Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
11 Eylül'ün savunması

Paul Greengrass'ın belgeselvari filmi, 11 Eylül saldırılarında düşen dördüncü uçak olan "Uçuş 93"te olanları öykülüyor


Alin TAŞÇIYAN

"Uçuş 93 / United 93"

Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a 11 Eylül 2001 tarihinde saldırı düzenlemek için kaçırılan dördüncü uçağın öyküsünü anlatıyor "Uçuş 93". Adını havayolu ve uçuş sayısından alan film, uçakta olup bitenler hakkında, eldeki verilere dayanan ve ABD yönetiminin resmi açıklamasını destekleyen bir varsayım geliştiriyor. Etkinleştirilmiş bir güvenlik sistemi gerekliliğini örneklerle gösteren "United 93" propaganda niyetine de izlenebilir.
"Uçuş 93" bu uçakta olup bitenleri belgeselvari bir üslupla anlatıyor. Hatta hava kontrol merkezleri ve hava kuvvetlerinden bazı görevliler de filmde kendi kendilerini canlandırıyor.
"Kanlı Pazar" ile 2002 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı kazanan yönetmen Paul Greengrass'ın belgesel tarzı ve gerçekçiliği takdir edildi. Bu yüzden "United 93" gibi bir film yapılmak istendiğinde akla gelen en iyi isimlerden biri o.

Kahraman yok
Greengrass "Uçuş 93"te kurbanları teröristlere karşı direnen kişiler olarak onurlandırırken kimseyi ön plana çıkarıp kahramanlaştırmıyor. Teröristleri de soğukkanlı canavarlar halinde betimlemiyor. Her iki tarafın da yaşadığı korkuyu, kaygıyı, dehşeti olabildiğince gerçekçi biçimde yansıtıyor. Teröristler güvenlik taramasından sadece küçük bir bıçak geçirebildikleri için durumu kontrol etmekte zorlanıyor.
"Uçuş 93" uçağın içinde geçen olayların yanı sıra aynı anda dört uçağın kaçırılmasının şokunu yaşayan hava kontrol merkezleri ve hava kuvvetlerindeki kaosu da ele alıyor. Amerikan sivil havacılık tarihinin son çeyrek yüzyılında böyle bir olayla karşılaşmamış olan kurumlar durumu kesinleştirip harekete geçinceye dek iki uçak Dünya Ticaret Merkezi'ne biri de Pentagon'a çarpıyor. Film onların çaresizliğini de sergiliyor.
Greengrass sinematografik açından bakacak olursak gayet iyi, düzgün bir filme imza attı. Son beş yıldır dünyanın bütün siyasi dengesini ABD lehine değiştiren, terörizmle savaş bahanesiyle insan hakları ve demokrasiyi askıya aldıran, Hıristiyan ve İslam ülkeleri arasında açık bir düşmanlığa neden olan, bireyleri paranoyaklaştıran ve hâlâ birçok yönden açıklığa kavuşmamış bir olay söz konusu olmasa "Uçuş 93" çok ilginç bir yapım olarak kayda geçerdi. Oysa bu haliyle resmi Amerikan görüşünü "savunuyor".
Teröristlerin kimliklerinden hava kontrol birimlerindeki diyaloglara kadar resmi kaynakları esas alıyor. O kaynaklar da avaz avaz daha etkin, daha sıkı güvenlik, daha çabuk ve dolaysız askeri müdahale çağrısı yapıyor var olan sistemle aciz kalmalarını ileri sürerek.
Dolayısıyla "Uçuş 93" belgeselvari ölçülülüğüne rağmen bir propaganda filmi niteliği kazanıyor.

"Uçuş 93 / United 93"
Yönetmen / Senarist: Paul Greengrass / Görüntü: Barry Ackroyd / Müzik: John Powell







© 2004 Milliyet