
|
|
|
 |
|
|
'Bu büyük ülkeye inanıyoruz'
Dünyanın önde gelen treyler üreticilerinden Krone'nin Başkanı Dr. Krone, pek çok orta ölçekli firmanın Çin'e veya Hindistan'a gittiğini hatırlatarak, 'Biz Türkiye'yi seçtik' dedi
Çağnur Hatipoğlu
Doğuş Grubu ile ortak fabrika kurmaya hazırlanan dünyanın önde treyler üreticilerinden Krone'nin Başkanı Dr. Bernard Krone, yakın bir zamanda kuracakları tesisin, Türkiye'ye duydukları güvenden kaynaklanan bir karar olduğunu söyledi.
Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dr. Krone, kendileri gibi orta ölçekli firmaların, yatırım için Hindistan ya da Çin'i seçtiğini hatırlatırken, "Biz bunu değil, Türkiye'ye yatırım yapmayı tercih ettik. Çünkü Türkiye'ye, bu büyük ülkeye inanıyoruz" dedi.
Pek çok 'ilk'
Doğuş Grubu ile birlikte kuracakları tesisin Marmara bölgesinde olacağını ve yer konusunda ağırlıklı kararın Doğuş tarafından verileceğini anlatan Dr. Krone, yatırım tutarı hakkında kesin bir rakam söyleyemeyeceğini belirtirken, "Bizim için büyük bir yatırım" demekle yetindi.
Fabrikanın kendileri için pek çok 'ilk'i beraberinde getireceğini söyleyen Krone, "Bu tesis, 100 yıllık şirket tarihinde tek seferde yapılan en büyük yatırım olacak. Sıfırdan bir fabrika kuracağız. Almanya ve Danimarka'daki fabrikalarımızı bugünkü haline getirmemiz yıllar almıştı. Fakat burada herşey tek seferde olacak" dedi.
Doğuş Grubu'nun da, yatırım için gerekli tüm donanıma sahip olduğunu, ülkeyi ve pazarı iyi tanıdığını belirten Dr. Krone, "Doğuş Grubu hakkında bilgi almak için Scania ve Volkswagen Grubu'nun üst yönetimiyle konuştuk. Bize, Doğuş Grubu'ndan daha iyi ortak bulamayacağımızı söylediler. Biz bu yatırımı Doğuş Grubu'nun parası olmadan da yapabilirdik ama onların bilgi ve tecrübesi olmadan yapamayız" diye konuştu.
İşçilere eğitimi Türkler verecek
Krone Başkanı Dr.Bernard Krone, Türkiye'de treyler ve tarım makineleri üretimi yapacaklarını, kapasitenin ilk etapta 5 bin adet, daha sonra da miktarı 10 bine çıkartacaklarını söyledi. Sadece treyler değil, tarım makineleri de üreteceklerini ve bunları uluslararası pazarlara da ihraç edeceklerini söyleyen Krone, treylerlerin bir kısmının iç pazara, büyük bölümünün ise ihracata yönelik üretileceğini kaydetti. Kurulacak fabrikada üretim için iyi bir altyapıya ihtiyaç olduğuna değinen Dr. Bernard Krone pek çok yan sanayiciyle görüştüklerini söyledi. Almanya'daki fabrikada 1970'lerden bu yana pek çok Türk'ün çalıştığını da hatırlatan Dr. Krone, "Firmamızın ikinci jenerasyonundan beri Türklerle çalışıyoruz. Bu yüzden bir süreliğine Almanya'daki Türk çalışanlarınızı Türkiye'ye getirebilmek gibi bir avantajımız var. Yeni çalışanlarımıza üretim süreçleri hakkında bilgi ve eğitim vererek, oradaki ekibe yardımcı olacaklar" dedi.
SRT logolu 'ateşli meyveler'
Chrysler bünyesindeki markaların performanslı modellerini geliştiren ve onlara logosunu koyan SRT, artık Avrupa ve Türkiye yollarında tanınmaya başlanacak. SRT'ler geliyor...
LEVENT KÖPRÜLÜ
Geçmişi 2002 yılına dayanıyor SRT'nin. Street and Racing Technology (Yol ve Yarış Teknolojisi) kelimelerinin baş harflerini taşıyan SRT, Dodge Viper'ı yaratan Chrysler Grubu motorsporları bölümünün seçkin mühendisleri ve yine grubun performans parçaları geliştiren MOPAR üyelerinden oluşturulmuş.
Sonuçta ortaya, üç markaya (Chrysler, Dodge, Jeep) birden hizmet veren bir 'fabrikasyon modifiye' takımı çıkmış.
Siparişle getiriliyor
Daha önce sadece Amerikan pazarında satılmakta olan 'SRT' logolu performanslı modeller, artık Avrupa ve Türkiye yollarında da kendisini hissettirecek.
Bunun ilk örneği olan Dodge Viper SRT-10, Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. tarafından özel siparişle Türkiye'ye de getirilmeye başlanırken, Chrysler'in ağırbaşlılığıyla tanınan modeli 300C SRT-8 de satışa sunulmuş durumda. Tabii bu araç da, siparişle getirilecek.
Chrysler Grubu'nun pist araçlarını da geliştiren ekip, Dodge için Viper, Charger, şu an üretimi biten Neon, Ram pickup ve Magnum'un SRT logolu versiyonlarını geliştirmiş. Chrysler 300C ve Crossfire, Jeep'in Grand Cherokee modellerinin SRT versiyonlarını da. Bu 'ateşli meyveler'in yanında Dodge Challenger ve Hornet gibi konseptleri hesaba katmıyoruz.
Güçleri seslerinden belli
SRT, adını verdiği araçların gelişiminde motor, sürüş yol tutuş, frenleme, iç ve dış donanımlardan sorumlu. SRT, bu çerçevede Viper'a 510 HP, Ram pickup'a 500 HP, Crossfire'a 330 HP, Grand Cherokee'ye 420 HP, 300C'ye de 425 HP'lik motorlar hazırlamış.
Tüm araçların süspansiyon sistemleri, frenleri, gövde parçaları, hatta koltuklarına kadar tüm detayları da ihmal etmemiş. Nitekim bu modellerin fren performansları (özellikle kısa durma mesafeleri açısından) ve yol tutuş kabiliyetleri hayli ünlü... Tabii araçların egzost sistemleri de, performans ve motorlara uygun 'akord' ediliyor. Bu yüzden, hepsinin gücünü, öncelikle seslerinden anlamak mümkün.
Bu arada takımın son gözdesinin, Türkiye'de yeni satışa çıkan Caliber'in SRT versiyonu olduğunu söyleyelim. 2007'de piyasaya çıkacak 300 HP'lik Caliber SRT-4, dört silindirli motoruyla hayli iddialı.
'Küçümen' Peugeot yolda
Fransız üreticinin en küçük modeli olan 107, bu ay içinde Türkiye'de de satışa sunulmaya başlanacak.
Fiyatı henüz açıklanmayan 107, Peugeot'nun en küçük modeli durumunda. A sınıfındaki araç, Toyota ortaklığıyla Çek Cumhuriyeti'nde üretilen 107, üç ve beş kapılı kasa tiplerine sahip.
Küçük boyutları, şirin tasarımı, işlevsel ve modern iç mekanıyla dikkat çeken 107, manevra kabiliyeti ve boyutları sayesinde tam anlamıyla bir şehir otomobili kimliğinde.
Peugeot 107, standart olarak sunulan ABS ve CSC (Viraj Denge Kontrol Sistemi), sayıları 6'yı bulan hava yastıklarının yanı sıra takviyeli gövde yapısı, katlanabilir direksiyon simidi gibi güvenlik özelliklerine sahip. Nitekim araç, Avrupa'daki en önemli bağımsız test kuruluşu EuroNCAP'in testinde dört yıldız almayı da başarmış.
'Şehrin gülümseyen yüzü' diye tanımlanan Peugeot 107'nin, Avrupa'da 1.0 lt (68 HP) benzinli ve 1.4 lt (54 HP) dizel motor seçenekleri bulunuyor. Türkiye'ye her iki kasa tipi ve her iki motor seçeneğinin de getirilmesi planlanıyor.
107'lerde bulunan '2 Tronic' otomatikleştirilmiş manuel vites kutusu, viteslerin debriyajsız manuel değiştirilmesini de sağlıyor.
F1 esintili Megane siparişle gelecek...
Renault'nun, 2005'teki Formula 1 şampiyonluğu şerefine ürettiği 'Megane F1 Team' özel seri modeli, Türkiye'ye sadece siparişle getirilecek.
Halen Türkiye'de satılan Megane RS üzerine geliştirilen ve 2.0 lt turbo (225 HP) motorla donatılan bu özel modeli, 'Renault Sport Technologie' bölümü şekillendirmiş. 'Alp Mavisi' rengindeki 'Megane F1 Team'de, parlak siyah renkli özel jantlar, yaldızlı siyah dış dikiz aynalarının yanı sıra ön çamurluklar ile ön ve arka tamponlardaki 'Renault F1 Team' logosu dikkat çekiyor.
İçerideyse mavi renkli özel tasarım Recaro spor koltuklar ve 'Markalar Şampiyonu' ibaresi yer alan 'Renault F1 Team' plaketi göze çarpmakta. 6 ileri manuel vitesli araç, 0-100 km/s'ye 6.5 saniyede ulaşıyor.
Iveco'dan otomobil konforlu bir seçenek
Iveco, Daily serisinin konfor donanımları yüksek olan '65 C15' modelini Türkiye'de satışa sundu.
Otomobil konforunu, kamyonun yük taşıma kapasitesiyle birleştirmeyi amaçlayan Daily 65 C15, 6,5 ton azami yüklü ağırlığa sahip. 6 ileri vites kutusu, 146 HP'lik güçlü motorla donatılan araç, fazla büyük olmayan boyutlarıyla manevra ve park etme kolaylıkları sağlıyor. Her türlü yol şartına ve yüklemeye uygun olan araç, bunların yanında konfor özelliklerine de sahip. Adeta otomobil konforu sunan sürücü kabininde havalı, ayarlanabilir sürücü koltuğu, uzaktan kumandalı merkezi kilit ve 'immobilizer' standartlar arasında.
Pirelli performans lastiklerine özel jant
Lastik üreticisi Pirelli, Antera firmasıyla imzaladığı işbirliği anlaşması sonucu artık kendi markasını taşıyan özel jantları da piyasaya sürecek. İlk olarak Almanya'da tanıtımı yapılan ve Pirelli markası taşıyan yeni hafif alaşımlı jantlar, özel olarak geliştirilmiş ve üretilmiş. Kullanılan yüksek teknholoji sayesinde jantların ağırlıkları azaltılırken, dayanıklılıklarının artırılması sağlanmış. Yeni jantlar, sadece Pirelli 'Ultra Yüksek Performans' lastikleriyle birlikte takılı olarak satılacak. Jantlar ayrıca yüksek güç ve boyuttaki fren sistemleriyle de kullanılabilecek.
Shell & Turcas'ta dönüşüm sürüyor
Shell Türkiye ve Turcas Petrol'ün güçlerini birleştirerek kurdukları 'Shell & Turcas Petrol A.Ş.'nin akaryakıt istasyonlarındaki marka dönüşüm süreci kapsamında, yaklaşık 60 istasyonu Shell'e dönüştü. 35 milyon dolar yatırımla tüm Türk Petrol istasyonlarının yıl sonuna kadar Shell'e dönüştürülmesi planlanırken, istasyonları için yeni görünüm standartları geliştiren Shell, bu yeni görsel kimliğini ilk kez Türkiye'de uyguluyor. Öncelikle Temmuz ayında Türk Petrol istasyonları ile uygulanmaya başlanan yeni görsel kimlik, şirket bünyesindeki yaklaşık 1200 akaryakıt istasyonuyla tamamlanacak.
|
|
|

|
|