“Biz fotoğrafı görerek değil, hissederek çekiyoruz”

Galata Diyalog Derneği’nin Kör Fotoğrafçılar Projesi engellilerle engelli olmayanları bir araya getirmeyi ve önyargıları yıkmayı hedefliyor. Görme engelli fotoğrafçı Civan İlci “Fotoğraf görsel bir sanat ama fotoğrafı fotoğraf yapan insanın ona yüklediği anlamlar, ve duygular” diyor

“Biz fotoğrafı görerek değil, hissederek çekiyoruz”

Türkiye’de engellilere karşı bir “acıma kültürü” almış başını gidiyor. Bu da onların bağımsız hale gelmesini ve hayata karışmalarını engelliyor. Oysa engelliler de çalışabilir, üretebilir, okuyabilir, eğitim alabilir, eğitim verebilir. Galata Diyalog Derneği Başkanı Nuri Kaya’nın hayata geçirdiği Kör Fotoğrafçılar Projesi de işte bu mesajı vermeye çalışıyor. Doğuştan kör 100 kişinin eline birer polaroid fotoğraf makinesi verilerek İstanbul’u çekmeleri isteniyor. Her ne kadar çektiklerini görmeseler bile sesler, kokular, hisler, zihindeki imgeler anlamlı karelere dönüşüyor. Bu fotoğraflar bu yıl içerisinde “İstanbul’a Bakıyorum, Gözlerim Kapalı” adlı sergide görülebilecek. Sergi içinse sponsor aranıyor.
Civan İlci (40) doğuştan görme engelli. Bu projenin en önemli fotoğraçılarından. Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Kütüphanesi Braille Bölüm sorumlusu ve üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olan İlci ile bir araya geldik...

Fotoğraf merakınız nasıl başladı?
Nuri Kaya ile tanıştıktan sonra. 2007’de başladım fotoğraf çekmeye. Mimar Sinan Üniversitesi Kamil Fırat hocadan fotoğraf tarihi dersleri de aldım. Biz görerek değil, hissederek fotoğraf çekiyoruz.

“Çektiklerimi görmek isterdim”

Genelde neleri çekmeyi seviyorsunuz?
Beni etkileyen durumları. Mesela Boğaz’ı çektim. Ama fotoğrafta daha çok gökyüzü görünüyor. Ben Boğaz’ı kokluyorum. Bu nedenle Boğaz benim için havaya ait bir kavram. Fotoğraflarıma derin anlamlar yüklüyorum. Fotoğraf görsel bir sanat ama görsellik sadece işin küçük bir parçası. Asıl fotoğrafı fotoğraf yapan insanın ona yüklediği anlamlar, duygular ve çağrışımlarıdır.

Bir şeyin fotoğrafını çekmeye nasıl karar veriyorsunuz?
Görme dışındaki bütün duyu organlarımla. Ses, koku, dokunma gibi şeylerle algılıyorum. Bizde bir de duyu ötesi hisler var. Her ortamın bir hissi vardır. Bir binada mesala hiç mutlu olamam. Başka bir binada pozitif bir hava vardır, bunu hissederim. Anılarım devrede, çağrışımlar devrede. Havanın güneşli ya da bulutlu olup olmadığını veya bir odanın geniş ya da dar olup olmadığını hissediyorum. Bu duygularla çekim yapıyorum.

Eşiniz “Ne güzel erguvan ağacı, çeksene” diyor mu mesela?
Hayır. Gören bir insanın güzellik kavramı farklı. Başkasının “güzel” demesiyle fotoğraf çekmem. Benim için anlamlı olanı çekiyorum.

Fotoğrafları görmemek sizi üzüyor mu?
Çok. Kör olduğuma üç nedenden dolayı üzülüyorum. Okulda çok kitabım olamadı. İkincisi oğlumu çok görmek isterdim. Bir de çektiğim fotoğrafları görememek üzüyor beni.

“Amacımız körlüğü sıradanlaştırmak”

Nuri Kaya (Galata Diyalog Derneği Başkanı)
- 2003’ten beri Kör Fotoğrafçılar Projesi üzerinde çalışıyoruz. Görme engellilerin gözünden İstanbul’u sunmak istiyoruz. Onlara “Şöyle çek, böyle çek” demiyoruz. Çünkü o kör algısının peşindeyiz.
- Fotoğrafçılar çektikleri fotoğraflarla ilgili bir de ses kaydı yapıyor, o fotoğrafla ilgili hissettiklerini kaydediyorlar. Adalet Ağaoğlu, Selim İleri, İskender Pala, Müjdat Gezen, Hilmi Yavuz, Murat Belge, İnci Aral, Ece Temelkuran gibi toplam 200 yazar da bir fotoğraf seçerek ve ses kaydını dinleyerek
o fotoğrafla ilgili yazı yazacak. Sergide fotoğraflarla bu metinler, yani iki görme biçimi yan yana yer alacak. Projemize dünyanın pek çok ülkesinden Japonya’dan Pakistan’a, İngiltere ve Amerika’ya kadar başvuran var. Amacımız körlüğü yüceltmek ya da yok saymak değil, sıradanlaştırmak.

21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber