. 
 
Obezitenin değerlendirilmesinde kilonun tek kriter olmadığı mutlaka boya ve yaşa özel değerlendirilme yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Obezitenin değerlendirilmesinde yetişkinler için en basit ve geçerli yöntem BKI (beden kütle indeksi)’dir. BKI vücut ağırlığının (kg ) boyun karesine (m2) bölünmesi ile elde edilir. Bulunan değer WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından belirtilen BKI değerleri ve kilo sınıflaması çartına göre değerlendirilir. Bu çarta göre eğer bulunan BKI değeri 18.5’un altında ise; kişi zayıf olarak değerlendirilir ve bu durumun malnutrisyon, yeme davranış bozukluğu ve/veya diğer sağlık problemi belirtisi olabiliceği unutulmamalıdır. Buna ek olarak; BMI değeri 20-25 arasında ise; kişi normal kiloya sahip; eğer BKI değeri 30’un üzerinde ise aşırı kilolu veya obez olarak değerlendirilir. Obezitenin değerlendirilmesinde bebek ve 16 yaş altı çocuklar için en basit ve geçerli yöntem ise persentillere (Persentil; aynı popülasyonda bulunan aynı ölçüye sahip olan çocukların yüzde birlik dilimini tanımlamaktadır.) göre değerlendirilme yapılmasıdır. Çünkü bir çocuğun normal büyüme gelişmeyi tamamlayıp tamamlayamadığı ancak kendi cinsiyeti ve yaşındaki-ayındaki diğer çocuklarla karşılaştırılarak tespit edilir. Örneğin; 9 aylık bir bebeğin yaşıtlarına göre kilosu 75. Persentilde ise; bu durum bebeğin kilosunun 9 aylık aynı cinsiyetteki bebeklerin kilosunun %75’inden daha ağır %25’inden ise daha hafif şeklinde değerlendirilir.
 
Yetişkinlikte şişmanlık yağ hücre hacminin normal kilodaki kişilere göre artması (hipertrofi) şeklinde kendisini gösterirken; çocukluk çağı şişmanlıkta yağ hücre sayısı artışı(hiperplazi) ile kendini göstermektedir. Artan yağ hücre sayısı hayat boyu azalmamakta ve hayat boyu kişinin kilo almaya eğilimin fazla olması ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeyi takip eden tamamlayıcı besin başlangıcından itibaren sağlıklı beslenme kurallarına uyulması ile ömür boyu sağlıklı vücut ağırlığı ve sağlıklı vücut kompozisyonu sürdürülmesi amaçlanmalıdır.
 
Obezitenin nedenleri nelerdir?
 
* Yaş: Yaş ilerledikçe obezite riski artmaktadır.
 
* Cinsiyet : Kadınlarda erkeklere oranlara artmış obezite riski dikkati çekmektedir.
 
* Genetik etmenler: %25-30 rol oynamaktadır. Anne babanın kilolu olması ile çocuğun kilolu olması arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.
 
* Sosyal – ekonomik sorunlar: Gelişmiş ülkelerde ve sosyoekonomik düzeyi yüksek toplumlarda obezite riski daha fazladır. Apartman yaşamı, kent yaşamında olumsuz çevre koşulları gibi sosyal sorunlarda obezite riskini artırmaktadır.
 
* Fiziksel aktivite azlığı: Gelişen teknoloji ile çocukların televizyon ve bilgisayara olan eğilimlerinin artması, yeşil alanlardan yoksun apartman yaşamı, çocuk oyun alanı açısından kentsel alanlardaki yoksunluk, merdiven kullanmama , toplu- bireysel araç kullanımı vb. nedenlerle çocukların hareketsiz yaşama eğilimleri her geçen gün artmaktadır.
 
* Aile faktörü: Parçalanmış aileler, yaşlı anne- baba, tek çocuk, aile içi geçimsizlik gibi birçok faktör obezite riskini artırmaktadır.
 
* Beslenme etmeni: Tamamlayıcı beslenmede doğru besin seçimi, damak tadı, yaşam tarzı, reklamlar, fast food beslenmeye yatkınlık.
 
* Hormonal ve metabolik etmenler.
 
* Sık sık düşük kalorili yanlış diyet uygulama.
 
* Metabolik ve hormanal dengesizlikler
 
* Diyet hakkında yetersiz eğitim ve bilgi düzeyi
 
Çocuklarda kilo alıma eğimli dönem ne zaman?
 
Vücutta yağ yüzdesinin fizyolojik açıdan en üstlerde seyrettiği dönemler süt çocukluğu ve prepubertal dönemdir. İlk yaşta şişmanlık sık görülmekte; çocuğun hareketinin arttığı toddler (1-5 yaş) dönemde ise; yağ yüzdesi hızlı bir düşüş göstermektedir. Yağ hücrelerinin fizyolojik çıkış gösterdiği ikinci dönem ise; prepubertal dönemdir. Bu dönemde hem erkek hem kız çocuklarından hızlı bir yağ artışı dikkati çekmektedir. Menarş ( ilk regl başlangıcı) ile birlikte kızlarda hızla artan kilo ve yağ artışı gözlemlenirken ; erkeklerde ise ergenlik ile birlikte yağ kitlesi hızlı bir düşüş gösterirken kas kitlesi artış göstermektedir. 
 
Obezitenin kronik bir hal almaması için süt çocukluğundan itibaren sağlıklı beslenme kuralları çerçevesinde bir beslenme planı ile bebekler izlenmelidir. Bebeklerde beslenme düzeni ilk yıllarda oluşmaktadır. Bu dönemde edinilen sağlıklı beslenme alışkanlığı hayat boyu sürdürülmektedir. Özellikle okul öncesi çağ çocuklarında beslenme açısından aile primer düzeyde önemlidir. Evde pişirilen yemekler, eve alınan besinler, ailenin besinlerle ilgili tutumu çocuğun beslenme alışkanlışının, damak tadının ve yeme kültürünün temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle ailelerin yemeklere karşı tutumlarında çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Ailenin herhangibir bireyinde herhangi bir besine karşı red varsa bu çocuğa kesinlikle hissettirilmemelidir. Çünkü; çocuklar herzaman aile bireylerini taklit ederler. Örneğin; anne peyniri reddiyorsa; çocukta peynire veya kendi seçtiği diğer bir besine karşı red oluşturabilir. Bu nedenlerle aileler yemek saatleri, yemek seçimleri, sofra düzeni, yemeklere karşı tutumları konusunda dikkatli davranmalılardır.
 
Çocuklar diyet uygulamalı mı? 
 
Bu her zaman cevabı aranan bir sorudur. Öncelikle yetişkin ya da çocuk için diyet kelimesi doğru bir seçim değildir. Çünkü; diyet geçici süreli beslenme düzeninde yapılan değişikliktir. Ama hem yetişkin hem çocuk için asıl hedef ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı beslenme düzeni oluşturabilmektir. Çok düşük kalorili diyetler hiçbir zaman uygulanmamalıdır. Sağlıklı beslenme kurallarına geçiş ise her yaş için uygundur. Fakat; ailer bu konuda mutlaka bir doktor, beslenme uzmanı ve pedagogdan yardım almalıdırlar.
 
Sağlıklı yaşam için beslenme yeterli mi?
 
Sadece beslenme düzeni açısından sağlıklı beslenmeye geçmek sağlıklı yaşama geçiş için ana basamaklardan sadece biridir. En önemli diğer basamak ise; fiziksel aktivitenin artışıdır. Çocuklar mutlaka fiziksel aktiviteyi artırıcı faaliyetlere yönlendirilmelidir.
 
SAĞLIKLI BESLENME VE SAĞLIKLI YAŞAMA GEÇİŞTE YAPILACAK BİRKAÇ KÜÇÜK DEĞİŞİKLİK ÖRNEĞİ:
 
* 0-6 ay sadece anne sütü 6-24 ay ise tamamlayıcı besinlere ek anne sütü desteklenmelidir.
 
* Çocukların beslenme düzeninin şekillendici 6-12 ay arası dönemde tamamlayıcı besin geçişi için beslenme uzmanı ve/veya çocuk doktoru önerileri göz önünde bulundurulmalıdır.
 
* Tamamlayıcı besinlere erken ya da geç başlanmamalı ve verilen tamamlayıcı besinin içeriği ve miktarı mutlaka bebeğin ayına uygun olmalıdır.
 
* Çocuklara mutlaka kahvaltı yapma alışkanlığı kazandırılmalıdır.
 
* Yemekler mutlaka aile sofrasında yenilmeli kesinlikle televizyon ya da bilgisayar başında yemek yenilmesine izin verilmemelidir.
 
* Çocuklar yağ ve şeker oranı düşük besinlere yönlendirilmelidir.
 
* Kademeli olarak fast food ve şekerli besin tüketimi azaltılmalıdır.
 
* Çocuğun yememesi gereken besinler eve alınmamalıdır.
 
* Akşam yemek sonrası poğaça, kek gibi besinler yerine meyve tüketimi sağlanmalıdır.
 
* Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran ve çok sık olmamak kaydıyla taze meyve suyu tüketimi desteklenmelidir ve diğer önemli nokta ise; uyumadan minimum 2 saat öncesine kadar yemek yeme sonlandırılamalıdır.
 
* Ev içinde hareket kısıtlanmasına neden olan televizyon izleme bilgisayar oynama gibi süreler kısıtlanmalıdır.
 
* Çocuğun yeme davranışının aile için çok önemli olduğu hissettirilmemelidir. Çünkü çocuklar olumlu ya da olumsuz ilgi çekmeyi severler.
 
* Her çocuğun uğraştığı primer bir spor olmalıdır. Ama bu sporun dalına mutlaka çocuğun yetenekleri ve istekleri göz önünde bulundurularak çocuk ile birlikte karar verilmelidir.
 
* Çocuklar asansör yerine merdiven kullanımına yönlendirilmelidir.
 
Unutmayın ki; sağlıklı beslenme sadece sağlığımızı korumak içindir. İçinde kesin katı kuralların olmadığı, sadece kendi doğru seçimlerimizi içeren kendimizin yapabileceği bir planlamadır.

Diyetisyen Zeynep Sağlam Eryılmaz

dyt.zeynepsaglam@hotmail.com