EgeRSS
04 Mart 2010 - 19:34

Çok kötü hareketler bunlar!

CHP il kongresi beklendiği gibi olaylı bitti. Hani “bu iş karakolda biter” denir ya, kongre, o türden olaylara sahne oldu. Partililerin ve kongrenin güvenliğini sağlamak için salona çevik kuvvet davet edildi.
Salonda olup bitenlere bakınca acaba kapıya, 13+ uyarısı konsaydı daha iyi mi olurdu diye düşünmeden edemedim. Çünkü küfür ve şiddet içeren görüntülere delegeler alışmış olsa da, çocuklar için zararlı olabilirdi.
Salondaki partililerin mutsuzluğu ve gerginliği hemen hissediliyordu. Nitekim gerginlik kavga ve karşılıklı hakaretler olarak kendini dışa vurdu. Mutsuzluk ise oy kullanmama veya boş oy verme şeklinde.   
Kongrenin yankıları halen devam ediyor. Parti içi demokrasi, kulluk, biat etmek, özgür irade, kadının adı yok...Tartışma bu temalar üzerinden ilerliyor. Bunlar yeni değil, her kongre öncesi ve sonrası gündeme gelir. Bazen gündeme getirenler değişir.
Genel Başkan Deniz Baykal’ın işareti ile tek aday olarak seçime giren Ekrem Bulgun’un adaylığına karşı çıkanların sıkça kullandıkları sloganlar arasında iki tanesi dikkat çekiciydi: 
Atama başkan istemiyoruz” ve “özgür iradeli delege istiyoruz.”
Tabii ki, bunlar parti içi demokrasi ve kurumsal işleyişi bakımından önemli tartışma konularıdır. Hatta ilk bakışta herkese mantıklı ve sempatik gelen itirazlardır. Ama mesele slogana indirgenemeyecek kadar derinlerdedir. Çünkü önseçim otomatik olarak demokratik ve atama ise otomatik olarak anti demokratik bir uygulama değildir.
Özgür irade kavramına gelince, onu da, öyle ayaküstü sloganla ifade edilebilecek yüzeysellikte ele alamayız. Çünkü özgür iradenin gerçekleşmesini engelleyen pek çok faktör vardır. Parti içi işleyiş söz konusu olduğunda, özgür iradenin karşısına çıkan en önemli bariyerlerden biri profesyonellik ve onun öngördüğü kişisel çıkarlardır.
Türk siyasal sisteminde en önemli ayak bağlarından biri olan himayecilik de özgür iradeyi gerileten bir değişkendir. Her ne kadar katı hiyerarşi ve atama sistemi sevimsiz olsa da, geleneksel bağları ve yarı mafyamsı ilişkileri kullanarak delege üreten kesimler özgür iradenin gerçekleşmesini sağlayabilirler mi?
Kongre öncesinde veya değişik zamanlarda partilere üye yığarak, post -modern kabileleri siyasete mobilize ederek ve blok hareket ederek parti yerel örgütlerinde etkili olmaya çalışan/belli ölçüde etkili de olan kişi ve gruplar hangi özgür iradeyi temsil etmektedirler?
Partilerin işleyişinde kuşkusuz, bir özgür irade sorunu bulunmaktadır. Ama bu sadece lider ve genel merkezden kaynaklanan bir sorun değildir.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Boks işini yapan sporcuya ne ad verilir?
Markapon
©Copyright 2010