"Ayseli İstanbulda, ben Pariste, ayrı ayrı nişanlandık"

49 yıl sonra İstanbuldaki evlerinde bir aradalar...

aşk mektupları / Ayseli ve Tarık Minkari Ben İstanbula döndükten sonra evlilik işleriyle kesinlikle uğraşamam. Çünkü doçentlik imtihanına hazırlanıyorum. Buna zaman yok..." Cerrah Tarık Minkari 1955te Paristen Ayseli Minkariye yazdığı mektupta şöyle evlenme teklif ediyordu: "Ayseli, benimle evlenir misin? Şayet evleneceksen, kararını çabuk ver ve atla buraya gel. Burada evleniriz. Üç-beş hafta da burada kalırız. Sonra döneriz. Yalnız seni sevdim dersem inanma AyseliBen de yalan söyleyebilirimDeğil mi gözümün feriÇocuklar var, torunlar varYa abilerim, ah onlarAnnem, babam da tabiiHele hastalarımKi bazılarına ben de hastayımBir de dostlarım var AyseliBen de yalan söyleyebilirimDeğil mi gözümün feriAma inan AyseliOnlardan öğrendiklerimle sevdim ben seni Tarık Minkarinin yazdığı aşk şiiri Biz sevgimizi bakışlarımızla anlatırız birbirimize. Bakışırız sadece. İnsan seviyorsa, sevdiğine her gün vereceği bir mesaj vardır. Benim de mesajım yalnız bugüne özgü değil. Her gün bakışlarımızla birbirimize sevgimizi zaten anlatıyoruz. Bunca yıl, bizim evimizden sevgi hiç eksik olmadı. Uzun zaman birlikte yaşadık ve artık birbirimizin sağlığını düşünüyoruz. O benimkini, ben onunkini... Birbirimizle, çocuklarımızla olalım. Bundan sonra tek beklentimiz bu. Ayseli Minkarinin kocasına mesajı Ayseli, yürekli, sevimli, güzeldi. Yıl 1955ti. Pariste yaşıyorum ve doçentlik imtihanına hazırlanıyorum. Ayseliyle tanışıyoruz. Bir gün Ayseliye bir mektup yazıyorum, "Ayseli, benimle evlenir misin? Şayet evleneceksen, kararını çabuk ver ve atla buraya gel..."Bunu ilk kez bu mektupta açıklıyorum: Ayselinin dedesiyle babam ikinci, üçüncü kademeden kardeş çocukları. Babam hayattayken, bir bayram günü, "Evladım, bu kız sana yakışır" demişti. Babam öldükten sonra, Pariste bu sözünü hatırladım ve Ayseliye evlenme teklif ettiğim mektubu yazdım. 1955in ilkbaharıydı.Sonra ben bir mektup aldım: "Nişan gerçekleşti. Sen de yüzüğünü al ve tak." Ben Pariste, Ayseli İstanbulda nişanlandık. Kendime gidip bir yüzük aldım.Aynı yılın 1 Eylülünde Ayseli tek başına Parise geldi. Onu aldım. 2 Eylül 1955 Cumartesi günü konsolosluğa gittik. Ayseli, ben, konsolosluk katibi ve iki şahit; Ömer Esen, Fehmi Baldaş, kültür ataşesi...Bitti, evlendik. Sokağa çıktık, kuşlar gibiydik. Opera Meydanına gitmek istiyorduk. Baldaş, elinde özenle hazırlanmış sade ama güzel bir gelin çiçeğiyle "Üzgünüm, tören çabuk bitti, çiçekçi yetişemedi" dedi...Evimize dönünce Ayseli, akşam birkaç kişiyi çağırmayı ve bir kutlama yapmayı önerdi. Gara gittim, alışveriş yaptım. Bütün işleri tek başıma ve bölük pörçük yaptığım için zaman akıp gitti, akşam oldu. Eve döndüm. Karşımda Ayseli. O ne! Hüngür hüngür ağlıyor: "Çok geciktin, korktum paniğe kapıldım, daha ilk günden dul kaldım zannettim." Ve mektubu...

Kim Milyoner Olmak İster'de verdiği cevapla olay oldu!Kenan İmirzalıoğlu'nun sunduğu Kim Milyoner Olmak İster'de "Umarım 'caps'im yapılmaz" diyen Serpil Hanım, elendiği soru ile sosyal medyada gündem oldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber