Geri Dön

"Belçika'daki çocuk kaçırma ve öldürme davasında bilirkişiydik"

"Kongreyi duyurmak için sektörde çalışan 20 bin kişiye e-posta gönderdik"






İstanbul 22-27 Eylül tarihlerinde önemli bir kongreye ev sahipliği yapacak. Dünyanın dört bir yerinden yüzlerce jandarma, polis ve "suç"la ilgilenen akademisyen 3. Avrupa Adli Bilimler Akademisi Kongresi için İstanbul'da toplanacak. Avrupa Adli Bilimler Ağı tarafından üç yılda bir düzenlenen kongreyi İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü, Jandarma Genel Komutanlığı'nın desteğiyle organize ediyor. Kongrenin mekanları Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı ile Harbiye Kültür Merkezi. 58 ülkeden 1100 kişinin 960 bildiriyle katıldığı, DNA analizlerinin sonuçlarıyla açığa çıkan Kristof Kolomb'un mezarının hangi ülkede yer aldığının dünyada ilk kez açıklanacağı, seri cinayetler işleyen birinin 18 yıl sonra nasıl yakalandığı gibi konuların da ele alınacağı bu önemli organizasyonu Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy anlattı.


Kristof Kolomb'un mezarının nerede olduğunu ben de merak ediyorum. Ayrıca İsveç krimininal laboratuvarından, Dışişleri Bakanı Anna Lindh'in cinayet delillerini inceleyenler İstanbul'a gelecek. Bıçak üzerinde DNA analizi yaptıklarını ancak veri tabanlarında bu DNA bilgisini bulamadıklarını söylediler. Bu olay DNA veri tabanının önemini gösteriyor. İnsan haklarına çok saygılı olduğunuz takdirde elinizdeki veri tabanı da az oluyor. İngiltere ya da Amerika'da olsaydı hemen katili bulacaklardı belki de. Kötüye kullanılması engellenebilirse bütün ülkenin DNA'sını alıp koymak isterim bir tarafa.


Çok ciddi bir muhalefetle karşılaştık. AB'ye üye olmamamız nedeniyle istemediler. Ama Türkiye'de yapılmasının çok büyük değer taşıdığına inandığım için olaya çok asıldım. Türkiye'nin suç delillerini toplamada, incelemedeki bilgi birikimini açık bir platformda masaya yatırabilmek için büyük bir fırsat bu. Nitekim yaptığımız çağrı sonucunda Türkiye'nin her yerinden; polis, jandarma kriminal laboratuvarları, üniversiteler ve Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen bildirilerin 153'ü, 63 kişilik uluslararası bir jüri tarafından değerlendirildi ve sunuma layık görüldü. Demek ki Türkiye sadece balistik ya da grafolojide iyi değil, diğer alanlarda da söyleyecek lafı var.


Örnek olarak verdim ama evet, balistik çok iyi bildiğimiz bir alan. Türkiye'nin balistiğe katkıları çok büyük. Jandarma kriminal ile TÜBİTAK ortak çalışmalar yapıyor. Bir cihaz geliştiriliyor, patenti alınacak ama diğer alanlarda da sözümüz var.


Üniversitelerin polis ve jandarmayla, gelişmiş ülkelerin gelişmemiş ülkelerle işbirliği yapması şart. Suçla mücadelede başarı için böyle ortaklıklar gerekir. Bu sektöre mal ve hizmet üretenlerle, bu mal ve hizmeti satın alanlar arasında işbirliği olmalı. Bu konuda en iyi örnek ABD. Bu alandaki patentlerin ABD'den çıkması kriminal laboratuvarların endüstri ile olan yakın ilişkisi sayesinde olmuştur. Tabii ki suçla mücadelede, toplum fertlerinin desteği olmaksızın yine de başarılı olunamaz. Bu da eğitimle yakalanır.


Bugün Anadolu'nun her tarafında babalık testi için DNA analizi yapılması gerektiğini biliyor insanlar. "DANA" yaptırmak istiyorum diye arayanlar var. Bu konuda iyiyiz. Grafoloji, toksikoloji gibi adli bilimlerin değişik alanlarında da resmi bilirkişiyiz. Ancak Türkiye'deki kriminal laboratuvarların akredizasyonu yok. Türk Standartları Enstitüsü'nün artık yola çıkması gerekiyor.

'Yazı yaşı tayini yok'

Ne yazık ki bizde böyle bir alışkanlık yok. Biz yurtdışında bazı davalarda bilirkişilik yaptık. Ama Türkiye'de Amerikalı bir bilirkişi kullanayım dediğiniz zaman mahkemeye bunu kabul ettirmeniz neredeyse olanaksız. Mesela yazı yaşı tayini Türkiye'de hemen hiç yapılamıyor. Öyleyse yurtdışına göndermek ya da bir uzmanın burada inceleme yapmasını sağlamak lazım. Ama bu mümkün olamıyor. Oysa işbirliği budur. Her organizasyonun her konuda becerisi olamaz. Bugün Avrupa ülkeleri bu konuda işbirliği yapıyor. Ayak izi konusunda mesela Norveç'te çok ciddi bir veri tabanı var, herkes oraya gönderiyor. Ses kayıtları Almanların elinde. Yangın yerini en iyi bilenlerin Fransız jandarması olduğu kabul edilir ve Avrupa'da büyük bir yangın olduğunda o jandarma gider. Her şeyi biz yaparız inadından vazgeçip nerede, ne imkan varsa kullanmak lazım. Avrupa entegrasyonu bunu kırabilir. Yasal düzenlemelerin de yapılması gerekli.


Belçika'daki dava çocuk kaçırma, istismar ve öldürmeler zinciriydi. DNA analizi yaptık. Çok büyük bir dava ve devam ediyor. Yunanistan'daki yine bir cinayetti.


Bilişim üzerinde yoğunlaşmak gerekli. Bilgisayar ortamındaki delilleri toplayabilmek, bozulmadan incelenmesini sağlamak önemli. Elektronik deliller bunlar. Herkes elektronik ortamda yazıyor artık, küçücük bir alet binlerce sayfalık bilgiyi ihtiva ediyor. Bunların bozulmadan olay yerinden çıkarılması için eğitim gerekli. Polis memuru bilgisayarı fişten çektiğinde bilgilerin kaybolma olasılığının olduğunu bilmeli.

  • Çok iyi bir promosyon yaptık. Dünyada adli bilim alanında çalışan 20 bin kişilik kişisel bir veri tabanım vardı. Bu 20 bin kişiye e-posta gitti. İnternetin olanaklarını sonuna kadar kullandık. Yaklaşık iki yıldır da bir web sitemiz var.
  • En küçük ayrıntılar bile planlandı. Mesela internet sitemizde dini hizmetler diye bir bölüm var. Bütün dinlerle ilgili İstanbul'daki kutsal yerlerin adları ve adresleri bulunuyor. Cuma günü Kabataş Camii'ne bir transferimiz olacak. Ayrıca Musevilerin yılbaşısı için bir yemek organizasyonu yaptık.
  • Bildirileri kabul edilenlerden kayıt ücretini önceden yatırmalarını istedik. Çünkü bildiri özetlerini Hollanda'da bir matbaaya 40 bin euro'ya kitap olarak bastırıyoruz. Matbaanın kendisi içerik açısından zengin bir kongre olacağını düşündüğü için bize teklifte bulundu. Kitabı sektörde çok ünlü olan bir dergiye ek olarak da basma teklifiyle geldi. Bu dergide insanların yayınlarının çıkması CV'lerinde çok önemli bir yer tutacak.
  • Kongreye katılanlara bir davet gönderdik. Böylece eğer gerekiyorsa konsolosluğa gidip vize aldılar. Bu durumu kullanmak isteyen sahtecilere rastladık. Afrika ülkelerinde yaşayıp kongre aracılığıyla Türkiye'den vize almak isteyenler çıktı. Hatta bir kişi başkasının kredi kartı numarasıyla para yatırmış. Bunları tespit ettik.


  • İki uluslararası uyuşturucu projemiz var. Biri Birleşmiş Milletler'in, Türkiye'nin uyuşturucu profilinin çıkarılması projesi. Ben Türkiye koordinatörüyüm. Diğer proje Almanya ve ABD ortak çalışması. Afganistan operasyonlarının dünya eroin piyasası üzerine etkisini inceliyor. Türkiye koordinatörü de benim.
  • Türkiye'de uyuşturucu ciddi bir artış gösteriyor. Avrupa'nın hemen her ülkesinde eroin bağımlıları kayıt altındadır. Çünkü metadon tedavisi vardır. Bağımlı sayısı ve her bağımlının bir günde ne kadar miktarda madde kullandığı bellidir. Yani tüketimi bilirsiniz. Yakalanan miktarı bildiğinizde de bu ikisi sizin ülkenize giren madde miktarını verir. Bunlar toplandığında Türkiye'de kalan bir miktar eroinin varlığı ortaya çıkıyor. Spekülasyon olmakla birlikte bunların ciddiye alınması gerekir. Bir ülkenin sonsuza kadar transit olarak kaldığı hiç görülmemiştir zaten. Ülke bir süre sonra imalatçı da olmaya başlar. Türkiye de böyle bir süreçten geçmiştir. İmalat yapmanız bir şekilde alıcı bulduğunuzu da gösterir. Uyuşturucu mücadelesinde toplum desteği kesinlikle şarttır.


  • Trump 'Yüzyılın Planı'nı açıkladı: Kudüs bölünmemiş bir şekilde İsrail'in olacakABD Başkanı Trump, sözde Orta Doğu barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini açıkladı. Trump, Filistin'in bağımsız devlet olabilmesi için 4 yıllık süre öngördüklerini söyledi.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber