03.01.2018 01:30 | Son Güncelleme:
Mert İnan İstanbul

Çoğunluğun talebi yerinde dönüşüm

KHK ile taşınma kararı alınan Gemlik’te kent merkezindekiler değeri düşmeden evlerini satmak istiyor. Gemliklilerin birçoğu deniz kenarındaki evlerini terk etmek istemediklerini söylüyor

Türkiye’nin zeytin ambarı Gemlik’te geçtiğimiz günlerde yayımlanan KHK ile başlayan taşınma tartışması, aslında 17 Ağustos 1999’daki deprem felaketine kadar uzanıyor. 17 Ağustos’un ardından Marmara Bölgesi’nde yapılan etüt çalışmalarında Gemlik İlçesi’nin deprem açısından en riskli yerleşim alanlarından biri olduğu anlaşılmıştı. Şehrin altından geçen fay hattının kırılması durumunda, 30 yıl önce balçık zemin üzerinde inşa edilen çürük binaların felakete davet niteliğinde olduğu ortaya konulmuştu. 
Sahildekiler istemiyor
İlçeyi bekleyen bu tehlikenin ortadan kaldırılması için KHK’nın Geçici 25. maddesiyle, sahildeki yapı yoğunluğunun sağlam zeminli üst kesimlere taşınması kararlaştırıldı. İlçede konuşulan ilk senaryo, yıkılan binaların yerine Cumhuriyet Mahallesi’nin üst kısmındaki 300 hektarlık vasıfsız araziye yeni konutların yapılması. Yıkılacak binaların yerine yeşil alan, park ve sosyal donatı alanlarının yapılacağı söylense de, Gemlik sokaklarında yeni imar planlarının zeytinliklere zarar vereceği ve nüfusu artıracağı endişesi hakim. Özellikle de sahilde oturanlar taşınma fikrine soğuk.
‘Binalar güvenilir değil’
Gemlik’in en hareketli bölgesi İstiklal Caddesi. Caddede ilçenin ilk resmi emlakçısı Fahrettin Minare’nin kapısını çalıyoruz. KHK sonrası insanların dairesini satmaya çalıştığını anlatıyor; “Dün 10 kişi satılık ilanı için müracaat etti. İnsanlar kent merkezindeki evlerinin değeri düşmeden bir an önce satmak istiyor. Taşınma işleri başladığında binaların değeri en az yüzde 25 azalır. Son 1 haftadır insanlarla konuşuyoruz. Çoğunluk merkezdeki deniz manzaralı evini bırakıp, tepelik alana yerleşmek istemiyor. Genel talep yerinde dönüşüm ve 5 kat imar izni. Gemlik’in altı balçık ve eski binalar güvenilir değil. Vatandaş durumun farkında ancak taşınmak yerine farklı projeler üretilmesinden yana...”
Sonraki durağımız tartışmaların odağındaki Kordon... Semtte bazı binaların zemin katlarını su bastığına ve taşıyıcı kolonlarda tahribatlar olduğuna şahit oluyoruz. Ancak su baskını olan Küçük Apartmanı sakinlerinden Faruk Özdemir ise deniz suyu denilen birikintinin aslında yağmur suyu olduğu iddiasında; “30 yıldır bu binada ikamet ediyorum. 17 Ağustos depremini burada yaşadık. Binada sıva çatlağı bile yok. Zemin katı deniz suyu değil, yağmur suyu bastı. İnsanlara yanlış bilgi veriyorlar. Eskiden Kordon’da dolgu alanı yoktu. Deniz suyu evimizin önüne kadar geliyordu. Leb-i Derya evlerimizden taşınmak istemiyoruz. Binalarımız çürük deniyorsa yıkılıp yerinde yapılsın. Türkiye’de deprem riski taşıyan tek ilçe Gemlik mi?” 
‘Nasıl işleteceğiz?’
Kordon’da esnaflık yapan Okan Yıldız ve Metin Canpolat da taşınma kararına karşı çıkıyor. Yerinde dönüşüm isteyen Yıldız ve Canpolat, Kordon’a yeni liman ve konteyner sahası yapmak için kendilerinin taşınmak istendiğini dile getiriyor. “Biz Kordon’da bile iş yapmakta zorlanırken, dağ başında nasıl dükkân işleteceğiz?” diyen Canpolat, “Yeni imar planı demek yeni yerleşim yeri ve nüfus artışı demek. Zeytinliklerimiz zarar görebilir. Gemlik değerli bir bölge. Adaletli olacaksa taşınalım” şeklinde konuşuyor. Kordon’da konuştuğumuz Nur Canbaz da taşınmaya soğuk baktığını anlatarak, deniz manzarası olmayan bir daireye asla taşınmayacağını dile getiriyor. 

Şeffaf ilerlemeli

CHP Gemlik İlçe Başkanı Cemil Acar ile eski İlçe Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan ise taşınmanın KHK ile yapılmasına karşı olduklarını dile getiriyor. Her iki isim de ilçenin büyümesi ve yeni rant alanlarının ortaya çıkarılması konusunda endişelerini sıralıyor. Mimarlar Odası Gemlik temsilcisi Betül Arı da deprem riskli bölgelerin taşınmasının doğru olacağını ancak sürecin şeffaf ilerlemesi gerektiğini belirtiyor. 

BAŞKAN YILMAZ: CİDDİ TEHLİKE VAR



Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz ise taşınmanın 80’li yıllardan bu yana artan göç nedeniyle oluşan çarpık şehirleşmenin bir sonucu olduğu görüşünde:
“Deprem gerçeği Gemlik içinde en büyük sorunların başında geliyor. Bu nedenle yeni bir Gemlik oluşturmayı planlıyoruz. Şehir şuan ki bulunduğu çanağa sıkışmış durumda. Zemin ve bina stoğu itibarıyla ciddi sıkıntılar var. 1999 öncesi yapılan binalarda yaşayan vatandaşlarımız ciddi tehlike altında. Eski binaların birçoğu deniz kumuyla yapıldığından taşıyıcı kolonları çürümüş durumda. 
“Gemlik’in merkezinde 
11 katlı binalar yapılmış. İTÜ’lü uzmanların zemin çalışmaları neticesinde kat yüksekliği 2’ye indirildi, ardından 3’e çıkarıldı. Depremden sonra yapılan evlerin hepsi 3 katlı. Ancak kentin yüzde 95’inden fazlası 5 kat ve üzeri binalardan oluşuyor. Bu nedenle mülkiyet ve paylaşım sorunları var. Yerinde dönüşüm imkansız olduğundan taşınma ile dönüşüm sağlanacak. Toplu konutları devlete ait bozuk orman vasfındaki makilik alanda yapmayı planlıyoruz. Zeytinliklerin zarar görmesi söz değil. Deprem riskli binalarda oturanları gönüllülük ve takas yoluyla yeni yapılacak binalara taşıyacağız. Vatandaşımız deniz manzaralı, zemini sağlam, havası güzel nitelikli Cumhuriyet Mahallesi sırtlarında yaşayacak. Yıkılacak yerlere ise yeşil alan, spor tesisleri, parklar, sosyal donatı merkezleri inşa edeceğiz. Taşınmak için 10 bin bağımsız bölüme ihtiyaç var. Depremden sonra yapılan 3 katlı veya sağlam çok katlı binalar yerinde kalacak. Şehir merkezindeki hayatı durdurmak söz konusu değil. Tüm bunların maliyeti 800 milyon lira olacak. Taşınacak vatandaşlarımız ceplerinden küçük meblağ ödeyerek yeni evlerine kavuşacak.”

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0