Bir arada olmanın lezzetli adresi

Bomontiada’da yer alan Kilimanjaro yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırladığı menüsüyle günün her saati farklı bir kitleye hitap ediyor.

Bir arada olmanın lezzetli adresi

 

Adını Washington’daki köklü müzik kulübünden alan Bomontiada’nın gözde mekânlarından Kilimanjaro kendine özgü yaklaşımıyla bir araya gelme ve paylaşma kültürü üzerine kurmuş konseptini. Mekânın spesiyallerini, kullandıkları yerel ürünleri ve geridönüşüm adına yaptıklarını şef Rüştü Öztürk anlattı.

Kapılarını açtığı günden bu yana yerel malzemeyi odağında tutan bir mutfak anlayışına sahip olan Kilimanjaro’nun felsefesini şef Öztürk, “Felsefemizin özü paylaşım kültürüne dayanıyor. Bu paralelde menümüzde paylaşımlı tabaklarımız, ortaya servis edilen sıcaklar ve soğuk lezzetlerimiz bulunuyor” sözleriyle anlatıyor. Mevsimine göre yenilediği menüsünde Kilimanjaro, Yedikule marul, bebek sebzeler ve tulum peyniriyle hazırlanan “Kinoa avokado salatası”, organik pazardan seçilen yerel ürünlerle hazırlanan “Organik pazar tabağı”, halhali zeytin, ceviz ve taze kişnişle hazırlanan “İsli bebek enginar” ile parmesan, dereotu ve nar taneleriyle hazırlanan “Izgara bakla” gibi özgün reçeteli lezzetlere yer veriyor. Mekânın titizlikle üzerinde durduğu mevsimsellik kadar yerellik de ön planda. “Ekmekten şarküteriye, yoğurttan mayoneze, hardaldan turşuya kadar her şeyi Kilimanjaro’da kendimiz yapıyoruz. Balığı, eti ve sebzeleri mutfağımızda isliyoruz ve lezzetlerimizi hazırlarken sadece yerel malzeme kullanıyoruz” sözleriyle ifade ediyor şef Öztürk bu durumu. Mekânın imza lezzetlerinden biri de ünü her geçen gün artan ekşi mayalı ekmekleri. Rüştü Öztürk, “Ekşi mayalı ekmeklerimizi ilk günden beri kendimiz üretiyoruz. Menüdeki lezzetlerimizin yanı sıra kendi ürettiğimiz ekşi mayalı ekmeklerimizin bu kadar seviliyor olması bizi mutlu ediyor” diyor. Kilimanjaro’nun yenilenen menüsünde yer alan ev yapımı amber çiçeği soğuk çay konukların en çok tercih ettiği içecekler arasında.

DJ performansı var

Ne yediğimiz, yediklerimizin hangi koşullarda üretildiği kadar vakit geçirdiğimiz mekânın doğaya zarar vermemesi de önemli. Şef Öztürk, “Öncelikle ürünlerimizi günlük tüketim miktarlarına göre hazırlıyoruz, misafirlerimize ürünleri en taze şekilde servis ediyoruz. Bu nedenle az bir oranda geri dönüşüm yapmamız yeterli oluyor. Atık yağı gibi ürünleri de Entegre Çevre Bilgi Sistemi üzerinden bakanlık onaylı ilgili firmalara teslim ediyoruz” sözleriyle ifade ediyor yaklaşımlarını.

Günün her saatinde farklı bir kitleye hitap eden Kilimanjaro hafta içi ve pazar günleri saat 12.00’den gece 01.00’e, cuma ve cumartesi günleriyse yine 12.00’de açılıp gece 02.00’ye kadar hizmet veriyor. Cuma ve cumartesi günleri konuklar DJ Altun Çırkın’ın performansıyla keyifli zaman geçirebiliyor. Öğle saatlerinde genellikle iş yemekleri için tercih edilen mekân, akşamüstünden itibaren iş çıkışı iyi vakit geçirip, lezzetli bir şeyler içmek isteyenlerin uğrak noktası haline geliyor.

Şefin önerisi

Konuklarınıza önerdiğiniz özel bir lezzet var mı sorumuzu Şef Öztürk, “Menümüzdeki tüm lezzetlerimiz bize özel reçeteler, dolayısıyla aralarında bir ayrım yapmam çok zor. Ancak misafirlerimizin farklı tatları deneyimlemeleri için özellikle önerebileceklerim arasında; islediğimiz ve yapılışı sırasında büyük emek sarf ettiğimiz isli kuru etimizi, dana tartarımızı, dana kaburgayı ve firik pilavlı çıtır kuzu tandırı sayabilirim” diyerek yanıtladı.

20 Eylül 2019 Magazin Haberleri.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber