At hırsızı gibiler!

Motosiklet hırsızlığı vakaları gün geçtikçe artıyor. Çalınan motosikletlerin bir bölümünün son nefesini parça tezgahlarında vermesi de ayrı bir üzüntü kaynağı

mozel@milliyet.com.tr Motosiklet, sahip olunmasından çok önce başlayan bir tutkudur. Ve edinilmesinden bir süre sonra binici, motorunu bedeninin mekanik parçası, uzantısı olarak algılamaya başlar. Bazıları da atı gibi sever, makinesini bir güzel süsler; o olmadığı zaman bedenine hapsolmuş hisseder.Hal böyleyken, motosiklet hırsızlıklarına da her gün onlarca yenisi ekleniyor; sahiplerinin belki de aylarca para biriktirerek, düşleyerek aldığı motosiklet, hırsızların ağına düşüyor. Çalınan motosikletlerin birçoğunun son nefesini parça tezgahlarında vermesi de ayrı bir keder konusu. Hırsızların motosikletçinin tutkusuna duyarlı olmasını bekleyemeyiz ancak ihtisasını özellikle motosiklet çalma üzerine yapan çetelerin varlığına güvenlik güçlerinin duyarlılığını beklemek hakkımız. Vahşi Batı'da at hırsızlarını gözlerinin yaşına bakmadan asarlardı. Bu ağır ceza, atlara olan sevgiden çok, o döneminin tek ulaşım aracı olan atın hayati öneminden kaynaklanırdı. Bugünse motosiklet forumlarında, motosiklet hırsızlarının Vahşi Batı yöntemleriyle cezalandırılması, birkaçının "Taksim Meydanı'nda sallandırılması" bile isteniyor (bkz motordelisi.com, motosiklet.net forumları). Neydi motosikletçileri bu hale getiren? "Motoruna aşıksan, onu çift disk kilitsiz bırakmayacaksın, tenha yerlere park etmeyeceksin" diyerek motosikleti çalınan tedbirsiz arkadaşları uyaralım ve "hırsızlık" konusunun öznesi olan 37 yaşındaki Gürkan Arıcı'ya geçelim.Gürkan Arıcı motosikleti Honda CBR125'in Dudullu'da bir iş görüşmesi için gittiği TET Tekstil'in önünden çalındığını bana birkaç gün önce bildirdi. İki hırsızın büyük soğukkanlılıkla motosikleti daha tenha bir yere götürüp orada çalıştırmaları ve üzerine binip (diğerinin "bir olasılık çalıntı" scooter'ı var) gözlerden kaybolması üç ayrı güvenlik kamerasına takılmıştı. Motosiklet hırsızlığı konulu bir belgesel yapılsa kullanılabilecek kalitede olan görüntülerde hırsızların üç farklı açıdan çekilen yüzleri apaçık ortadaydı. Motoruna aşıksan... CBR 125'in (önce gidon kilidini kırdılar, daha sonra tenha bir yerde düz kontak yaptılar) çalınmasını Gürkan Arıcı gibi ben ve binlerce motosikletçi dehşet içinde sonunda da buğulu gözlerle izledi. Forumlarda birçoğu hırsızları lanetledi, beddualar okudu, "Birkaçını asalım, gör bak yapıyorlar mı bi daha" diyenler bile oldu. Ve en çok yüzleri apaçık ortada olan hırsızların nasıl olup da motosikleti çalmalarının üzerinden bir ay geçmesine rağmen hâlâ yakalanamadıklarına, makinenin bulunamamasına hayret edildi. Hırsızlar yakalanırlarsa Vahşi Batı yöntemlerine ihtiyacımız yok ama yakalanamazlarsa "Büyük Birader Herkesi Gözetliyor Çağı da büyük bir palavraymış" derim o zaman... Nerede güvenlik? Korku filmi gibi! Kış geldi; birçok kişi motosikletlerinin son bakımını yapıp onları şubat-martta çıkarmak üzere bir güzel garajladı. Ben kışın da motosiklet kullanıyorum. Çünkü biliyorsunuz, berbat İstanbul trafiği kış mevsiminde hiç çekilmez. Vatan Caddesi'nde bir otomobil koltuğunda 90 dakika mahsur kalmış şekilde, çarpışan arabaların yoldan kaldırılmasını bekleyince (ondan iki gün önce de Haliç Köprüsü'nde, aynı neden, 75 dakika) bu görüşüm iyice pekişti. Trafikte çıldırmak istemiyorsanız motosiklete binin, kışın da motosiklet kullanın. Motosikletler yollarda çoğalsın, asfaltı cruiser'lar, scooter'lar, super sport'lar, çıplaklar (naked) doldursun. Trafik de rahatlar, biz de... Trafikte çıldıracağınıza kışın da motosiklete binin Bu arada İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş da bir motosiklet edinmeye karar verdiğini açıkladı. Topbaş "Bu kentin sorumlusu olarak her an kontrol merkezi veya kriz masasına ulaşabilmek için motosiklet almaya karar verdim... Birkaç kez motosiklet kullandım ama daha çalışmam lazım" dedi. Kayda değer bir not. "Aklın yolu birdir" diyelim.Yolunuz açık olsun... Başkan da motosiklet alacak

21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber