Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
 GÜZELLİK   VİTAMİN   ÇOCUK BAKIMI   HAMİLELİK   DİYET   KADIN SAĞLIĞI 
Modada karmaşa hakim!

Modacılar, 2004 yılında modada karmaşanın hakim olacağını ve belli bir şeyin moda olarak gösterilemeyeceğini belirtiyor


İzmirli modacı Hanife Çetiner, ekonomik ve sosyal olaylardan fazlasıyla etkilenen modada, yaygın iletişimle birlikte ''karmaşa döneminin'' yaşandığını söyledi.Çetiner, ''Gelişen iletişim teknolojileri nedeniyle artık zevk konusunda insanları bağlayamıyorsunuz. Neyin moda olduğunu söyleyerek onları kalıplara sokamıyorsunuz. Moda olan şeyi, bir haftada demode yapmak mümkün'' diye konuştu.
Hazır giyimin insanların moda zevkini ''öldürdüğünü'' öne süren Çetiner, şunları kaydetti:
''Podyumlar bit pazarı görünümünde. Bu sene çok çeşit var ve bu pazarda herkes kendine bir şeyler seçmek istiyor. İnsanlar kendilerini özel hissetmek istiyor, bu nedenle kendi modalarını yaratma çabasındalar. Fakat hazır giyim insanların birbirine benzemesine neden oluyor. Ekonomik ve sosyal olaylar da modayı etkiliyor. Herkes ürettiğini ne kadar tanıtabilirse, o kadar satacağını düşünüyor. Kimya ve tekstil sanayiinin elindeki malzemeye, dokunan kumaşa göre moda belirleniyor.''

''KİŞİLİKLİ GİYİM'' KAVRAMI
Modacı Esin Yılmaz da insanların kendi tarzlarını yarattığını ve günümüzde ''kişilikli giyim'' kavramının oluştuğunu dile getirerek, ''Tek tip giyinilmekten bıkıldı. Butik çalışmaları önemli oldu. Bu tarz, piyasayı renklendiriyor, giyimler özelleşiyor'' diye konuştu.
Yılmaz, modada 20-30 yılda bir geriye dönüş olduğunu ifade ederek, ''Fakat o günün çizgilerini, günün koşullarına göre uyarlamak gerekiyor. Bu yıl daha çok sadeliğe doğru gidiş var. Bu nedenle modacıların uzay modasını da güne uyarlamaları gerekiyor. Romantizmi uzay çağıyla buluşturmak gibi...'' Bu sezon insanlarda özellikle mor renge yönelim olduğunu dile getiren Yılmaz, bunun nedeninin 2003'te yaşanılan üzücü olaylar olduğunu söyledi. Morun ''güç'' rengi olduğunu dile getiren Yılmaz, ''Doğal olarak insanlar mor giymek, taşımak, evine o renk çiçek almak ve böylece ruhlarını güçlendirmek istiyor'' dedi.

''BRİTNEY SPEARS'IN YERİNİ BEYONCEE ALIYOR''
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şölen Kipöz ise modaya 50'li yılların film yıldızlarının zarafeti ve ışıltısının yeniden kazandırıldığını söyledi.
Moda tasarımcılarının sosyal çalkantılara ve kaosa farklı tepkiler verdiklerini belirten Kipöz, görüşlerini şöyle dile getirdi:
''Çocuksu, optimist tavır ve canlı renklerle gelen pozitif enerji, yeni tekno malzemeler ve biçimlerle birleşerek, genç bir pazar için 60'ların uzay çağı dönemini canlandırıyor. Genç kızlar rock ve pop yıldızlarını kendilerine stil ikonu olarak seçiyor. Bu sezon Britney Spears'ın yerini feminen stiliyle Beyoncee alıyor. Daha olgun yaş grubunda çalışan kadınların stil ikonu ise tüm zamanların zarafet sembolü Audrey Hepburn...'



© 2004 Milliyet