‘Arayıp da bulamadığım giysileri üretiyorum’

Nişantaşı’nın artık yeni bir butiği daha var, ama bu ötekilerden farklı. Çünkü içerde hem sahibinin zevkini yansıtan kıyafet, aksesuar ve objeler var hem de vintage parçalar.

‘Arayıp da bulamadığım giysileri üretiyorum’

Türkiye’nin ilk moda editörü Fatoş Yalın, şimdilerde hem yayın direktörlüğü yapıyor hem de yeni açtığı mağazası Fey ile ilgileniyor. “Alışverişe çıktığımda bulamadığım düğmeleri ve kolu doğru yerde olan bir gömlek, V yakası kıvamında açık bir tişört gibi kıyafetler ürettim burası için.” diyen Yalın, mağazasındaki her parçayı özenle kendi seçiyor.

Fey’i açmaya nasıl karar verdiniz?

Uzun uzun düşünülüp verilmiş bir karar değildi bu, senelerdir görsel yanı ağır basan bir iş yapıyorum. Her zaman hoşuma giden şeyleri üretmek ve bunları paylaşmak hayalim vardı. Mood boardlarım, dosyalarım bile hazırdı. Kendime bile itiraf etmeden gizli gizli bir mağaza arıyordum. Vitrini olmayan ama ferah, moda olmayan fakat ulaşımı kolay bir semtte, bilenlerin geleceği ve hoş vakit geçirebilecekleri bir mekan yaratmak istiyordum.

Mağazada satılanlar sizin tasarımlarınız mı?

Benim ürettiklerimin dışında zaman zaman Türk tasarımcıların koleksiyonlarından da parçalar oluyor. Eylül’de kocamın tasarladığı erkek kıyafetleri ilk defa Türkiye’de Fey’de satılmaya başlayacak. Paris ve İtalya’dan ithal ettiğim aksesuarlar şu anda da var. Bir de çeşitli yerlerden toplanmış vintage parçalar var. Hem kıyafet hem takılar...

Burası tamamen sizin stilinizi yansıtıyor diyebilir miyiz?

Evet. Burada bir tane bile giymek ya da kullanmak istemeyeceğim ürün yok. Vintageların her birini seçtiğim anı hatırlıyorum ama vitrine çıktıktan sonra vedalaşmam gerekiyor. Satıldıklarında arkalarından ağlıyorum (gülüyor).

Mağaza için giymek isteyip, arayıp da bulamadığınız parçaları ürettiğinizi duydum. Ne gibi parçalardı arayıp bulamadıklarınız?

Doğru kesimli, kaliteli ‘basic’ler. Dümdüz bir gömlek bile olsa düğme yeri ve kol boyu, tişörtün elbise boyunda olmayanı, V yakasının tam kıvamında açık olması benim için çok önemlidir.

Sizin mağazanızı diğer mağazalardan farklı kılan nedir?

İlk aklıma gelen buradaki ürünlerin yaşsız ve zamansız olması.18 yaşındaki gençler de, orta yaş üstü hanımlar da mutlu ayrılıyorlar gibi geliyor bana. Bir de Fey’in in prensipleri oluşurken ilk göz önüne alınan detaylar ticaret tarafı değildi. Mağazanın nasıl kokacağını veya ne ikram edeceğimi daha çok düşündüm doğrusu. Bunlar ticarete dönüşür mü dönüşmez mi göreceğiz (gülüyor).

Kimler alışveriş yapıyor buradan?

Çok enteresan. Reklam yapmadım, açılış yapmadım. Tamam mıyım değil miyim diye beklerken İstanbul’da hiç görmediğim yenilik arayan, moda bağımlısı olmayan, ne istediğini bilen kadınlar gelmeye başladı. Bir de benim seçtiğim maldan benden bile iyi anlayan kişiler (gülüyor).

Kendiniz de öyle giyiniyorsunuz.

Modayı takip eden biri olmadım hiçbir zaman. Tabii ki işim gereği neler olup bittiğini biliyorum, o sezon bir şeyler alıyorsam vitrinlerde olanlardan seçiyorum.

‘Arayıp da bulamadığım giysileri üretiyorum’

“Kaliteli ürünler ama fiyatlar ulaşılabilir. Yani en ucuz markalardan biraz daha pahalı, en pahalılardan daha ucuz.”

Fey’in anlamı nedir?

John F. Kennedy’e bir gazeteci “Jackie’yi nasıl tarif edersiniz?” diye soruyor, o da “fey” diye cevap veriyor. Sihirli, büyülü,
bu dünyanın dışından ve peri hareketleri olan demek. John Mason Brown ise “Gün ışığında ayı görebilme yetisi” diye anlatıyor “fey”i.

‘Arayıp da bulamadığım giysileri üretiyorum’

Mağazada gördüğünüz bütün masalar, porselen objeler, sandalyeler, aksesuarlar da satılık.

“Dergicilik ve yeni işim birbirini besleyen şeyler”

Nasıl başladınız dergiciliğe?

İlk işim Vizon dergisinin halkla ilişkileriydi. O zaman beş kişiydik dergide. Reklam satışından Vizon Show organizasyonlarına kadar her işi yapıyorduk. Orada beş sene çalıştım. Sonra iki sene Yargıcı deneyimim var. 1989 yılında ise Marie Claire dergisinin o zamanki yayın yönetmeni Suay Aksoy’dan moda editörlüğü teklifi geldi, Daha işin ne olduğunu bilmeden havalara uçtum. Böylece moda editörlüğüne başladım ve 10 yıl yaptım. Hayatımda yaptığım en zevkli işti. Ardından Marie Claire’in yayın yönetmeni oldum, sonra bir buçuk sene ara verdim. Şimdi de beş altı senedir üç derginin yayın direktörlüğünü yapıyorum.

Dergiciliğe devam ediyorsunuz değil mi?

Evet, bu ikisi birbirini çok besleyen şeyler.

Moda editörlüğü son yıllarda çok gözde bir meslek. Bu işi yapmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

İsmi güzel diye istiyorlar sanırım. Moda editörü olmanın birinci şartı modayı sevmek, bilmek ya da zevkli olmak değil bana sorarsanız. İlk şık iyi bir organizatör olmak, çok zor bir kombinasyon olabilir ama hem realist olmak hem de hayalperest olmak lazım. Gerçekleştirmek istediğin hayallerin yoksa iyi bir moda editörü olman mümkün değil.

‘Arayıp da bulamadığım giysileri üretiyorum’

“Bence mağazadaki en değişik ve fark yaratan ürün Venedik terlikleri. Plajda ve evde giyildiği gibi bu sezon artık sokaklarda da görüyoruz onları.”

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber