12 Eylül 2003 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA  
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



'Haberciyle evli olmak sevginin sınavı'

   
Haberlerin kadın yüzü onlar. Türkiye ve dünya gündemini yakından takip edip, 24 saat haberin içinde meslekleriyle bütünleşmiş anchorwoman'lar. Haberleri görsel medyadan takip eden insanlara en son gelişmeleri en hızlı ve doğru şekilde ileten anchorwoman'lar için özel yaşamlarıyla iş yaşamlarını birbirinden ayırmak çok güç. Üstelik kimi zaman önce haber dedikleri için ilişkilerinde hüsrana da uğruyorlar. İşlerinin zorluğunu biliyor ama vazgeçmeyi de düşünmüyorlar. İşte onlardan dört örnek...

    GÜLAY FIRAT

       
    Gecesi gündüzü belli olmayan yorucu işlerden biri spikerlik.
    Peki kadın spikerlerin yaptıkları işe ilişkin görüşleri ne? Terazilerinin iş ve özel yaşam kefelerinden ağır basan hangisi?
   
    Sonay Dikkaya (Kanal D)
    "Habercilik bir ekip işi"
   
    Sonay Dikkaya spikerliğe 1998'de Kanal E'nin İstanbul'daki yöresel kanalı Kanal 4'te başladı. Burası kapanınca Kanal E'ye, ardından NTV'ye geçti. Dört yılın ardından Kanal D ana haber spikeri oldu.
    "Haberciliği insan tek başına yapmıyor. Bu bir ekip işi" diyor Dikkaya. "Kanal D'de çok güzel bir ekibimiz var. Evde olduğum dakikalar kadar mutluyum burada. İş stresi diye bir şey yaşamıyorum." Dikkaya bunu Kanal D Haberden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fatih Altaylı ile çok iyi bir ekip oluşturmalarına bağlıyor.
    Dikkaya işinin gereğini yaptığına inanıyor. Özel yaşamıyla iş yaşamını birbirinden ayrı tutmaya çalışıyor. İş hayatına bakışını ise şöyle özetliyor: "İnsanların işlerini severek yapması gerekiyor. Eğer insan işini sevmiyorsa düzgün yapamaz ve başarılı olamaz. Haber spikeri olmak çok keyifli bir iş. Her akşam insanlara doğru haberleri ekrandan vermek insana keyif veriyor."
   
    Saynur Tezel (CNN TÜRK)
    "İşimiz çok zaman talep ediyor"
   
    "17 Ağustos depremi yaşandığında haber merkezinde olmam gerektiğini hissettim. Bu sırada annem ve babam evdeydi; korktum açıkçası, onları evde bırakamadım. Sanki yayın binası daha mı güvenli? Yine de yanımda olmalarını istedim. Ekrana 05.00'te geçtim ve 23.00'te ayrıldım. Bu tür sıcak haberlerde elimizde tam bir veri olmuyor, o anda gelen her neyse onu ekrana aktarmak zorundasınız. Toprağın altında yüzlerce, binlerce can olduğunu büyük bir heyecanla aktarıyordum. Uzun yayınlarda bir anlamda muhabirlik yapıyorsunuz. 19 saat nasıl geçti anlamadım, çünkü gelişmeleri ben de merak ediyordum."
    Saynur Tezel heyecan verici sıcak haberlerden birini böyle anlatıyor. İş ve özel yaşamı haberle dolu olan Tezel, "Eğer 24 saat haber takip etmeye hazırsanız yapılacak bir iş bizimki" diyor. "Gündemi aktarmak için ajansları ve gelişmeleri takip edeyim, sonrasını bilmesem de olur diyerek yapılacak bir iş değil."
   
    "Habercilik satranç oynamaya benziyor"
   
    Tezel haber dünyasına 1992'de girmiş. 1996'da ilk haber kanalı olan NTV'ye geçmiş. Şimdi CNN TÜRK'te 19.00 ana haber bültenini hazırlayıp sunan Tezel, bir gününü şöyle anlatıyor: "Sabahları, çeşitli görüşleri temsil eden tüm gazeteleri okuyorum. Öğlene doğru işe geliyor, CNN TÜRK'ün tüm haber havuzunu ve ajansları tarıyorum. Yurt istihbarat, İstanbul ve Ankara bürolarıyla görüşüyor, bugüne kodlanmış tüm gelişmeleri toparlıyorum. Yedi saatlik ön çalışma sonrasında editörlüğünü de yaptığım 19.00 ana haber bültenini sunuyorum. 21.00 bültenini de verip öyle eve dönüyorum. İşimiz çok zaman talep ediyor; ailemiz, eşimiz dostumuz durumdan yakınabiliyor."
   
    "Bu meslekten insanlarla evli olmak gerçekten zor"
   
    Bir haberciyle evli olmanın zor olduğunu söyleyen Tezel, bu yüzden daha önce de hayatında üzüntüler yaşamış. Üçüncü evliliğini yapan Tezel, "Böyle bir işte çalışanlar için kadın veya erkek olsun, yanındaki insanın hakikaten çok seviyor olması lazım" diye vurguluyor. "Yani bir haberciyle evli olmak bence sevginin sınavı. Çünkü siz elinizden geleni yapın, bu iş fazla zaman ve beyin enerjisi tükettiği için yanınızdaki insanın sizi gerçekten çok seviyor olması gerekiyor ki arzu edilen istikrar yakalansın."
    Haberi ve gündemi bir satranç oyununa benzeten Tezel, "Bu beyin oyunundan çok keyif alıyorum" diyor.
   
    Ayşenur Yazıcı (Kanal D)
    "Görüntüleri izlerken ruhumuz zedeleniyor"
   
    "İş ve eş arasında tercih yapmaya zorlandığınız belki de tek meslek gazetecilik ve spikerliktir" diyor Ayşenur Yazıcı.
    1982'de TRT'de aktüalite programları yaparak televizyon dünyasına atılan Yazıcı, 1990'dan beri çeşitli kanallarda spikerlik yapıyor.
    Yaşamını habere adayan insanların duygularını tartarak yaşamayı öğrendiklerine dikkat çeken Yazıcı, spikerlerin hayatın gerçek acılarıyla devamlı iç içe olmaktan olumsuz etkilendiklerini belirtiyor.
    Yazıcı buna Hizbullah'ın öldürdüğü insanların mezarlarının bulunmasını örnek gösteriyor: "Hizbullah mezarları benim unutamadığım haberlerden. Yüzlerce görüntü geliyordu merkeze. Ama bunların halka gösterilebilecek ve gösterilemeyecek olanları var. Bunları tarayan, gören kişi sensin. Halk bunu günde bir kere haber bültenini açarak izliyor, sen her yarım saatte ya da saat başı haberi okurken de yaşıyorsun. Dolayısıyla bunlar insanın ruhunu zedeliyor."
    Yoğun haber akışının insanın özel yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Yazıcı iki kez evlenip boşanmış. "İkisinden birinde karar vermelisiniz" diyor. "Ya da çok anlayışlı bir eşiniz olacak. Siz onu görmeseniz de, eviniz pislik içinde olsa da, çok para kazanmadığınız halde mutlu olduğunuz için işe gittiğinizde, 'ben bu evliliği sürdüreceğim çünkü onu seviyorum' diyebilecek. Böyle bir eşi bulmak şanstır."
    Yazıcı işinin zorluklarını 1996 yılının 31 Aralık'ındaki anısını anlatarak şöyle ifade ediyor:
    "Aynı anda hem kayınpederimi hem de anneannemi kaybettim. O sırada yılbaşı gecesi programını sunmak zorunda bırakıldım. 'Hayır, benim acılarım var, bunları sunamam' dedim, 'Yaparsın' dediler. İki şarkıcı anonsu arasında sürekli 'Ne güzel yeni yıl başlıyor, çok güzel diye düşünüyoruz, ama bizi hastanede izleyenler de var. Yeni ölüleri olmuş, 31 Aralık gecesi evlerinde yine de TV'yi açmış kör bakanlar da olabilir' diye konuşuyormuşum. O gece sağ bacağımda ağrılar başladı, 10 gün sonra yığılıp kaldım. Doktorlar sebebini buna bağladılar. Bir ay tekerlekli sandalye ve değneklerle işe gittim."
    Yazıcı hafta sonları 14.30-21.00 arası çalışmaktan mutlu olduğunu belirtiyor: "Onca yıllık koşturmadan sonra iki gün haber sunmak bana çok büyük bir keyif ve ödül olarak geliyor."
   
    Jülide Ateş (TGRT)
    "Sürpriz gelişmeler işimizin cilvesi"
   
    Spikerliğin hayatındaki tüm planları etkilediğini belirtiyor Jülide Ateş: "Haber merkezine gidiyorum diye evden çıkıp, şehir dışına hatta yurtdışına gittiğimiz birçok olay yaşanıyor. Mesela geçen yaz, ince bantlı terliklerle şirkete gittiğim gün, TÜPRAŞ'taki patlama haberi geldi. Hemen helikopterle İzmit'e gittik ve TGRT'nin yayın arabasının yakınına indik. Ancak etrafta inekler otluyordu. Kendimi aniden bir meranın ortasında bulmuştum. Üstelik fantezi kıyafetlerimle inekler tarafından kovalanıyordum. Yayın orada geçmişti. Buna karşın bu tür gelişmeler işimizin bir cilvesi."
    Türkiye'de kadına biçilmiş görevlerin bulunduğunu söyleyen Ateş, bir kadının 08.00'de yatağından fırlayıp gece 02.00'de eve dönmesinin uygun bulunmadığını belirtiyor. "Ama zaman değişiyor. Çağdaş erkek karısının bu başarısından gurur duyandır" diyor.
    Beş yıldır süren bir birlikteliği bir süre önce resmiyete döken Ateş, ikinci evliliğini bir gazeteci ile yapmaktan son derece mutlu. Nedenini şöyle açıklıyor: "İkimiz de haberciyiz. İşimiz aynı kulvarda olduğu için dünyada ya da Türkiye'de yaşanan herhangi bir gelişmede eşlerden biri sıkıntı duymuyor, çünkü ikimiz birden aynı işin peşine ister istemez yöneliyoruz."
    2.5 aylık hamile olduğunu açıklayan Ateş, yazın gerçekleşecek doğumun heyecanına şimdiden kapılmış durumda. Ancak aklı yine haberde.
   
   








DİYET
FİTNES


GÜZELLİK
KADIN SAĞLIĞI
HAMİLELİK
ÇOCUK BAKIMI
VİTAMİN