
|
|
|
 |
|
|
İmdada yetişen deniz feneri
Demi Moore'un bir nevi dişi Stephen King'i canlandırdığı zayıf bir gerilim
Alin TAŞÇIYAN
"Alacakaranlık / Half Light"
Britanya'nın doğal güzelliğini ve mimari zarafetini mükemmel değerlendirirken çok zayıf bir olay örgüsüyle gerilim yaratmaya çalışıyor "Alacakaranlık". Filmde kullanılan evlerin konumunun ve dekorunun güzelliğine bakarken olup biten gizemli olaylar, sıkıcı birer ayrıntı gibi geliyor insana... Acılı bir zihnin sayıklamaları mı, fizikötesi güçler mi, en somutundan bir komplo mu olduğu belirsiz bir gizem var filmde. Ne yazık ki finalde iyice zıvanadan çıkıyor...
Nehir kıyısında, rüya gibi bir evde yaşayan, kendi gibi yazar olan ikinci kocasını gölgede bırakacak kadar başarılı yazar Rachel Carlson -bir nevi dişi Stephen King- ihmalkarlık sonucu oğlunun ölümüne yol açıyor. Sekiz ay sonra Rachel boşanmanın eşiğine geldiği kocasını bırakıp yakın gazeteci arkadaşının İskoçya'da bulduğu ıssız bir eve taşınıyor. Yaslı annenin tek amacı yeni kitabını tamamlamak. Sakinleştirici ilaçları kesen Rachel, oğluyla ilgili kabuslar görüyor. Ancak evinin karşısındaki adanın deniz feneri bekçisiyle yaşadığı romans onu çabucak yastan çıkarıyor. Ta aşkının yedi yıl önce ölmüş bir adam olduğunu öğreninceye dek!
Deniz feneri Rachel'ın imdadına yetişiyor ama projeksiyon ışığı biz izleyicilere hiç yardım etmiyor "Alacakaranlık"ta.
"Alacakaranlık / Half Light"
Yön / Sen: Craig Rosenberg
Oyn: Demi Moore (Rachel), Hans Matheson (Angus)
Gör: Ashley Rowe
Müz: Brett Rosenberg
|
|
|

|
|