Alternatif tatil peşindekiler tarım turizmine katılıyor

Alışılmışın dışında bir tatil yapmak isteyenler ekolojik çiftlik ziyaretleri ile Türkiye'nin 32 noktasındaki çiftliklerden birinde erik topluyor, toprak çapalıyor, süt sağıyor. İş yapmak istemeyenler ise çiftlik evlerinde konaklayıp doğal hayata tanık oluyor

axcum021.jpg eberkoz@milliyet.com.tr TaTuTa'ya 69 çiftlik kayıtlı. Türkiye temsilciliğini Buğday'ın yaptığı Ekolojik Çiftliklerde Gönüllüler Örgütü (WWOOF) kanalıyla da yabancı ülkelerden de pek çok kişi bu çiftliklerde gönüllü olarak çalışmaya geliyor. Çiftliklere göz atmak için www.tatuta.org internet sitesine girebilirsiniz. Çiftlikler TaTuta ile anlaşmalı olduğu için kişisel başvuruları kabul etmiyor. Şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek veya "bir işe yaradığını hissetmek" isteyenlerin artık yeni bir alternatifi var: TaTuTa. Açılımı "Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi ve Tecrübe Takası" olan bu proje deniz kenarı yerine çiftlik yaşamını tercih edenlere göre. Sofrada yediği ürünlerin üretiminden bihaber olanlar ekolojik çiftlik ziyaretleri ile gönüllü çalışarak veya belirli bir para ödeyerek konuk olduğu çiftlikte tarıma ufak da olsa bir katkı sağlıyor. Bu çiftlikler misafirlerini gönüllü ya da konuk olarak kabul ediyor. Gönüllü olmayı tercih ederseniz herhangi bir ücret ödemiyorsunuz ancak günlük çiftlik işlerini koşulsuz olarak yapmak zorunda kalıyorsunuz. Toprak çapalama, süt sağma, erik toplama gibi işleri belirlenen saatlerde yapıyorsunuz. Konuksanız iş yapıp yapmamak size kalmış. Ama konaklama ve yemek için kişi başı en az 25 YTL ödüyorsunuz. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından yürütülen bu etkinliğe katılanların çoğu büyük şehirlerde yaşayan ve iş yaşamının stresinden kaçmak isteyenler. "Turşu kurmayı ve salça yapmayı öğrendim" Afyon Başmakçı'daki Ersöz ailesi çiftliğine iki gün konuk oldum. Tarlada çalışmadım ama ürün topladım. Sultan Ersöz'den turşu kurmayı ve salça yapmayı öğrendim. Ekolojik ürünler hakkında bilgi aldım. Bunların dışında farklı bir tatil de yapmış oldum. Birlikte Acıgöl'de piknik yaptık. Flamingoları izledik. Tarihi yapıları gezdik. Yerel yaşamı orada yaşayanlardan dinledim. Soframa gelen yemeğin nasıl yetiştirildiğini görmek o insanlara daha çok saygı duymama neden oldu. Bu tatil kent yaşamındaki farkındalığımı artırdı. "Hayatımda bir değişiklik yapmak için bu çiftliğe geldim" Uzun yıllar yurtdışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye döndüm ve İstanbul'da hiç arkadaşım olmadığı için çok sıkıldım. Bu organizasyonu duyunca hayatımda bir değişiklik olur diye düşündüm. Bu çiftlikten sonra iki ay da Çanakkale'deki bir çiftlikte gönüllü olarak çalışacağım. Gün içinde otları temizliyorum, organik gübre kullanımını öğreniyorum, sebze ve meyve bakımı yapıyorum. Burada kafamı dinliyorum. "Gençler trekking yapmak yerine bu çiftliklerde enerji harcıyor" Gönüllü çalışma ilk olarak bu çiftlikte başladı. İki yıl içinde dokuz gönüllü ağırladım. Konuk kabul etmiyorum. Çünkü burası turistik yer değil, bir çiftlik. İşçiye basit olduğu için komik gelecek ama ekolojik tarım yapanlar için önemli olan işleri gönüllüler hiç ses çıkarmadan yapıyor. Çapalama, otları toplama gönüllülerin yaptığı işlerden. Gençler önceleri nasıl trekkinge gidiyorsa artık ekolojik çiftliklerde enerji harcamak istiyor. Ama meraktan gelen orta yaşlılar da var. Günde bazen dört-beş saat bazen de daha fazla çalışılıyor. Yemekleri gönüllülerle birlikte yapıyoruz. Onların deneyimlerinden yararlanmak çok güzel. Mesela gıda mühendisi bir gönüllüden elma suyundan sirke yapmasını öğrenmiştim. "Doğudaki çiftlikler kadın konuk kabul ediyor, evlerinde yabancı erkek istemiyor" Çiftlik sayısı yakında 150 olacak. Projeye ekolojik yaşam felsefesini tarımdan evinin mimarisine kadar uygulayan çiftlikleri seçiyoruz. Şu an gelen rezervasyonlara yetişemiyorum. 1.5 yıl içinde TaTuTa'dan 200 kişi yararlandı. Ayrıca 50 kadar da yabancı gönüllü katıldı. Öğrenciler, her meslek kolundan insan ve "Bir işim yok. Gideyim de çiftçiye yardım edeyim" diyenler tercih ediyor. Konuk ve gönüllü olarak gitmek isteyenlerin sayısı birbirine çok yakın. Gönüllünün yapacağı işlerin ağır veya hafif olması çiftçinin vicdanına kalmış. Kimi tüm gün çalıştırıyor, kimi de "Hadi denize git artık" diyor. Yaş aralığı çok geniş. Geçen hafta ekolojik tarımı merak eden 80 yaşın üzerindeki bir kadın bile konuk olmak için başvurdu. 15-20 kişilik gruplar da katılıyor. Gelecek hafta bir yoga grubu konuk olarak gelecekleri çiftlikte toplantılarını yapacaklar. Ekolojik tarımı yerinde inceleyecekler. En çok Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki çiftliklere rağbet var. Doğu'daki çiftliklerin sahipleri genelde kadın konuk kabul ediyorlar. Çünkü evlerinde yabancı bir erkek istemiyorlar. Serdar Tanal (Antalya Elmalı'da çiftlik sahibi)Buğday dergisi Türkiye'de benim gibi Don Kişot'ları tespit etti ve ekolojik tarım meraklısı insanlar arasında TaTuTa projesi ile kontakt kurmaya yardımcı oldu. Çiftliğimiz hep gönüllüleri ağırladı. Çapalama, zararlı otları temizleme ve sebze toplama işlerinde bize yardımcı oluyorlar. Aslında gönüllünün yaptığı işi bir işçiye yaptırsanız daha ucuza gelir. Ama böylesi daha zevkli. Çünkü yeni insanlar tanıyor, dost kazanıyoruz. Çiftliğimize Kanadalı, İspanyol ve Amerikalı gönüllüler de geldi. "Gönüllünün yaptığı işi bir işçiye yaptırsanız daha ucuza gelir. Ama bu daha zevkli" "Organik tarım üzerine staj yapmış oldum" Geçtiğimiz ay boyunca Afyon'daki Vehbi Ersöz Çiftliği'nde gönüllü olarak çalıştım. Aile üç katlı kerpiç evlerinin ilk katını bana ayırdı, orada konakladım. Bu çiftlikte üniversitede aldığım dersleri uygulamalı olarak görme imkanı buldum. Bir nevi organik tarım üzerine staj yaptım. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar tarlada çalışıyorduk. O saatten sonra hava iyice ısındığı için ev işlerine zaman ayırıyordum. Evin hanımı Sultan teyzeye yemek yapımında yardım ediyordum. Domatesleri budamak, sebzeleri toplamak ve onları pazar satışı için hazırlamak en sık yaptığım işlerdendi. Melih Tümer (Öğrenci)

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber