
|
|
|
 |
|
|
İş kadınını tayyörden kurtarmaya çalışıyor
Network'te dördüncü sezonunu geçiren Arzu Kaprol, bu yaz için yine renkli bir koleksiyon hazırladı. Modacının amacı, iş kadınlarını klasik ofis kıyafeti olan tayyörden uzaklaştırmak
|
|
ESRA AKIN
Üçüncü buluşmamızın yeri perşembe günü başlayan ITS Fuarı'nın 'Trend Area' bölümü. Modacı, fuarın birgün öncesinde tabaklar, kadehler ve plastik çimenlerle bir oturma odası tasarlıyor. Yanında kendisi gibi tasarımcı arkadaşları Bahar Korçan, Özlem Süer ve Hakan Yıldırım var. Arzu Kaprol'le bu seferki buluşmamız yine bir telaş içinde geçiyor. Geçen yıl defile öncesi Tophane'de merdivenlerde sohbet etmiştik, şimdi terfi ettik taburelerin üzerindeyiz. Kaprol'le geçen hafta ses getiren Network defilesini, Paris moda haftasını ve Turquality projesini konuşuyoruz. Fonda matkap sesi...
Network'de bu yaz neler değişti? Siz geçen yıl yaptığımız ropörtajda satışların yüzde 20 arttığını söylemiştiniz...
Şu anda bu oran yüzde 50. Benim dördüncü sezonum. İkinci sezondan sonra satışlar yüzde 50 arttı. Kaprol-Network birlikteliği, tasarımcı ve üretici kötü işbirliği örneklerine tam tersi doğru bir işbirliği örneği oldu. Koleksiyon yapısı olarak baktığımızda da Network'ün daha uluslararası bir duruşu var. Yurtdışında kısa zamanda 9 mağazası oldu. Maxmara ve Hugo Boss'un satıldığı yerlerde artık Network'de var. Bu da yeni bir marka olmasına rağmen kökleşmiş bir yapısı olduğunu gösteriyor. Bir de markada belli bir standart oturdu. Mesala yazın kullandığımız body'lerimiz ipek, kışın kullandıklarımız yün karışımlı. Marka artık sadece çalışan kadına değil, yoğun yaşayan kadına da hitâp ediyor.
İşe ilk başladığınızda uyumlu bir birlikteliğiniz olacağını düşünmüşmüydünüz?
Aslında ben de bu kadarını düşünmüyordum. Bir ivme kazanması bekleniyordu. Bunun ilk ve ikinci sezonda birebir satışlara yansıması beklenmiyordu. Daha yavaş büyümesi bekleniyordu. Ama biraz hızlı oldu.
Limited'i gören fiyatlarımızın arttığını düşünüyor
İş kadını için hep klasik tayyöre karşı oldunuz. Koleksiyona da baskıları ve canlı renkleri soktunuz... Amaç daha iddialı bir iş kadını mı yaratmak?
Benden önce de Network'de baskılar vardı. Ama bu kadar fazla değildi. Şimdi çok sesli ve renkli bir koleksiyon var. Mağazaya gittiğimde beni yakalayan müşterilerden gelen tepkiler olumlu.
Peki iş kadınları artık eski tayyör alışkanlıklarından sıyrılmaya başladılar mı? Yeni dönem iş kadınları neleri tercih ediyor?
Önceden gördüğümüz ceket pantolon ve ceket etek kombinleri yerini elbiseye bıraktı. Bence pantolonun da devri yavaş yavaş kapanmaya başladı. Artık etek daha fazla tercih ediliyor.
Şimdi size olumsuz birşey söyliyeyim öyleyse. Kulağıma gelen birkaç dedikoduya göre "Arzu Kaprol geldi, Network'ün fiyatları arttı" deniyor...
Gerçekten mi? Böyle birşey yok. Limited çok özel bir grup. Mağazanın içinde bu grubun etiketlerine bakıp böyle bir yargıya varmanız normal. Bunu en yakın arkadaşlarım bile söyledi. Fakat Limited en beğenilen ve en dikkat çeken parçalardan oluştuğu için onların fiyatlarındaki artış sanki genele yayılmış gibi göründü.
Limited koleksiyonun genişletmeyi düşünüyor musunuz?
Eğer genişletirsek bize bu sefer fiyatları çok arttırdınız diyecekler. Bir daha buna maruz kalmak istemiyorum.
ITS'de (Uluslarası Tekstil ve Aksesuarları Fuarı) ne yapıyorsunuz?
2006 yaz trendlerinin belirlendiği bu fuarda 'Trend Area' bölümünde Hakan Yıldırım, Özlem Süer, Bahar Korçan'la birlikte konseptler tasarladık. Ben oturma odası yaptım.
Kıyafetle yaşam şeklimizin ne kadar içiçe olduğunu anlatan bir tema yaratmaya çalıştım. Bu fuarın en önemli özelliği dünyanın en ünlü kumaş fuarı olan Premier Vision'dan bir hafta önce gerçekleştirilecek olması. Premier Vision Altınyıldız için çok önemli. Ben de ziyaretçi olarak gidiyorum ve o fuarda kumaşları seçiyorum.
Turquality projesini henüz anlamadım
Turquality projesinin içindesiniz. Bu Arzu Kaprol markasına neler kattı?
Turquality projesini henüz tam olarak anlayabilmiş değilim. Çok doğru ve iyi dileklerle başlamış bir proje.
Proje kapsamında devlet desteği alıyor musunuz?
Turquality'de önemli bir devlet desteği var. Ama bunu doğru kullanmak lazım.
"Paris Pret a Porter'ye son katılışım"
Paris Pret a Porter nasıl geçti?
Pret a Porter bu sefer o kadar keyifli değildi. Genel alıcı seviyesinin düştüğünü görüyorum. Ben bir daha Paris'e katılmayı düşünmüyorum. Tahmin ediyorum ki bu benim için sondu.
Tek neden Paris'e olan ilginin azalması mı?
Biz biraz daha özel müşterilerle çalışıyoruz. Genele hitâp etmediğimiz için fiyatlar biraz yüksek kalıyor. Dolayısıyla bizim daha seçici olmamız ve başka fuarlara katılmamız gerekecek.
Peki hangi fuarlara katılmayı düşünüyorsunuz?
Paris'de Atmospherede katılıyoruz. Artık Pret a Porter'i pas geçip sadece bu fuara katılabiliriz.
Ayşe Ege'de Paris'in eski büyüsünün kalmadığını düşünüyor. Hem alıcıların sayısının hem de kalitesinin düştüğünü söylüyor. Acaba New York'a doğru bir kayış mı olacak?
Ben öyle olacağını düşünmüyorum. Yeni arayışlar var. New York beklentiler için de görünmüyor. Şu an Milano bile Paris'den şovlar açısından daha renkli Benim beklentim biraz İspanya'ya kayması yönünde. Zara ve Mango'nun da İspanya'dan çıktığını düşünürsek ilerde Madrid ve Barcelano moda merkezi haline gelebilir. Ben de İspanya'yla çalışmaya devam edeceğim.
Pantolonun yerine etek
Yaz için Network'e neler tasarladınız?
Yazda çok iddialı desenli bir grup var. İpek kumaşlar üzerine baskılar yapıldı. Bir karnaval havasında. İkinci temamızda Meksika havasıydı. Boyası dökülmüş kiremit tonlarında derilere yapılmış etkiler. Diğeri de Safari. Bu grupta camellar, kakiler ve bejlere çok sık rastlayacaksınız.
Network için hayalleriniz var mı?
Evet. Milona'da Monte Napolione Caddesi'nde bir mağaza açmak.
Mağazada sizin tasarımınız göz farlarının satışları nasıl nasıl gidiyor?
Çok iyi. Networkler'de satışı devam ediyor. İspanya ve Hong Kong'dan da talep aldık. Benim için biraz keyfi bir iş. Biliyorsunuz farlara karşı acayip bir ilgim var.
Markayla bu kadar içice olmak yaratıcılığınızı öldürüyor mu?
Zaman zaman 'giyinmekten sıkılır mıyım' diye düşündüm hep. Bu kadar modanın içinde olmak bende biraz anti moda duygusu geliştirdi. Daha fazla alışveriş yapmaya bir tepki gelişiyor. Artık sadece iyi bulduğum birşeyi alıyorum ve daha seçici oluyorum.
Ben onu sormuyorum, markaya fazla mesai ayırmak Arzu Kaprol'ün kendi koleksiyonuna zarar vermiyor mu?
Zamanımın büyük bir çoğunluğunu Network alıyor. Network dışında kalan zamanı kendi markama ayırıyorum. Ama zaten kendi markam için yılda iki koleksiyon hazırlıyorum. Bu koleksiyonla 6 fuara birden katılıyorum.
|
|
|
|