KadınRSS
30.04.2010 - 11:16 | Son Güncelleme: 30.04.2010-11:22

Cumalıkızık Köyü'nde yaşayan tarih

Uludağ eteklerinde kurulmuş, 700 yıllık Osmanlı mimarisinin yaşayan en güzel evlerinin bulunduğu köy...

Sitene Ekle
Cumalıkızık Köyü'nde yaşayan tarih

Türkiyemizde artık değişik bölgelerde, tarihi eserleri ve Osmanlı mimarisinden örnek evleri bakım yaparak yaşatan köyler, turistik gezi yerleri olmaya ve o zamanın eserleri ile birlikte yaşar olmaya başladı. Bunlara en güzel örnekler; Ege bölgesinde Selçuk Kuşadası yolu üzerinde Şirince köyü, Ankara bölgesindeki Beypazarı, Karabük iline ait bir ilçe olan Safranbolu, Bursa ’ da cumalıkızık, gibi köyler ve evler artık dünyaca tanınır olmuştur. Bu yazdıklarımdan en son gördüğüm yer olan Cumalıkızık Köyü'nü ve tarihini anlatmak isterim.

Cumalıkızık köyüne gitmek için Bursa ’dan çıkıp Ankara istikametine doğru yaklaşık 12 km gittikten sonra sağa bir yol ayrılıyor ve tırmanmaya başlıyorsunuz. Uludağ eteklerinde kurulmuş olan 700 yıllık Osmanlı mimarisinin yaşayan en güzel evlerinin bulunduğu köye geliyorsunuz. Aracınızı köy okulunun bahçesine park ederek, yaya olarak köyü gezmeye başlayabilirsiniz..

Daha hemen meydanda kurulmuş olan ahşap tezgâhların arkalarında bulunan güler yüzlü köy halkı yaşlısı, genci ile erkeği ve kadınıyla size ikramda bulunuyor ve tezgâhta bulunanları anlatıyor. Tezgâhlarda bulunan ve her biri sanat eseri gibi işlenmiş olan işlemeler. Bahçelerinde ürettikleri sebzelerle yapılmış ev turşuları, reçeller. Evde odun ateşinde pişirilmiş sıcak ve buram buram kokan ev ekmekleri, yine el emeği ile elde yufka açarak yapılmış olan baklavalar, açtıkları hamurları keserek yaptıkları, domatesli, ıspanaklı sade erişteler, tarhanalar, gelin beni alın, tadın diye bağırıyor sanki. İnanın biz ailece gezerken dayanamayıp sıcak ekmeklerden alıp kopararak yedik.

Evlerin avlularında hamur açma tahtası üzerine un serpiştirerek açılmış hamurları erişte yapılmak üzere keserken onları seyrediyorsunuz. Odun ateşinde sizlere çay demliyorlar. O kadar misafirperverler ki inanın insanın içinden oradan ayrılmak gelmiyor.

Evler, 700 yıllık Osmanlı mimari örneklerini halen canlı vaziyette sizlere sunuyor. Cumbalı, kafesli iki, üç katlı kerpiç evler. Alt katları genellikle taştan ve içleri ahşap yapılar. Binaların ahşap kapıları yıllara meydan okur vaziyette ve üzerlerinde paslanmış ama halen kilitlenebilen kilitleri ile görevlerini yerine getirmenin mutlulukları ve heybetli duruşlarıyla bir abideye benzemektedirler. Evlerde halen yaşam sürüyor. Yaklaşık köyde 150 hanede yaşam mevcut. Evler değişik renklerde (yeşil, sarı, kırmızı, çivit ) boyanmış. Her evde genellikle odun sobaları kurulmuş duvarlarından bacalar çıkmış ve yanan odun kokusu etrafa yayılmış tarihi yaşayarak etrafı gezmek çok büyük bir zevk veriyor.

Köyün, evlerinin arasında Cin aralığı denen bir aralık var. Bir Mahalleden diğer mahalleye kısa yoldan geçiş için. Aralık o kadar dar ki bırakın iki kişi yan yana geçmesi, geniş yapılı bir kişi dahi biraz yan yürüyerek geçebilecek bir genişlikte. İki evin duvarları aralığın yan yüzlerini teşkil ediyor ve sanki iki yüksek duvar sizi sıkıştırıyormuş gibi içinizi fenalık basıyor. İşte bu güzel tarihi köy, gezebileceğiniz ve tarihi canlı olarak yaşayabileceğiniz hafta sonunuzu çok güzel geçirebileceğiniz, turistlik gezilecek bir yer. Mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

KAYNAK: http://blog.milliyet.com.tr/Cumalikizik/Blog/?BlogNo=161734


Uzmanından güzellik ve makyaj önerileri için tıklayın!

Etiketler:
Yorum Yazın
Gönder
"Bir elinde cımbız, bir elinde ayna/ Umurunda mı dünya" diyen şairimiz kimdir?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX